KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafdilekçesininredd İ) (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2020/1582 - 2025/1034
- Esas no
- 2020/1582
- Karar no
- 2025/1034
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/02/2020
- Esas-karar numarası
- 2018/653E., 2020/78K.
Karar Metni
1.821 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
Davacı vekili ile davalı ... Akaryakıt İnşaat Hayvan Ürünleri Nakliyat Gıda Maddeleri Dayanıklı Tüketim Zirai Ve Orman Ürünleri Maden Temizlik Özel Güvenlik Taşımacılık Taahhüt İthalat İhracat Turizm Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili; davalılar bünyesinde Erzincan havalimanında çalışmakta olan ... tarafından kıdem tazminatı alacaklarının tahsili istemi neticesinde müvekkilince 09.11.2017 tarihinde 37.542,56TL. ödeme yapıldığını, müvekkiline ödenen tutarın davalılar ile imzalanan teknik işletim hizmetleri sözleşmesi hükümler gereğince toplam 37.542,56 TL'nin rücuen tahsilini talep etme zorunluğunnu doğduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 37.542,56TL.’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Group İnş...Şti. Vekili; öncelikle zamanaşımıda definde bulunduklarını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, 6652 sayılı kanun ile iş kanunu 112.maddesinde yapılan ve kıdem tazminatından asıl işverenleri sorumlu tutan düzenleme dikkate alındığında, bu düzenlemede kamu kurumunca alt işverene rücu edilmesi bakımından herhangi bir hükmün bulunmadığını, faiz niteliği ve faiz işletiş tarihine yönelik itirazları olduğu savunmuş davanın reddi istemiştir.
Davalı ... şirketi vekili; söz konusu bir kısım dava dosyalarındaki gerekçeli kararda da belirtildiği üzere müşterek ve müteselsilen davacı ile müvekkili şirket sorumlu tutulduğunu, dava dilekçesinde adı geçen bir kısım çalışanların müvekkili şirkette hiç çalışmadığını, davacının ödenen tazminattan yarı yarıya sorumlu olduğunu savunmuş davanın reddini istemiştir.
Davalı ... şirket vekili; öncelikle zamanaşımı definde bulundukları, davacın 2008 yılından 2017 yılına kadar asıl İşverenin yanında muvazaalı olarak çalıştığını savunmuş davanın reddini istemiştir.
Davalı ... şirket vekili; ödenen kıdem tazminatının davacı sorumluluğunda olduğunu, bazı kamu kurum ve kuruluşlarda çalışanların kıdem tazminatında davacı tarafın sorumlu olduğunu savunmuş davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince "...Deliller değerlendirilmiştir.
Buna göre; davacı şirket ile davalı şirketler arasında çeşitli tarihlerde hizmet alım sözleşmeleri imzalandığı, dava dışı işçi ... tarafından davacı şirkete karşı işçilik alacakları nedeniyle dava açıldığı, dava dışı işçinin davalı şirketlerin işçisi olduğu, davacı kurum ile davalı şirketler arasında alt ve asıl işveren ilişkisi bulunduğu, dava dışı işçinin 30/01/2008- 31/12/2016 tarihleri arasında özel güvenlik görevlisi olarak 572 gün çalıştığı, dava dışı işçini kıdem tazminatına hak kazandığı, davacı kurum ile davalı şirketler arasında alt ve asıl işveren ilişkisi bulunduğu,
aralarında yapılan sözleşmeler gereği davalıların yapılan bu ödemelerden sorumlu olduğu, fakat düzenlenen sözleşmelerde kıdem tazminatından açıkça davalıların sorumlu olduğuna yönelik bir düzenleme bulunmadığı bu kapsamda TBK.nunun 167 maddesi gereğince yapılan ödemelerden tarafların eşit oranda sorumlu oldukları anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: eksik ve hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edildiğini, sözleşme veya eki şartnamelerde yer alan bu düzenleme ile davalılar, işçilerin kıdem tazminatı dahil tüm işçilik alacaklarından sorumlu olduklarını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... Akaryakıt İnşaat Hayvan Ürünleri Nakliyat Gıda Maddeleri Dayanıklı Tüketim Zirai Ve Orman Ürünleri Maden Temizlik Özel Güvenlik Taşımacılık Taahhüt İthalat İhracat Turizm Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle: davacı idarenin, dava dışı işçilere yapmış olduğu ödemeyi müvekkili şirkete rücu edebilmesi için, dava dışı personellerin iş akdinin sona ermesinde müvekkili şirketin kusurunun olması gerektiğini, davacı kurumun müvekkili şirketlere herhangi bir rücu hakkının söz konusu olmadığını bildirerek yerel mahkeme kararının aleyhe olan kısımlarının bozulmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerine dayalı olarak rücuen tahsili istemine ilişkindir.
I-HMK'nin "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41. maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.
Diğer taraftan, 6763 Sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ne eklenen Ek madde 1/2 gereğince, HMK'nin 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında, hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüştür.
Buna göre, asliye ticaret mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi 01.01.2020 tarihinden itibaren 5.390,-TL, olarak uygulanacaktır.
Somut davada, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın tarihi 11.02.2020'dir. Mahkemece 3.883,59 TL'nin davalı ... Ltd. Şti.'den alınmasına karar verilmiştir. Görüldüğü üzere, davada kabul edilen ve istinafa getirilen bu miktar, HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle 5.390,-TL olan kesinlik sınırının altında kaldığından davalı ... Akaryakıt İnşaat Hayvan Ürünleri Nakliyat Gıda Maddeleri Dayanıklı Tüketim Zirai Ve Orman Ürünleri Maden Temizlik Özel Güvenlik Taşımacılık Taahhüt İthalat İhracat Turizm Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi'nin istinaf yasa yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır.
HMK'nin 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ayrıca 352. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde kararın kesin olması halinde fıkra uyarınca mahkemece gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Öte yandan 360. madde gereğince de bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, Bölge Adliye Mahkemesi'nde de uygulanacaktır.
Bu nedenle davalı davalı ... Akaryakıt İnşaat Hayvan Ürünleri Nakliyat Gıda Maddeleri Dayanıklı Tüketim Zirai Ve Orman Ürünleri Maden Temizlik Özel Güvenlik Taşımacılık Taahhüt İthalat İhracat Turizm Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
II-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalılara ait ihale belgelerinde sorumluluklarına dair bir düzenleme bulunmadığından kıdem tazminatına ilişkin olarak yapılan ödemeden dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden miktarın yarısı kadar sorumlulukları bulunduğu tespit ve görüşü bildirilmiş ve bu tespite göre hesaplamalar yapılmıştır.
İlk derece Mahkemesince, davalıların sorumluluğu ile ilgili olarak sözleşmede hüküm bulunmaması nedeniyle birbirlerine karşı eşit paylarla sorumlulukları belirlenerek davalı Şirketlerin sorumluluğunun tam olarak kabul edilemeyeceği kanaatine göre yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuştur.
"Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.
SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar...." (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarih ve 2019/2330 E., 2021/175 K., Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarih ve 2021/697 E., 2021/355 K.,11.11.2021 tarih ve 2021/1623 E., 2021/1446 K., 20.12.2022 tarih ve 2021/5300 E., 2022/5935 K., 02.11.2023 tarih ve 2022/5380 E., 2023/3645 K. sayılı kararları)
Somut olayda, Yargıtay 23. Hukuk ve 6. Hukuk Dairelerinin yukarıda belirtilen kararları doğrultusunda, dava dışı işçinin davalı yüklenicilerin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, davacı üst işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmelerde bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin, işçiyi çalıştıran yüklenicilerden, ödediği bedelin ve fer'ilerinin dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden kısmını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Bu nedenlerle İlk derece Mahkemesince davalıların dava dışı işçinin kendileri yanında çalıştığı dönem için belirlenen kıdem tazminatı tutarının yarısından sorumlu olduğunun kabulü doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, 28/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda davalıların dava dışı işçinin kendilerinde çalıştığı dönemle sorumlu olarak ödenen kıdem tazminatı tutarının tamamından sorumlu olması ihtimaline göre belirlenen tutarlar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 21/11/2025
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/1582, K. 2025/1034, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama