KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/839 - 2026/502
- Esas no
- 2025/839 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2026/502
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/04/2025
- Esas-karar no
- 2025/137 E - 2025/280 K
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- Av. EZGİ ODABAŞI - [16268-62187-04340] UETS
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 29/04/2026
Karar Metni
916 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili tarafından işletilmekte olan GES'den elde edilen lisanssız üretim yönetmeliği kapsamında ihtiyaç fazlası elektriğin satımının davalı Perakende Satış Anonim Şirketine yapıldığını, söz konusu bedellerin yapılan üretim ve maliyete göre aylık olarak hesap edildiğini, bu ilişki kapsamında ödeme yapılmaması üzerine Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2022/5693 E. numaralı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini, itirazın sonrasında dava açılmadan önce borcun ana para kısmının ödendiğini,
ancak ferileri olan vekalet ücreti ve takip masraflarının ödenmediğini belirterek Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2022/5693 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin ödenmeyen alacak miktarı üzerinden devamına, davalının asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkili tarafından takip konusu asıl alacak ve ferisi niteliğindeki faizin davacı yana ödendiğini, davacı tarafından da ikrar edilen bu hususun aynı zamanda taraflara ait ticari kayıtları ile de sabit olduğunu, davacı alacağının yalnızca icra takip dosyası sebebiyle ödenmesi gereken vekalet ücreti ile takip giderlerine ilişkin olup, bu miktarın tespitinin yargılamayı gerektirdiğini, müvekkili şirketin temlik sözleşmesi uyarınca Bankası Kızılay Ticari Şubesine temlik edildiğini,
temlik edilmiş olan bir alacak sebebiyle müvekkilinden yeniden alacak talebinde bulunulmasının iyi niyet ve dürüstlük kurallarına da tamamen aykırı olduğunu, faiz oranı ve işlemiş faiz miktarının da taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata aykırı olduğunu, davaya konu edilen icra dosya borcunun ana para ve faizinin haciz ve tedbir baskısı altında haricen ödendiğini, bu nedenlerle davanın reddine, aksi halde davacının asıl alacak ve ferileri ödendiğinden takip vekalet ücreti ve takip masraflarından kaynaklı alacağının belirlenmesine,
tazminat talebinin reddine, aksi halde dava tarihi itibari ile bakiye icra dosya alacağı üzerinden tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının, lisanssız elektrik üretiminden kaynaklı fatura alacağından dolayı takibe giriştiği, davalı tarafça takibe itiraz edilmiş olup ayrıca takipten sonra ve davadan önce ödeme yapıldığı, davacının takibin fer'ileri yönünden devamına karar verilmesini talep ettiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/(19)11-445 esas 2022/1077 karar sayılı örnek ilamında da görüleceği üzere asıl alacak davadan önce ödenmiş olmakla birlikte icra takibinde talep edilen icra harç ve masraflarıyla icra vekalet ücreti ödenmemiş olup,
alacağın fer'isi durumundaki bu kalem talepler yönünden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, ancak bu talepler hakkında hesap yaptırılmayıp itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu yöndeki taleplerin icra dairesince yapılacak kapak hesabında infazda nazara alınması gerektiği,
ayrıca faiz yönünden de Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin 25. maddesinin 3. bendi gereği görevli tedarik şirketinin ödemede temerrüde düşmesi halinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammının iki katı oranında uygulanacağı ve bu oranın aylık %1,6 şeklinde düzenlendiği, davacı vekilince takip talebinde yıllık bazda bu gecikme zammından daha az oranda gecikme faizi talep edildiği, bu nedenle gecikme faizi talebinin ve faiz oranın da yerinde olduğu,
icra inkar tazminatı yönünden asıl alacak dava tarihinden önce ödenmiş olduğundan davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına esas alınabilecek matrah da bulunmadığından davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Davacının aktif dava ehliyeti olmadığı ve davacının asıl alacak ve fer'ilerine yönelik olarak herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık dava ve takibe konu alacağın kapsam ve miktarı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle kaldırma kararı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmiş olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/839, K. 2026/502, 17 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama