KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2026
- Esas no
- 2025/971 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2026/630 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/05/2025
- Esas no
- 2024/805 E 2025/366 K
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 22/05/2026
Karar Metni
1.593 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerinin tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; "... davalının davacıya ciro yoluyla devretmiş olduğu çekin karşılıksız çıkması üzerine müvekkili şirket ve diğer borçlular aleyhine icra takibi yapıldığını, ilgili icra dosyasına konu çekteki ciro silsilesine bakıldığında davalının mezkur çeki davacıya ciro yoluyla devrettiğinin açık olduğunu, işbu ciro nedeniyle davalının müvekkili şirketin icra dosyasına ödemiş olduğu masraflardan sorumlu olduğunu, Ankara 17.İcra Müdürlüğü 2016/19463E. sayılı dosyasından icra dosya borcunun çek tazminatı, faiz, tahsil harcı, icra vekalet ücreti ve masrafları olmak üzere tamamının davacı tarafça ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL‘nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili; 18/10/2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini 133.698,50 TL’ ye yükseltmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; tüm alacak kalemleri zamanaşımına uğradığını, bu nedenle, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davaya konu çekin karşılıksız kalmasından ötürü müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, icra dosyasında borçlu olarak gösterilmeyen müvekkili şirkete davanın yöneltilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece.
Dairemizin 06/11/2024 tarihli 2022/1958 Esas,2024/1366 Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda: Davacı tarafça davacıdan ciro yolu ile devir alınan çek bedelinin icra takibi neticesi alacaklıya ödendiği belirtilerek ödenmek zorunda kalınan tutarın davalıdan tahsili, davalı tarafça çekin zaman aşımına uğradığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup: 28/09/2016 tarihli 100.000,00 TL tutarlı çekin davalı tarafça davacıya ciro edilerek devredildiği ,davacı tarafça da ...
Sistem san.ve Tic Ltd Şti.e ciro edildiği, bankaya çekin 28/09/2016 tarihinde takip alacaklısı ... Endüstriyel Donanım ve Otomasyon Sistemleri Tic. Ltd. Şti. tarafından ibraz edildiği, bankaca çekin 98.710,00 TL kısmının karşılıksız olduğunun şerh edildiği, takiben çek Hamili ... Endüstriyel Donanım ve Otomasyon Sistemleri Tic. Ltd. Şti. tarafından karşılıksız kalan tutar üzerinden ... Sistem San.ve Tic Ltd Şti, ... Makine Otomasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. ...
Müteahhitlik Planlama İnş. Müh. Enerji Mad. ve Taş. A.Ş.,ve ... Madencilik İnşaat Taah. San. Tic.
A.Ş., aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacı tarafça çek bedeli ve takip tutarının haricen takip alacaklısına 11.10.2016 tarihinde ödendiği, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının temel ilişki çerçevesinde davalıdan 100.000,00TL alacaklı olup talepte bulunabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 100.000,00-TL nın 100,00-TL sine dava tarihi olan 11/03/2021 tarihinde bakiye 99.900,00-TL na ıslah tarihi olan 18/10/2022 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-)Davacı vekili; müvekkilinin ciro yoluyla hamili olduğu çekin karşılıksız çıkması nedeniyle, ihtiyati haciz kararı alındığını ve ihtiyati haciz kararı ile birlikte müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının, davacının haciz işlemlerine maruz kalmasından ve bu nedenle icra dosyası masraflarını ödemesinden sorumlu olduğunu, çek tazminatı, faiz, tahsil harcı, icra vekalet ücreti ve icra masraflarını ödemek zorunda kaldığını, keza icra dosyasına, alacaklı vekili tarafından, icra dosya borcunun tamamının ...
Makine Otomasyon Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından ödendiğine ilişkin beyanda bulunulduğunu, davalının, davacıya ciro yolu ile devrettiğini, ciro nedeniyle davalının icra dosyasına ödenmiş olan masraflardan sorumlu olduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II-)Davalı vekili; ticari defter kayıtlarında da sabit olduğu üzere çek bedelinin Müvekkil Şirket tarafından davacıya ödendiğini çekten kaynaklı bakiye alacak borç bulunmadığını, müvekkil tarafından çek bedeli ödendiği bir temel ilişkinin varlığından söz edilemeyeceğini, süresinde ibraz edilmeyen çekin delil başlangıcı sayılarak alacak talebinde bulunamayacağını, bu kapsamda davacının ödemiş olduğu çek tazminatı, faiz, tahsil harcı, icra vekalet ücreti ve icra masraflarından sorumlu bulunulmadığını bildirerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; çek bedelini ödeyen hamilin kendisinden önceki ara cirantaya rücu talebi yönünden alacağın tahsilinin talep edilip edilemeyeceği hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava çek bedelini ödeyen hamilin kendisinden önceki ara cirantaya ödediği bedelin rücu istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davaya konu çek, ... Şubesine ait 28/09/2016 keşide tarihli, 100.000,00TL bedelli olduğu keşidecisinin dava dışı ... Müteahhitlik Planlama İnş. Müh. Enerji Mad. Ve Taş. A.Ş. olduğu, lehtarın ... Madencilik İnş.Taah. San. Tic.A.Ş., lehtarın cirosuyla davalı şirkete davalının cirosuyla davacıya geçtiği, çeklerin bankaya ibraz ibrazıyla, icra takibine konu edildiği davacı tarafından takibe konu bedelin 11/10/2016 tarihinde ödendiği anlaşılmıştır.
Mahkemece Dairemizin kaldırma kararından önce ; dava ‘’ …davacı tarafça çek bedeli ve takip tutarının haricen takip alacaklısına 11.10.2016 tarihinde ödediği, dava tarihi olan 11.03.2021 tarihine kadar TTK 814/2 maddesinde ön görülen 3 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu, icra dosyası, davaya konu çek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığı,
asıl alacağın ferisi durumunda olan icra dosyasına 11.01.2021 tarihinde ödenen tahsil harcının da talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine …’’ karar verilmiş , dairemizce kaldırma kararı ile ‘’ ….Süresinde ibraz edilmeyen ve zamanaşımına uğrayan çekler yazılı delil başlangıcı olduğundan temel ilişkiye dayalı alacağını davacı her türlü delille ispatlayabilir.
O halde davacıya iddiasını ispatlama olanağı tanınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir…’’ gerekçesiyle kaldırılmıştır.
Davacının dava dilekçesindeki talebi; ‘’… davacının ciro yoluyla hamili olduğu çekin icra takibine konu edildiği, davalının müvekkili tarafından ödediği çek tazminatı, faiz tahsil harcı, icra vekalet ücreti ve icra masrafları ödemek zorunda kaldığı…’’bahisle alacak talebinde bulunduğu, daha sonra dava dilekçesi açıklanarak davada talebin; 11/10/2016 tarihli icra dosyası kapak hesabı ile 11/01/2021 tarihinde icra dosyasına yapılan tahsil harcı olarak açıklama yapmıştır.
Mahkemece kaldırma kararımız doğrultusunda araştırma yapılması üzerine; davalının ara ciranta olduğu davaya konu çekin davacıya ciro edildiği davacı aleyhine dava dışı son hamil tarafından icra takibine konu edilmesi üzerine davacı tarafından 11/10/2016 tarihinde ödenmiş ise de davalı tarafından davaya konu çek bedeli davalı tarafından davacıya havale ile 11/10/2016 tarihinde ödendiği yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı davacı tarafından sunulan 02/05/2025 tarihli beyan dilekçesinde ; davalı tarafından çek bedelinin ihtiyati haciz işleminden sonra davacıya ödendiği, davacının haciz işlemine maruz kalması nedeniyle çek tazminatı, faiz, tahsil harcı, vekalet ücreti ödemek zorunda kaldığından bahisle icra dosyasına ödediği masrafları talep etmiştir.
Mahkemece davacının talebine rağmen davalı tarafından ödenen çek bedelinin tahsiline karar vererek mükerrer ödemeye yol açacak şekilde hüküm kurulmuştur. Çek bedelini ödeyen cirantanın diğer cirantalarla muhataba karşı, rücu hakkını kullanabileceği, cirantanın bu hakkını kendinden önce gelen cirantalara karşı kullanabilir ise de takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde çek olduğundan olaya TTK'nun 814 maddesinin uygulanması gerekir.
TTK'nun 814/2. maddesi; "Çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip olduğu başvurma hakları, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." düzenlemesini içermektedir. Yani çek bedelini hamile ödeyen müracaat borçlularının birbirlerine karşı haiz olduğu takip ve dava hakları çek bedelinin ödendiği veya çekin dava yolu ile kendisine dermeyan edildiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Buna göre somut olayda dava dışı çek hamili tarafından Ankara 17 .icra Müdürlüğü’nün 2016/19463 8. Esas sayılı dosyası ile çek keşidecisi ve cirantalar aleyhine takip başlatılmış, davalı çek hamilince 11/10/2016 tarihinde haricen tahsil edilmiş ve çek aslının teslim edildiği icra müdürlüğüne bildirilmiştir. Ödeme tarihinden itibaren (TTK'nun 814/2 maddesi gereği) 3 yıllık sürenin sonu 11/10/2019 tarihi olup, ara ciranta davacı tarafından kendisinden önceki ara cirantaya karşı 11/03/2021 tarihinde dava açılmıştır.
Açıklanan nedenlerle 6102 sayılı TTK 726 maddesi gereğince çek bedelini alan davacının artık icra takibi nedeniyle ödediği masrafları talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilerek, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne, davacının istinaf itirazlarının reddine, HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmak suretiyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/971, K. 2026/630, 5 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama