KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
- Esas no
- 2025/535 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2025/870
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/12/2024
- Esas-karar no
- 2022/474 E - 2024/911 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 18/07/2025
Karar Metni
1.360 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin, 27.10.2012 tarihinde, ... parsel sayılı taşınmazının dava dışı ...
Bilgisayar...Ltd Şti'ye 1.100.000,00 TL peşin, kalan 650.000,00 TL'si çek verilmek suretiyle toplam 1.750.000,00 TL bedelle satışı hususunda anlaştığını, müvekkili İngiltere'de yaşadığı için alıcılara güvenerek tapunun devrini yaptığını, fakat alıcı firma yetkililerinin ödenmesi gereken 1.100.000,00 TL'yi ödemedikleri gibi 650.000,00TL bedelli çeklerin günleri gelmeden taşınmazın dava dışı ...
Tarım Ürünleri...AŞ'ye devredildiğini, davalının, taşınmazın üçüncü şahıslara satıldığını bu nedenle çeklerin arkasında üçüncü şahıs firmanın ciro yapması gerektiğini beyan ederek müvekkilinden tüm çekleri aldığını, çeklerin arkasına ...
Tarım Ürünleri...AŞ ve ...'in imzasını aldıktan sonra çekleri iade etmediğini, muhatap bankaya ibraz ederek arkasını yazdırdığını, 3 adet çek için İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğünün 2013/15917 Esas sayılı dosyası ile, 8 adet çek için Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2014/20143 Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, müvekkilinin davalıdan borç para veya çeklerin bedeli için hiçbir mal ve hizmet almadığını, borcu bulunmadığını,
İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğünün 2013/15917 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takip için İstanbul Anadolu 4. ATM'nin 2017/816 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını belirterek Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2014/20143 Esas sayılı dosyasına konu edilen keşidecisi ...
Bilgisayar...Ltd Şti olan ... şubesine ait 21.06.2013 tarihli 479415 seri nolu 47.500,00 TL bedelli, 19.07.2013 tarihli 479716 seri nolu 47.500,00 TL bedelli çekler ile ... şubesine ait B1 0369129 seri nolu 21.12.2013 tarihli 47.500,00 TL bedelli, B1 0369130 seri nolu 17.01.2014 tarihli 47.500,00 TL bedelli, hangi bankadan alındığı belli olmayan 16.08.2013 tarihli 1013388 seri nolu 47.500,00 TL bedelli, 20.09.2013 tarihli 1013389 seri nolu 47.500,00 TL bedelli, 18.10.2013 tarihli 1013390 seri nolu 47.500,00 TL bedelli, 15.11.2013 tarihli 47.500,00 TL bedelli,
15.11.2013 tarihli 47.500,00 TL bedelli çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; davacının iyi niyetli olmadığını, zira 2014 yılında başlatılan bir icra takibi için yaklaşık 3 yıl sonra müvekkiline borçlu olduğu İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğünün 2013/15917 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılacak gayrimenkul satışından hemen önce menfi tespit davası açtığını, davacı tarafın dava konusu çekleri ciro ile müvekkiline vermiş olmasının müvekkiline olan borcunu ikrar ettiği anlamına geldiğini, aksi durumun davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, çeklerin hile ile alındığı iddiası gerçeği yansıtmadığı gibi ispata muhtaç olduğunu, müvekkili hakkında yapılmış herhangi bir suç duyurusu bulunmadığını,
tanık deliline dayanılmasına muvafakat etmediklerini belirterek davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece.
Dairemizin 16/06/2022 tarihli ve 2019/2123 Esas - 2022/805 Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda yapılan inceleme ve araştırma sonucu : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/816 Esas - 2018/670 Karar sayılı dosyası incelendiğinde, davacı ... tarafından, davalı ... hakkında açılan dava ile aynı hukuki ilişkiye dayanılarak düzenlendiği iddia edilen çekler hakkında başlatılan İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesinin 2013/15917 Esas sayılı takibi nedeniyle menfi tespit isteminde bulunulduğu, davanın reddine karar verildiği,
davacı vekilinin istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 19/01/2021 tarihli ve 2019/8 Esas - 2021/45 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, davacı vekilinin temyiz talebi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24/11/2022 tarihli ve 2021/3129 Esas - 2022/8309 Karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2019/8 Esas - 2021/45 karar sayılı kararının onandığı, icra takibine ve davaya konu çekler incelendiğinde; davacının lehtar olduğu, çeklerin arka yüzünde davacının ciro imzasının yer aldığı, ciro imzalarının davacı tarafından inkar edilmediği,
çeklerin bir kısmının davacı ...'a, bir kısmının da ... Tarım...AŞ firmasına ciro edildiği, ...
Tarım...AŞ tarafından da davalı ...'a ciro işlemlerinin gerçekleştirildiği, dava, temel olarak hile (aldatma) hukuksal nedenine dayalı olarak açılmış olup, TBKnın 39. maddesi uyarınca, aldatma sebebiyle sözleşme yapan taraf aldatmayı öğrendiği andan başlayarak bir yıl içerisinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemez ise sözleşmeyi onamış sayılacağı, davacının, dava konusu çeklerin takibe konulduğunu 21.01.2016 tarihinde öğrenmiş olup, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde davayı açmadığı,
davacı tarafın dava konusu çeklerin yeniden kendisine iade edilmek üzere davalıya verildiğini savunmuş ise de, bu konuda yazılı delil sunulmadığı, Cumhuriyet Savcılığı'na şikayette bulunulmadığı, çek bir ödeme vasıtası olup, ciro yapılmak suretiyle devredilmesi kayıtsız şartsız borç ikrarını içereceği, bedelsizlik ve hamilin kötü niyetli olduğu yönünden yapılan değerlendirmede, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, ispat yükü üzerinde bulunan davacının, çeklerin aldatma sonucunda davalı tarafından alındığı hususunu ve dava konusu çekleri kötü niyetli olarak iktisap ettiğini kanıtlayamadığı, davacının teklifi üzerine,
davalının 19/12/2024 tarihli oturumda yemin eda ettiği, bedelsizlik iddiasının da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; müvekkilinin 27.10.2012 tarihinde maliki bulunduğu taşınmazını ...
Bilgisayar'a 1.100.000.-TL'si peşin, geri kalan 650.000.-TL'si ise çek ile ödenmek üzere 1.750.000-TL'ye sattığını ve tapu devrini yaptığını, fakat alıcı firma tarafından ödenmesi gereken 1.100.000.-TL ödenmediği gibi, müvekkiline dava konusu çeklerin satış bedeli olarak verildiğini, davalının ise taşınmazın üçüncü şahıslara muvazaalı ve dolandırma kastıyla satıldığını, taşınmaz bedeli ve çekleri tahsil edeceğini, bu nedenle çeklerin arkasına üçüncü şahıs firmanın ciro yapması gerektiğini beyan ederek çekleri müvekkilinden aldığını, ancak davalının çeklerin arkasına ...
Tarım Ürünleri ve ...'in imzasını aldıktan sonra çekleri müvekkiline iade etmeyip muhatap bankaya ibraz ederek arkasını yazdırdığını ve takibe koyduğunu, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığı gibi herhangi bir mal veya hizmet de almadığını, hatta taşınmazın ödenmeyen 1.100.000-TL yerine davalı tarafından ... şirketinden geri alındığını, ispat yükü üzerinde olan davalının çeklerin ne suretle elinde olduğunu ispatlayamadığını, tapu kayıtları incelendiğinde gerçek durumun ortaya çıkacağını,
ancak mahkemece tapu kayıtlarının incelenmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davaya ve takibe konu çeklerin iradeyi sakatlayan hile olgusu altında verilip verilmediği, çeklerin geçersiz ve bedelsiz olup olmadığı, dolayısıyla davacının çekler nedeniyle davalı hamile borçlu olup olmadığı ve davacı hakkında yapılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; kambiyo senedine dayalı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, yasal dayanağını İİK'nun 72. maddesi oluşturmaktadır. Uyuşmazlık kambiyo senedinin iradeyi sakatlayan sebeplerle düzenlendiği ve bedelsizlik iddiasına dayanmaktadır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle Dairemizin 16/06/2022 tarihli ve 2019/2123 Esas - 2022/805 Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda; dava konusu çek ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığı,
ispat yükü üzerinde bulunan davacının, çeklerin aldatma sonucunda davalı tarafından alındığı ve bedelsizlik iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, davacının yemin teklifi üzerine davalı tarafından usulüne uygun olarak yeminin eda edildiği, davalının çeki kötü niyetli olarak iktisap ettiğinin de iddia ve ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/535, K. 2025/870, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama