İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2025/968 K.2026/161

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve…

Esas2025/968Karar2026/161Tarih20 Şubat 2026Okuma12 dk · 2.311 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
20 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2025/968 - 2026/161
Esas no
2025/968 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
Karar no
2026/161 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
21/05/2025
Esas no
2025/195 E 2025/362 K
Davanın konusu
Alacak
Yazıldığı tarih
17/03/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.311 kelime·12 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 06/07/2015 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve 01/08/2015 tarihli Ek Protokol imzalandığını, sözleşme hükümlerine göre davalının kestiği faturaların müvekkili tarafından bazen banka aracılığıyla ile bazen DBS sistemi ile ödendiğini, davalının sözleşmeye aykırı uygulamaları nedeni ile piyasa koşullarında rekabet edilemediğinden 11/03/2019 tarihli ihtar ile sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiğini, fesih ihtarının 12/03/2019 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini,

DBS sisteminin özelliği gereği davalının kestiği faturaları sisteme girdiği an müvekkili şirketin hesabından paranın davalının hesabına aktarıldığını, davalının haksız şekilde 11/03/2019 tarihli 46.148,88 TL ve 11/03/2019 tarihli 96.542,17 TL bedelli 2 adet faturayı keserek müvekkili şirketin hesabından 11/03/2019 tarihinde 142.691,05 TL olarak tahsil ettiğini, ilgili faturaların daha sonra 14/03/2019 tarihinde kargo aracılığı ile müvekkili şirkete gönderildiğini, 15/03/2019 tarihli ihtar ile müvekkili tarafından davalı faturalarına itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle davalı tarafından tahsil edilen paranın iadesinin gerektiğini,

ayrıca sözleşme ve ek protokol gereğince müvekkili şirketin alım yaptığı ikmal noktasındaki Bestoil alış fiyatı üzerinden %0,75, eğer farklı ikmal noktalarından dolum yapılır ise ve alış fiyatı Tüpraş fiyatının altında olur ise bu noktalardan yapılan alım fiyatlarının üzerine %0,75 kar ilave edilerek satış yapılacağını ve her halükarda bayinin alış fiyatının Tüpraş+0,5'i geçemeyeceğinin kararlaştırıldığını,

buna rağmen davalının hileli ve gizli hareketleri ile bu fiyatların ve oranların çok üzerinde mal satışı yapıp fatura kestiğini ve bu nedenle 170 tanker civarında bir alım satımdan dolayı haksız kazanç elde ettiğini belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin hesabından haksız olarak alınan 100,00 TL ve yüksek fiyattan mal satımı nedeni ile fark bedellerinden 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile müvekkilinden hesabından DBS sistemi ile haksız tahsil edilen alacak yönünden talebini 142.691,05 TL'ye yükseltmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında 06/07/2015 tarihinde 5 yıllık Akaryakıt Sözleşmesi imzalandığını, 06/03/2019 tarihinde sözleşmenin 5 yıl süre ile uzatılması hususunda protokol imzalandığını, sözleşme süresi dolmadan davacının 11/03/2019 tarihli ihtar ile sözleşmeyi hiçbir gerekçe göstermeden haksız şekilde feshettiğini, aynı gün 11/03/2019 tarihinde davacı şirket yetkilisinin müvekkilini arayarak sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, aynı gün DBS hesabının bulunduğu banka tarafından müvekkiline gönderilen mail ile davacı şirketin DBS limitinin iptal edileceğinin bildirildiğini,

DBS limitinin kapanması halinde müvekkili şirketin alacaklarını tahsil edemeyeceği düşüncesi ile sözleşmeden doğan haklarını kullanılarak 11/03/2019 tarihli 2 adet faturayı düzenleyerek DBS sistemine yüklediğini, dava konusu 11/03/2019 tarihli 46.148,88 TL bedelli faturanın davacı şirket akaryakıt istasyonunu yapılan yatırımlardan kaynaklı alacaklar, 11/03/2019 tarihli 96.542,17 TL bedelli faturanın ise sözleşmenin süresinden önce feshi ve ifa imkanı kalmaması sebebiyle uğranılan kar mahrumiyetine ilişkin olduğunu,

sözleşmenin süresinden önce feshi halinde sözleşme sonuna kadar elde edilmesi muhtemel kar bedeli ile bayiye yapılan yatırımlardan kaynaklı ariyet bedellerinin bayiden talep edilebileceği hususlarının sözleşme ile düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından davacı yanın piyasa ile rekabet etmesi amacı ile her türlü fedakarlığın yapıldığını, iddia edildiği gibi gizli veya hileli herhangi bir işlem olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece14/09/2022 Tarih, 2019/324 Esas, 2022/604 Sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 31/01/2025 Tarih, 2022/1787 Esas, 2025/39 Karar sayılı ilamı ile eksik inceleme nedeniyle kararın kaldırıldığı, kaldırma kararı üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen 06/07/2015 tarihli 5 yıllık Akaryakıt Bayilik, 01/08/2015 tarihli Ek Protokol başlıklı ve 06/03/2019 tarihli Akaryakıt Bayilik Anlaşmasına Ek Protokol başlıklı sözleşmelerinin bulunduğu,

davacının davalı bayi olarak hizmet verdiği, sözleşmeler uyarınca davalı tarafça davacı şirkete ait istasyonun kurulumu için faturalandırılmak sureti ile 49.590,23 TL lık yatırım yapıldığı, davacının sözleşme tarihinden sözleşme iptal tarihine kadar davalıdan yirmi iki milyon TL'yi aşan tutarda ürün aldığı, sözleşmenin davacı tarafça 11/03/2019 tarihli ihtarname ile gerekçe gösterilmeksizin tek taraflı olarak haksız şekilde fesh edildiği,

5 yıllık sözleşmenin süresinden önce feshi nedeni ile davalının yeni bayi tayin edebileceği 6 aylık süre için 36.861,36 TL kar mahrumiyeti zararının oluştuğu, fesih haberini alan davalının 11/03/2019 tarihli 46.148,88 TL bedelli fatura ile davacı şirkete ait akaryakıt istasyonuna yapılan yatırımlardan kaynaklı alacaklar için ariyet bedeli olarak,

11/03/2019 tarihli 96.542,17 TL bedelli fatura ile sözleşmenin süresinden önce feshi ve ifa imkanı kalmaması sebebiyle uğranılan kar mahrumiyetine dayalı zararı için faturalar kesip taraflar arasındaki anlaşma uyarınca bedellerini DBS sistemi üzerinden tahsil ettiği, 11/03/2019 tarihli 96.542,17 TL bedelli kar mahrumiyetine ilişkin fatura ile yapılan tahsilatın (96.542,17 - 36.861,36 = 59.680,81) 59.680,81TL kısmının haksız olduğu,

taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 9. maddesi gereği davalıya tanınan seçimlik yetki uyarınca düzenlenilen 46.148,88 TL bedelli akaryakıt istasyonuna yapılan yatırımlardan kaynaklı alacaklar için ariyet bedeline ilişkin faturanın ve 11.maddesi gereği düzenlenen kar mahrumiyeti faturasının 36.861,36 TL kısmının sözleşmeye uygun olduğu,

sözleşme tarihi olan 06/07/2015 tarihi ile sözleşme fesih tarihi olan 11/03/2019 tarihleri arasında süregelen ticari ilişki içerisinde davalı tarafça taraflar arasındaki ek protokollerin 7. maddesine aykırı olarak % 0,75 kar marjı üzerinde toplam 92.153,45 TL'lık fatura düzenlediği ve davacıdan tahsil ettiği, bu bedeli talepte davacının haklı olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yirmi iki milyon TL'yi aştığı dikkate alındığında bu durumun sözleşmenin feshi için haklı sebep teşkil etmeyeceği gibi davacı tarafça da ihtarda fesih sebebi olarak dayanılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaldırma kararından sonra alınan bilirki ek raporunun da hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, taleplerin eksik incelendiğini, ticari ilişkinin devam ettiği 2015-2016-2017 yıllarına ait defterlerin incelenmediğini, makul süre yönünden aylık hesaplama yapılarak takdirin mahkemeye bırakılması gerekirken yeni bayi bulma süresinin en fazla 6 ay süreceğini belirterek en uzun süre olan 6 ayı baz alarak hesaplama yaptığını, yeni rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin davalıya kar garantisi vermediğini, asgari alım taahhüdünde bulunmadığını,

bu nedenle davalının kar mahrumiyeti talep edemeyeceğini, sözleşme devam ediyorken fesih ihtarı henüz davalıya tebliğ edilmeden davalı tarafından düzenlenen ve tahsil edilen dava konusu faturaların haksız olduğunu, sözleşme ve ek protokolde fiyatların nasıl hesaplanacağı düzenlenmiş iken davalının hileli ve gizli hareketlerle kararlaştırılan fiyat ve oranların çok üzerinde mal satışı yaptığını,

tüm ticaret boyunca yaklaşık 170 tanker civarında alım satımdan dolayı davalının haksız kazanç sağladığı kayıtlar ve rapor ile sabitken feshin haksız olduğunun kabul edilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaldırma kararından sonra alınan raporda yeni bayilik için tesisi için 6 aylık makul süreye göre hesaplama yapılmış ise de davacının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu, makul süre ile sınırlı hesaplama yapılmasının yerinde olmadığını, her somut olaya göre sürenin tayin edilmesi gerektiğini, davacının karalama faaliyetleri nedeniyle bu sürenin en az 1 yıl olarak dikkate alınması gerektiğini, 6 aylık makul süreye göre hesaplanan 36.861,36 TL kar mahrumiyeti üzerinden % 18 oranında KDV hesabı yapıldığında miktarın 43.496,40 TL olacağını,

bu miktar dikkate alınarak hesaplama yapıldığında talep edilebilecek miktarın 59.780,81 TL değil, 53.045,77 TL olacağını, fazla tahsilat iddiaları yönünden, bayilik ilişkisinin kurulduğu 01/08/2015 tarihinden bayilik ilişkisinin davacı tarafından haksız olarak feshedildiği 11/03/2019 tarihine kadar davacının faturalara itiraz etmediğini ve ticari defterlerine kaydettiğini, kesinleşen faturalara nedeniyle talepte bulunamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının bayilik ilişkisi devam ettiği süre boyunca Tüpraş Mersin Terminalinden ikmal yaptığını,

Tüpraş Mersin Terminal fiyatının dikkate alınması gerekirken bilirkişi hesaplamasında Tüpraş İzmir Terminal fiyatının dikkate alındığını, hesaplama doğru yapıldığında fazla değil eksik tahsilat yapıldığının tespit edileceğini, yine zorunlu sigorta bedelinin fatura bedelinden mahsup edilmesi gerektiğini, 01/08/2015 tarihli ek protokolde bayiye yapılacak iskonto toplam karlılığına bağlı olarak değişkenlik arz edebilir şeklindeki hükmün değerlendirilmediğini, itirazları karşılar ek rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık, davacı tarafından feshedilen bayilik sözleşmesi kapsamında davalının düzenlendiği ve davacının hesabından tahsil ettiği fatura bedellerinin yerinde olup olmadığı, bayilik süresince davalı tarafından sözleşmeye aykırı fiyatlandırma yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, alacak istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Dairemizin 31/01/2025 Tarih, 2022/1787 Esas, 2025/39 Karar sayılı ilamında;

"Öncelikle taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davacı tarafından feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığının tespiti gerekmektedir.

Taraflar arasında 06/07/2015 tarihli 5 yıl süreli akaryakıt bayiliği sözleşmesi ve 01/08/2015 ile 06/03/2019 tarihli ek protokoller imzalanmış olup bayilik süresinin bitiminden önce davacı tarafından 11/03/2019 tarihinde bayilik sözleşmesi feshedilmiştir. Davacı taraf fesih ihtarında piyasa şartlarında rekabet edilemediğinden görülen lüzum üzerine sözleşmenin feshedildiğini belirtmiştir. Davacının fesihte sebep göstermemesi nedeniyle feshin haklı olmadığına dair mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davacı, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 11/03/2019 tarihli 96.542,17 TL bedelli kar mahrumiyeti açıklamalı ve aynı tarihli 46.148,88 TL bedelli kimlik yansıtma bedeli açıklamalı iki adet faturanın davalı tarafından davacının DBS sistemi üzerinden tahsil edildiği, tahsilatların haksız olduğu ileri sürülmüştür.

Mahkemece işbu faturaların sözleşmeye uygun olduğu kabul edilmiş ise de;

Kar mahrumiyeti faturası yönünden; yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, TBK'nın 114/2.maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 52.maddesi uyarınca, davacının zararı azaltma yükümlülüğü bulunduğundan, kâr mahrumiyeti süresi, feshedilen sözleşmenin bakiye bölümü için değil, davacının aynı bölgede benzer bayilik kurabilmesi için gerekli makul süre kadar olmalıdır (Yargıtay 19.HD'nin 04.04.2018 tarih, 2017/4479 Esas- 2018/1825 Karar sayılı ilamı). Bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunda bakiye süre dikkate alınarak hesaplama yapılması doğru olmamıştır.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile belirtildiği şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş olup, kaldırma sebebine göre davacının diğer istinaf itirazları ile davalının istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. " gerekçelerine yer verilmiştir.

Kaldırma kararından sonra mahkemece bilirkişiden ek rapor alınmış, 11/04/2025 tarihli ek raporda özetle, yeni bayilik tesisi için yargıtay tarafından kabul edilen 6 aylık makul süreye göre yapılan hesaplama sonucunda 36.861,36 TL kar mahrumiyeti hesaplandığı görülmüştür.

Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle Dairemiz kaldırma kararına uygun olarak alınan ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olmasına, satım ve hizmet dışındaki alacaklar için KDV uygulanamayacağından KDV hesabının yapılmamasının yerinde olmasına göre davacı tarafın tüm, davalı tarafın aşağıdaki bent dışında kalan istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.

Her nekadar davacı taraf bayilik ilişkisi boyunca davalı tarafından sözleşmeye uygun olmayacak şekilde fiyatlandırma yapılarak fatura düzenlenmesi nedeniyle müvekkili tarafından fazla ödeme yapıldığını iddia ederek fark bedel talep edilmiş ise de, tarafların arasındaki bayilik sözleşmesinin ilk başladığı 06/07/2015 tarihinden bayilik sözleşmesinin davacı tarafından feshedildiği 11/03/2019 tarihine kadar davalı tarafından düzenlenen faturaların hiçbirine davacının itiraz etmediği, faturaları kabul edip ticari defterlerine işleyerek ödemesini yaptığı dikkate alındığında davacının fesih tarihinden sonra fazla ödeme yapıldığı iddiası ile talepte bulunamayacağı kanaatine varılmakla davacı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle faturaların yüksek fiyattan düzenlendiği iddiası ile talep edilen fark alacak yönünden davalı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun REDDDİNE,

2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile,

3-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/195 Esas, 2025/362 Karar ve 21/05/2025 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,

4-a)Davacının DBS sistemi üzerinden fatura karşılığı çekilen bedel iadesi davasının kısmen kabulüne, 59.680,81-TL'nin 100,00-TL'sine dava tarihi 21/06/2019, bakiye 59.580,81 TL'sine ıslah tarihi olan 24/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebinin reddine,

b)Davacının yüksek fiyattan mal satımı nedeniyle fiyat farkı talebinin REDDİNE,

c)Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

d)492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri yönünden alınması gereken 4.076,79 TL hartan, dava açılışında ve ıslahla alınan 2.479,51 TL harçtan düşülmesi ile eksik yatırıldığı anlaşılan 1.597,28 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına

e)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak takdiren 279,27 TL sinin davalıdan ,bakiye 1.043,73 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

f)Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan ( talimat, bilirkişi ücretleri, müzekkere ve tebligat gideri 8.921,50 TL yapılan yargılama giderlerinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 1.867,27 sinin ve kabul edilen dava için yatırılan 2.479,51 TL ıslah ve peşin harç ve 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere 4.786,78 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,

g)Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya, red edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya, verilmesine,

h)Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakeme

İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden

5-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

7-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

8-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

9-Davalı tarafından yapılan 300,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

11-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

12Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere, 20/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ¸e-imza

Üye ¸e-imza

Üye ¸e-imza

Katip ¸e-imza

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/968, K. 2026/161, 20 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddianın Özeti
  5. Savunmanın Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Uyuşmazlık Konusu Olan Hususlar
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Not
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/968
Karar No
2026/161
Tarih
20 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/969 K.2026/120
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/969 K.2026/125
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/969 K.2026/200
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2025/969 K.2026/143
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/969 K.2026/131
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/970 K.2026/87

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.