KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2020/1547 - 2024/822
- Esas no
- 2020/1547
- Karar no
- 2024/822
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 07.07.2020
- Esas-karar numarası
- 2019/318 E., 2020/289 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
Karar Metni
810 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili, dava dışı sigortalının işletme çevresinde bulunan davalının sorumluluğundaki temiz su tesisatından sızan suyun sigortalının bodrum katında yer alan asansör kuyusu içerisinde hasara sebebiyet verdiğini, sigortalının başvurusu üzerine 5.645,00-TL ödeme yapıldığını, zarardan davalının sorumlu olması ve sigortalılarına yapılan ödemenin iadesi hususunda davalı hakkında icra takibi yaptıklarını, davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2019/14896 sayılı dosyasında itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı sigortalıya ödeme yapılan zarara uğrayan yerin daha önce imar yolu olduğunu, imar değişikliği sonrasında ise parsel içerisinde kaldığını, ASKİ Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliği'nin 20/7. maddesi uyarınca, parsel sınırında kalan yerlerde meydana gelen zararlardan sorumluluklarının bulunmadığını, dava konusu yerin iskan ruhsatının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve mimari projenin incelenmesi gerektiğini, dava dışı sigortalıya yapılan ödeme miktarının yüksek olduğunu belirterek haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, davacı ile dava dışı şirket arasında Altın Kobi Paket Sigorta Poliçesi Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmeye konu adreste sözleşmenin geçerlilik süresi içerisinde meydana gelen zarara ilişkin olarak davacı tarafından dava dışı sigortalısına 5.645,00 TL ödeme yapıldığı, dava konusu hasarın Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliğinin 4/1-hh maddesine göre şube yolu olarak adlandırılan ve davalının sorumluluğunda bulunan bölümde oluşan arızadan kaynaklandığı,
şube yolu diye adlandırılan bölümün bakım ve onarım sorumluluğunun davalı idare üzerinde olduğu, dava konusu hasarın abonelerin ihmal veya kusurundan meydana geldiğine ilişkin olarak dosya kapsamına herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, tespit edilen bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde yönetmeliğin 4/1-hh, 20/4 ve 20/7. maddeleri uyarınca meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğu, dava dışı sigortalının meydana gelen zararının bilirkişi tarafından 5.645,00 TL olarak tespit edildiği, bu hali ile davacı tarafından dava dışı sigortalısına yapılan ödemenin gerçekleşen zarar ile uygun olduğu,
takip öncesi işlemiş faiz yönünden mahkememizce yapılan hesaplama sonucunda {[(5.645,00 TL * (22/04/2019 - 31/12/2018) * % 9)] / 365} 155,89 TL olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir.
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Davacının, meydana geldiğini iddia ettiği hasara neden olan su basması olayını müvekkiline bildirmediğini, sigorta şirketi ile görüşerek tek yanlı bir ekspertiz raporu düzenlendiğini, bu raporun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını;
Dava konusu yerin öncelikle iskan ruhsatının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, zira iskan ruhsatı olmadan ikamet edilen konutlarda veya dükkan olarak kullanılan yerlerde meydana gelen hasardan idarelerinin sorumlu olmadığını;
Diğer taraftan ilgili belediyeden dava konusu yere ait tasdikli mimari projenin de istenmesi gerektiğini, zira planda depo, kömürlük, sığınak vb. olarak gösterilen yerlerin bir şekilde mesken veya işyeri olarak kullanıldığının bir gerçek olduğunu, böyle bir durumun varlığının, konut veya işyeri sahibinin kusurunu oluşturacağını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, TTK m 1472 uyarınca, işyeri sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin, olay nedeni ile sorumlu olduğu belirtilen davalıdan rücuen tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 30.05.2024
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/1547, K. 2024/822, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama