KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (H Ükmükaldırarak Yenidenhükümkurulmas I) Davacı ...
- Esas No
- 2020/464
- Karar No
- 2025/71
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2025
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 26/12/2019
- Esas-karar numarası
- 2018/163E., 2019/828K.
Karar Metni
1.101 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin duruşmalı yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili, davalının kooperatifin ortağı olduğunu ve 14/02/2016 günlü genel kurul yapılarak ortakların ödemesi gereken aidatların 2014 yılı için 3.450,00 TL, 2014 yılı için 4 550,00 TL ve 2015 yılı için 7.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL. şeklinde belirlendiğini, alınan karara göre söz konusu aidatların 7.500,00 TL.'lik kısmının Mart 2016 ayında, kalanının da ortaklık aidatına ek olarak Haziran 2017 ayına kadar ödeneceğinin karara bağlandığını, davalının toplam aidatın yarısı olan 7.500,00 TL ile Mart-Kasım ayları için ödenmesi gereken aylık 550,00 TL olmak üzere toplamda 4.950,00 TL aidat borcunu ödemediğini,
alacağın tahsili amacıyla Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2016/23599 esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının alacağa kötü niyetle itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamınını, % 20 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 14/11/2008 günlü bir protokol düzenlendiğini, bu protokol gereği tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, müvekkilinden herhangi bir ad altında bedel talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesince "... davalının davacı kooperatifin peşin ödemeli ortağı olduğu, peşin ödemeli ortakların, inşaatların finansmanı için aidat ödeme yükümlülüklerinin bulunmadığı ve fakat kooperatif amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim, altyapı ve çevre giderlerinden sorumlu oldukları, kaldı ki 14/11/2008 günlü protokol gereği davalıya mali yükümlülük getirilemeyeceğinin kooperatifçe de kabul edildiği, davalıdan Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2016/23599 E. sayılı dosyasıyla talep edilenin 2013-2016 dönemi aidatları olduğu,
14/02/2016 tarihli genel kurulda, genel kurul kararı olmadan önceki yıllarda toplanan aidatlardan peşin ödemeli ortakların da sorumlu tutulacağı açıklanmadığı gibi, aidatların ne kadarlık kısmının genel yönetim gideri, altyapı ve çevre gideri olduğunun da açıklanmadığı, hal böyle olunca, davalının, Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2016/23599 E. sayılı dosyasıyla takibe konu edilen alacaktan dolayı sorumlu tutulamayacağı ve aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazında haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava dilekçesindeki hususları tekrar ederek, protokol hükümlerinin davacının peşin bedelli ortak olduğu anlamına gelmediğini, bu hususta genel kurul kararı olmadığını, ortakların eşit hak ve yükümlülüklere sahip olduğunu, davacının 80.000,00 TL ödeme yaptığına dair delil bulunmadığını, kooperatif defterlerinin incelenmediğini beyan ederek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadırlar. Yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkca ya da zımnen benimsemesi icap etmektedir.
Bu nedenle, sabit ve peşin aidat ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder.
Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsemedikçe 1163 sayılı Yasa'nın 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz.
Somut olayda; ilk derece mahkemesince, davacının peşin bedel ödemek suretiyle ortak olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılmış ise de; davacı yanın istinaf incelemesi kapsamında duruşma açılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi incelemesi sonucu; davalının normal statülü ortak olduğu kanaati bildirilerek, takip tarihi itibariyle davalının aidat ve işlemiş faiz borcunun 12.450,00 TL asıl alacak, 1.383,75 TL. işlemiş faiz olduğu hesaplanmıştır.
Dosyada mevcut olan 14.11.2008 tarihli protokolden,
davalının ortaklığının daha önce doğduğu ve peşin ödemeli ortak olmadığı anlaşılmaktadır. Zira 14.11.2008 tarihli protokolde, davalı ve diğer kişilerin kooperatifin eski ortağı oldukları için borç/alacak ilişkisi
nedeniyle kooperatifle icralık oldukları, protokolün tüm maddelerinde bu kişilerin kooperatifin (eski) üyesi olduklarının açıkça yazılı olduğu, diğer kişilerin istifa ile ayrılacakları, fakat davalı ... ile ...
TOSUN’un üyeliklerini devam ettirecekleri, bu iki kişinin önceden 36.300,00 TL üyelik
aidatı ödemelerinin bulunduğu, istifa edecek üyelerin alacaklarının, üyeliğini devam ettirecek davalı ...
ile ...’un ödeyecekleri (60.000,- + 60.000,-) 120.000,- TL ile karşılanacağı, davalının ortaklığının 2008 yılında protokol ile doğduğunu,
önceden ortak olmadığını söylemenin mümkün olmadığını, böyle bir protokol yapılması için yönetim kuruluna verilmiş
bir yetki, genel kurul kararı olmadığı gibi, protokolde davalı ve diğer kişilerin imzasının da bulunmadığı, protokolde o zamanki yönetim kurulu başkanı ..., hem Yönetim Kurulu Başkanı,
hem de “şahsi borçlu” sıfat ile protokolü imzaladığı, ...’ın, 14.11.2008 tarihli protokolden önce
aidat ödemeli ortak olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Buna göre Dairemizce, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile; HMK'nın 356/(2). maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın kabulüne dair yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 29/01/2025
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip 222724
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/464, K. 2025/71, 28 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama