KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
- Esas no
- 2020/1377
- Karar no
- 2023/2037
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- Doç. Dr. ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 05.03.2020
- Esas-karar numarası
- 2019/452 E., 2020/163 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
Karar Metni
999 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili, kooperatif üyesi olan davalının kooperatif genel kurulunda alınan kararlar doğrultusunda aidat borcunu ödememesi nedeni ile alacağın tahsili amacıyla Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2018/9274 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin haksız itiraz nedeni ile durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalının 26.10.2004 tarihinde davacı kooperatife ortak olduğunu, kooperatifin taahhütlerini yerine getirmemesi, ortaklar arası çekişmeler gibi sebeplerle kooperatif ortaklığından istifa ettiğini, istifa tarihine kadar muaccel olmuş tüm borçlarını ödediğini, Yargıtay içtihatlarına göre ortağın istifa iradesini noter aracılığı ile kooperatife tebliğ ettiği anda çıkmanın gerçekleşeceğini ve ortağın bu tarihten sonraki aidatlardan sorumlu tutulamayacağını, davacının, davalının istifa bildirimini dikkate almadan istifa tarihinden sonrası için de aidat tahakkuk ettirerek davalıdan talep ettiğini,
ayrıca davacı tarafın 2014 yılında da aidat alacağı olduğu iddiasıyla davalı aleyhine Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2014/11547 E. sayılı dosyası ile takip yaptığını, takip talebinde Ekim 2013 ve sonrası için aidat talebinde bulunduğunu, bütün bunların davalının 30.09.2013 tarihine kadar borçlarını ödediğini gösterdiğini beyan ederek %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince "...Davalı vekili, 30/06/2008 tarihli kura çekim zaptı ile müvekkiline C Blok 8, Kat :33 nolu dairenin isabet ettiği doğru olup, söz konusu dairenin tapusunun kooperatif tarafından ferdileşme sureti ile müvekkiline devretmediği, konut teslim ettiğini ispatlayamadığını, salt kura çekiminin bu hususta yeterli olmadığını belirtmekte ise de, özellikle kooperatifin tasfiye halinde olması ve davalının kura çekimi sonrasında tarafına düşen konut ile ilgili en azından ortada olmadığını ifade ettiği, konuta ilişkin her türlü hakkından feragat ettiği yönünde bir beyanı da bulunmamakla, mahkememizce de kooperatif üyeliğinin devam ettiği yönünde kanaat edinilmiştir.
Kooperatif kayıtları da incelenmek sureti ile gerekçeli ve denetime elverişli olarak verilen bilirkişi raporunda davacının davalıdan 12.550,00 TL aidat, 6.185,25 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 18.735,25 TL borçlu olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilince rapora yönelik itiraz bildirilmemiş, davalı vekilince söz konusu hesaplanan borcun istifa tarihinden sonra doğduğunu ve bu nedenle sorumlu olmadıkları belirtilmiş, yapılan hesaplamaya somut bir itirazda bulunulmamıştır.
Yukarıda açıklanan gerekçe ile davalının istifası geçerli olmayıp, istifa sonrası döneme ilişkin aidat borcu ve gecikme cezasından sorumlu olduğu kabul edilmekle alacağın likit ve hesaplanabilir olma özelliği gözetilerek davacı yararına icra inkar tazminatına da hüküm olunmak sureti ile bilirkişi raporundaki hesaplama hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Davacı kooperatif tarafından davalı ...'e teslim edilmiş bir konut bulunmadığını, 30.06.2008 tarihli kur'a çekim zaptıyla davalıya C Blok 8. Kat 33 no.lu dairenin isabet ettiğini, ancak dairenin tapusunun kooperatif tarafından ferdileşme suretiyle davalıya devredilmediğini, yerel mahkemeden Yenimahalle Tapu Müdürlüğü'ne yazı yazılarak davaya konu bağımsız bölümün tüm tedavüllerini içeren tapu kayıtlarının celbini talep etmelerine rağmen bu yönde inceleme yapılmadığını;
Davacı kooperatifin, kur'ada davalıya isabet eden daireyi dava dışı bir şirkete devrettiğini, davalının eşinin, bu konutu alabilmek için dava dışı şirkete ödeme yapmak zorunda kaldığını ve daireyi bu şirketten satış suretiyle devraldığını; buna göre davacı kooperatif tarafından davalıya teslim edilmiş bir konut bulunmadığı gibi kur'ada davalıya isabet eden konut başkasına satılmış olduğundan bundan sonra da teslim edilme imkanı olmadığını, bu durum karşısında davalının TBK.m.97 uyarınca ödemezlik def'i ileri sürme hakkı bulunduğu gibi kooperatiften istifasının da geçerli olduğunu;
Müvekkilinin 09.07.2010'dan istifa tarihine kadar borcu olmadığının da bilirkişi raporunda tespit edildiğini;
Yöneticilerin kooperatife verdiği zararın sorumluluk davası açılmak suretiyle kendilerinden tazmini cihetine gidilmesi gerekirken, zararın ortaklardan haksız biçimde aidat toplanarak kapatılmaya çalışılmasının ve bu yönde değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun mahkemece benimsenmiş olmasının hatalı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bir kooperatif ortağı, istifasının noter ihtarı ile kooperatife ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar olan aidat borçlarından 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/ son maddesi uyarınca sorumlu olup, üyelerin ödemeleri arasındaki eşitliğin istifanın ulaştığıya da ihracın kesinleştiği tarih itibariyle bu şekilde sağlanması gerekir.
Somut olayda, davalının noter aracılığı ile davacıya gönderdiği istifa ihtarının ulaştığı 07.10.2013 itibariyle çıkmanın gerçekleştiği, icra takibinde istenen aidat borçlarının ise 2017 yılına ait olduğu, şu hale göre davalının istifa tarihinden sonraki aidat borcundan sorumlu olmadığı gözden kaçırılarak, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK m. 353/1,b,2 gereğince kararı düzelterek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 28.12.2023
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/1377, K. 2023/2037, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama