KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/33 - 2025/1141
- Esas no
- 2025/33 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2025/1141
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/11/2024
- Esas-karar no
- 2024/1277 E - 2024/1264 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 03/11/2025
Karar Metni
735 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinin aleyhine 18/10/2023 düzenleme, 15/12/2023 ödeme tarihli, 1.470.000,00 TL bedelli senetten dolayı icra takibi başlattığını, müvekkili kooperatifin eski yöneticisi ...'nun kendi yönetimi sırasında müvekkili kooperatifi gerçekte mevcut olmayan bir borç altına soktuğunu ve bu borca ilişkin senet düzenlediğini, senedi hukuku dolaşmak gayesiyle elektrik işleri yaptırdığı ... şirketine teslim ettiğini, ... şirketinin de senedi davalı şirkete ciro ettiğini, davalı şirketin ...'nun eşi ... adına kayıtlı olduğunu, ancak şirketin ... tarafından yöneltildiğini belirterek senedin sahteliğinin ve bedelsizliğinin tespitine, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, menfi tespit davasının arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, arabulucuya başvurulmadan davanın açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tensip zaptı ve dava dilekçesinin taraflarına tebliğe çıkarılmadığını, savunma hakkının kısıtlandığını, taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, davaya cevap imkanı tanınmadan vekalet ücreti hakkı kazanabilecekken bu hakkın kısıtlandığını, dayanak icra takibinde vekil olması nedeniyle dosyaya vekil olarak eklenerek tebliğ işlemlerinin yapılması gerektiğini ileri sürerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN" DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Konuya ilişkin Arabuluculuk Kanunu 18/A-2 maddesinde;
"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü bulunmaktadır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dava şartının yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmasının gerekmesine,
Arabuluculuk Kanunu 18/A-2 maddesine uygun olarak mahkemece davalı tarafa gönderilen ihtar üzerine davacı tarafın davadan sonra arabuluculuğa başvurulduğu yönünde beyanda bulunmasına, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden davanın açılmış olmasına, bu durumda dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmadan usulden red kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına, karardan önce davalı tarafa ait vekaletnamenin sunulmamasına, bu nedenle davalı yararına vekalet ücreti takdirini gerektirir şartların oluşmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/33, K. 2025/1141, 10 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama