KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ) (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R) Davalılar
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2020/478 - 2025/167
- Esas no
- 2020/478
- Karar no
- 2025/167
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 21/11/2019
- Esas-karar numarası
- 2018/451 E., 2019/987 K.
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
Karar Metni
1.636 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili ve davalı ... İnş. Müh. Müş. Tur. Jeo. Mad. En. San. ve Tic. Ltd. Şti vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili müvekkili ile davalılar arasında imzalanan sözleşmeler ile ...
Termik Santralindeki Santral Sahasının Genel Temizlik işinin davalılara verildiği, dava dışı ...’ın davalı şirketlerde çalıştığını, davalılarca iş akdinin feshedilmesi nedeniyle Kütahya İş Mahkemesinde dava açıldığı, davanın Mahkemenin 2010/487 Esas 2013/406 Karar sayılı ve 1 1.10.2013 tarihli kararı ile hükme bağlandığını, kararın Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2014/11 649 Esas, 2015/21883 Karar sayılı kararı ile bozulması üzerine mahkeme tarafından önceki kararda direnilmesine karar verildiğini, kararın Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 216/27499 Esas, 2016/29472 Karar sayılı kararı ile onanmak suretiyle kesinleştiğini,
Tavşanlı İcra Dairesinin 2017/832 sayılı icra dosyası sonucu davacı şirket tarafından 21.02.2017 tarihinde 70.322,33-TL ödeme yapıldığını, işçinin diğer davalıların işçisi olarak çalışmış olduğunu, davalılarla yapılan sözleşmede de bu şirketlerin (davalıların) çalıştırdığı bütün işçilerin ücret ve her türlü alacaklarından kendilerinin sorumlu olacağı hükmünün yazılı olduğundan, davacı şirketin ödemiş olduğu miktarı rücuan davalılardan tahsili amacıyla dava açma zaruretinin doğduğunu belirtilerek 70.322.33 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince “…davacı şirketin asıl işveren, davalı şirketlerin ise alt işveren olarak çalıştırdığı dava dışı işçi tarafından açılan dava sonucunda verilen kararın kesinleşmesi üzerine yapılan icra takibi ile davacı kurumun dava dışı işçiye 70.322,33 TL kıdem tazminatı ödemesi yaptığı, incelenen sözleşmeler ve şartnameler kapsamına göre yüklenicilerin işçiik tazminatı alacaklarından sorumlu olacaklarına yönelik açık bir düzenleme yer almadığı,
bu nedenle yerleşmiş Yargıtay uygulamaları gereği yüklenici firmaların dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ve ferilerinden kendi ihale dönemleri ile sınırlı olarak 1/2 oranında sorumlu tutulmaları gerektiği, bu çerçevede hesap bilirkişisi tarafından yapılan 07/10/2019 tarihli hesaplamalar doğrultusunda karar verilmesi gerektiği açıkça anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne” karar verilerek
- 1.545,47 TL tazminatın davalı ... Mühendislik ve Müş Ltd Şti'nden,
- 6.264,30 TL tazminatın davalı ... Elektrik Ür. Dağıtım AŞ'den,
- 11.855,47 TL tazminatın davalı ... Ticaret İnş. Paz. Ltd Şti'den,
- 2.850,54 TL tazminatın davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nden,
- 2.720,02 TL tazminatın davalılar ... (... Hizm. Alım Tem. Taah. İşleri)-... İnş. Müh. Müş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti iş ortaklığından,
- 1.304,19 TL tazminatın davalı ... .... İnş. Hay. Ür. Nak. Gıda Day. Tük. Zir. Or. Mad. Tem. Öz. Güv. Taş. Taah. İth. İhr. Ltd. Şti'nden,
- 3.008,51 TL tazminatın ... İnş. Müh. Müş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti'nden,
Ödeme tarihleri olan 21/02/2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte ayrı ayrı tahsili ile davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine dair hüküm kurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde sorumluluğun yarı yarıya paylaştırılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... İnş. Müh. Müş. Tur. Jeo. Mad. En. San. ve Tic. Ltd. Şti vekili davacının asıl işveren olduğunun yargı kararı ile sübuta erdiğini, rücu isteminin kabul edilemeyeceğini bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE
1-Davalı yanın istinaf sebeplerinin incelenmesinde:
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle muvazaanın tarafı olan kimsenin bunu ileri sürmesinin hukuka uygun bulunmamasına göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince davalı ... İnş. Müh. Müş. Tur. Jeo. Mad. En. San. ve Tic. Ltd. Şti vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı yanın istinaf sebeplerinin incelenmesine gelince: Davacı ile davalıların dava dışı işçiye karşı müteselsilen sorumlu olduklarında tereddüt bulunmamaktadır. Davacının işçiye ödeme yaptıktan sonra bunu müteselsil sorumluların iç ilişkisine göre rücu konusu etmesinde de yasaya aykırılık yoktur. Türk Borçlar Kanunu'nun konuyu düzenleyen 167'nci maddesinin birinci fıkrasına göre "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar."
Düzenleme çerçevesinde işçiye karşı müteselsilen borçlu olan davacı ile davalılar arasındaki iç ilişkiye bakılmalıdır. Gerçekten aksine bir düzenleme bulunmasa bile bunlar arasındaki ilişkinin niteliği tam bir eşitlik göstermemektedir. Daha açık ifade ile davacı üst işveren davalı alt işverenlerin istihkaklarını öderken, işçiye ödenmesi gereken tutarları da aktarmaktadır.
Alt işverenin aldığı bu tutarları işçiye ödemeyerek uhdesinde tutması üzerine ve mahkeme kararına dayalı olarak üst işverenin işçiye yeniden ödeme yapması halinde, hukuki ilişkinin niteliği dikkate alınarak sorumluluğun eşit olduğundan söz edilemez. Aksi takdirde üst işveren işçi için iki kez ödeme yapmış durumuna düşecektir.
Hal böyle olunca ilk derece mahkemesinin sorumluluğu yarı yarıya paylaştırması doğru görülmemiş, davalıların tam sorumluluğuna karar verilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip 1
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/478, K. 2025/167, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama