KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ) (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2020/1652 - 2025/1036
- Esas no
- 2020/1652
- Karar no
- 2025/1036
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/06/2020
- Esas-karar numarası
- 2018/964E., 2020/236K.
Karar Metni
1.529 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Taraf vekillerince, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili şirketçe, ... A.Ş. adına Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, poliçe kapsamında olan hasarlar için sigortalıya 41.581,26-USD tazminat ödendiğini, davalının sebebiyet verdiği hasara istinaden, 223.661,44-TL (41.581,26-Amerikan Dolan) asıl alacak, 6.545,21-TL (1.216,83 Amerikan Dolan) işlemiş faiz, toplam 230.206,65-TL (42.798,09-Amerikan Dolan)'nm ödeme tarihindeki T.C.
Merkez Bankası USD efektif satış kuru üzerinden, takip tarihinden itibaren işlemiş faiz, masraf ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsili istemi ile Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14744 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı şirketin borca itirazı sonucunda takibin durduğunu beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, icranın devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; yönetmelik gereği borunun etrafına ve üzerine san kum dökülerek topraktan farklı renkle borunun belirgin hale getirilmesi gerekirken kazı yapılan alanda borunun üzerinde ve çevresinde kumla işaretleme yapılmadığından hasarın meydana gelmesinde ... A.Ş’nin kusurlu olduğunu beyanla davanın reddini, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince "...Somut olayda. Davacı sigorta şirketi tarafından ...
A.Ş. adına Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçesi tanzim edildiği, davalı şirketin 27.10.2017 tarihinde, Sincan OSB Malıköy Kümeevleri mevkiinde yaptığı yol çalışması sırasında, yer altında bulunan, sigortalıya ait çelik doğal gaz borulann/boru hattının hasara uğramasına sebebiyet verdiği, Doğalgaz boru hattının hasar uğramasında dolayı ekspertiz raporu ile Nihai tazminat tutarının 166.325,05 USD olduğunun tespit edildiği, davacı şirketin bu hasar için Müşterek sigorta oranı olan %25 i hissesine düşen payın 41.581,26 USD olarak belirlendiği,
bu zarar nedenliyle davacı şirkete, 13.02.2018 tarihinde, poliçe kapsamında olan hasarlar için sigortalıya 41.581,26-USD tazminat ödendiği, davacının T.T.K'nun 1472. maddesi gereğince sigortalısının haklarına kanunen halef ilkesi gereği davalıdan 41.581,26 USD tazminat bedeli rücu edebileceği, asıl işveren ve alt işvern arasında yapılan sözleşmenin eki olan Teknik Şartnamenin 19.2 . maddesinde, belirtilen unsurlarda zarar yönünden her türlü tedbiri almaktan ve sonuçlarından yüklenicinin sorumlu olduğunun belirtildiği,
Ankara Mülki Sınırında Yol Altyapısı, BSK Asfalt Kaplama, Sanat Yapıla, Alt Üst Geçit Ve Köprü Yapım İşi için teknik şartnamesinin 7.23.,19.1.,19.2., 19.7. maddelerine göre davalının yaptığı yol çalışmasında davalının operatörünün dikkatsizliği sonucu, doğalgaz boru hattının hasara uğramasında meydana gelen zararı tazmininden sorumlu olduğu, oluşan hasarı gidermekle Yüklenici sıfatıyla mesul olduğu, davalı yüklenicinin sebebiyet verdiği hasara istinaden, 223.661,44-TL (41.581,26-Amerikan Dolan) asıl alacak, 6.545,21-TL (1.216,83 Amerikan Dolan) işlemiş faiz, toplam 230.206,65-TL (42.798,09-Amerikan Dolan)'nm ödeme tarihindeki T.C.
Merkez Bankası USD efektif satış kuru üzerinden, alacağa ait kur TCMB USD Efektif satış kurundan hesaplanmakla, davacının sigortalısı ...
A.Ş.’ye Grup Sigorta Poliçesi kapsamında davacının sigortalısına ödediği hasar bedeli olan 41.582,26 USD için 13.02.2018 ödeme tarihinden icra takip tarihi olan 14.12.2018 tarihine kadar 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işlemiş faizi ile talep edebileceği, ancak davacımn % 3,5 faiz oranı ile 1.216,28 USD işlemiş faiz talebinin bulunduğu,
davacının davalıdan 41.581,26 USD karşılığı 223.661,44 tazminat bedeli ve 1.216,83 USD karşılığı 6.545,21 TL işlemiş faiz(talebe bağlılık ilkesi gereği davacının talebiyle sınırlı olmak üzere) ile toplam 42.798,09 USD karşılığı 230.206,65 TL talep edebileceği, kusur durumu ve sorumluluğun belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının hükmolunmamış aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. anlaşılmakla davanın kabulüne..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: yerel mahkeme kararının hüküm kısmında takibin devamına karar verilen tutasın USD cinsinden yazılması gerektiğini, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını, doğalgaz borusunun hatalı döşendiğini, ... A.Ş. tarafından çalışmaya başlanmadan önce teknik nezaretçi gönderilmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçesi nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali davasıdır.
I- Davalı vekilinin istinaf sebepleri yönünden
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
II-Davacı vekilinin istinaf sebepleri yönünden ;
1- Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca; “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.”
Somut olayda , davacı tarafından davalı aleyhine 14/12/2018 tarihinde 223.661,44 TL asıl alacak (41.581,26 USD karşılığı) ve 6.545,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 230.206,65 TL(42.798,09 USD) üzerinden icra takibi başlatıldığı, dava dilekçesi ile de açıkça 42.798,09 USD nin talep edildiği, sadece harca esas değerin belirlenmesi için icra dosyasına 13/12/2018 tarihli kuru üzerinden TL olarak belirtildiği,
taraflar arasındaki borç ilişkisinin yabancı para üzerinden kurulduğu ve davanın itirazın iptali niteliğinde bulunduğu,davacının, TBK’nın 99 uncu maddesi uyarınca seçimlik hakkını, yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı olarak tahsil edilmesi yönünde kullandığı gözetilerek hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekirken hükmün Türk Lirası üzerinden kurulması doğru olmamıştır.
2- İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için; diğer yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın çözümü kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
Somut olayda; alacağın belirlenebilir ve likit olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden davacı yararına anılan madde hükümleri doğrultusunda icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, aksi görüşle yazılı şekilde davacının icra inkar tazminatı isteminin yasal şartları oluşmadığından reddi yerinde görülmemiştir. Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını istinaf sebeplerine uygun olarak düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 21/11/2025
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/1652, K. 2025/1036, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama