KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ) (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Mart 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1128 - 2026/503
- Esas no
- 2021/1128
- Karar no
- 2026/503
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 23/03/2021
- Esas-karar numarası
- 2020/183E., 2021/185K.
- Dava
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 04/03/2026
Karar Metni
1.980 kelime·10 dk okuma·2 bölüm
Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Müvekkili şirketin atık toplama-dönüşüm-bertaraf işi yaptığını, karşı tarafın ise atık üreticisi olduğunu, taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini ancak davalı tarafın sözleşmeden kaynaklanan fatura bedelini ödemediğini, sözleşme ile yetkili mahkemenin Ankara mahkemeleri olduğunun belirtildiğini, ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili özetle: Şirket merkezinin Etimesgut'ta bulunması sebebiyle yetki yönünden takibe itiraz ettiklerini, derdestlik itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin 26/08/2019 tarihli sözleşmenin gereklerine uygun davrandığını ve ödemelerini eksiksiz yaptığını, iş miktarının fatura bedeli ile orantılı olmadığını, davacı tarafın faturaların gönderim arasını sözleşmeye aykırı olarak kısa tuttuğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 7. maddesine göre;
ücret ödemelerinin atık üreticisi tarafından aylık dönemler halinde banka hesabına faturanın keşide tarihini takip eden ayın 10. gününe kadar yapılacağı düzenlemesinin olduğunu, icra takibine konu diğer faturaların müvekkiline ulaştırılmadığını icra takibi ile öğrendiğini, davaya konu faturaların hiç görülmediğini savunarak, davanın reddi ile takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; "... dava, davacı şirketin atık toplama dönüşüm ve bertaraf işi yapmakta olup, davalı tarafın ise atık üreticisi olduğu, davacı şirket ile sözleşme imzalandığı, davacı şirketin sözleşme gereği üzerine düşen edimleri yerine getirdiği ve karşı tarafa hizmet verdiği, sözleşmeden kaynaklanan fatura bedelinin davacı şirkete ödenmediği iddiası ile Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2020/2385 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı,
davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmış, taraflar arasında 26/08/2019 tarihinde imzalanan Tıbbi Atık Toplama, Taşıma ve Bertaraf Sözleşmesi olduğu, sözleşmenin 1. Madde ile sözleşmenin dayanağı "...
Belediyesinin Tıbbi Atıkların Toplanması, Taşınması, Tıbbi Atığın Termal Yöntemlerle Bertaraf edilmesi işinin imtiyaz hakkının devri yoluyla yürütülmesi için İçişleri Bakanlığı'nın 15/04/2013 tarih ve 30546965 sayılı kararı, ... Belediyesi ile davacı ... ... Şubesi, ... Tıbbi Atık Taşıma Ve Tem. Hiz.
A.Ş., (her iki şirkete ait adi ortaklık) arasında imzalanan 14/06/2013 tarihli sözleşme, 25/01/2017 tarih ve 29959 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği" kapsamında hazırlandığı, sözleşmenin konusunun sözleşmeye konu olan iş atık üreticisi tarafından ...-...'e teslim edilecek olan tıbbi atıkların, yönetmeliğe uygun olarak toplanması, taşınmazı ve bertarafı faaliyetlerinin gerçekleştirilmesidir, şeklinde belirtildiği anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan ve yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen bilirkişi raporunda; sözleşme gereği Ankara Valiliği mahalli çevre kurulu tarafından her yıl belirlenen tıbbi atık toplama, taşıma ve bertaraf ücreti ödemeleri, atık üreticisi tarafından aylık dönemler halinde ...-...'in bildireceği banka hesabına faturanın kesildiği tarihi takip eden ayın 10. Gününe kadar yapılması gerektiği, davalı tarafın bu faturalara ilişkin iş miktarının fatura bedeliyle orantılı olmadığı şeklindeki iddiasının gerçeği yansıtmadığı, bertaraf ücretlerinin Ankara Valiliği Mahalli Çevre Kurulu tarafından her yıl belirlendiği,
2019 yılında "Ayda 20 kg üzerinde tıbbi atık üreten sağlık kuruluşları için 2,95-TL/kg (KDV hariç), 2020 yılında ayda 20 kg üzerinde tıbbi atık üreten sağlık kuruluşları için 3,10-TL/kg (KDV hariç) olduğu tespit edildiği, ödemelerde olan gecikmelerde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre; yürürlükte olan gecikme zammı oranı uygulanacağı, sözleşme kapsamına alındığı,
her ay için ayrı ayrı uygulanmak üzere %1,6 olarak belirlenmesi hakkındaki kararın 30 Aralık 2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlarak yürürlüğe girdiğini, sonuç olarak davacı tarafından sözleşme kapsamı, tıbbi atıklar, yasal mevzuat gereği davalı firmadan teslim alınarak düzenlenen sevk irsaliyeleri ile bertaraf tesisine teslimlerinin gerçekleştirildiği, davalı tarafça icra takibine konulan faturaların ödemesinin yapılmadığı, taraflar arasında sözleşme imzalandığı, 26/08/2019 tarihi öncesine isabet eden ve ...
Kurumundan alındığı sevk irsaliyelerinde görülen 2019 yılı 8. Ayına ait 7.194,92-TL tutarındaki faturanın davalıyla olan bağlantısı konusunda mahkemece kanaate varılamaması halinde talep edilebilecek asıl alacağın 28.919,85-TL olacağı, Amme Alacağı olarak değerlendirilen hizmete ait gecikme faizinin ise 352,97-TL olarak hesaplandığı, ödemesi yapılmayan faturaların 2019 yılına ait 8. 9. 12. Aylar ile 2020 yılına ait 1. Aya ait faturalar olduğu ve toplamının icra takibinde talep olunan 36.114,77-TL olarak belirlendiği, gecikme faizinin ise 452,86-TL olarak hesaplandığı,
gerekli girişimde bulunulmasına rağmen davalı taraf ticari defter, bilgi ve belgelerine ulaşılamadığı nedenle karşı inceleme yapılamadığına ilişkin raporun sunulduğu görülmüştür.
Bir faturayı alan kişi, aldığı tarihten 8 gün içerisinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahip olup, aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılacağı, her iki tarafın da tacir olduğu, ticari davalarda ticari defterlerle sözleşme ilişkisi ve alacak miktarının ispatı mümkün olduğu, ticari defterlerin kesin delil olduğu,
bir sözleşme ilişkisi sözleşmenin esaslı unsurları üzerinde tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile kurulacağı, 6100 sayılı HMK 219 maddesine göre her iki tarafın ellerindeki belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorunda oldukları, HMK 220.maddeye göre bir tarafın verilen süre içerisinde o belgeyi ibraz etmemesi halinde mahkemece o tarafın amacı değerlendirilerek diğer tarafın o belgelere ilişkin açıklamaları kabul edilebileceğinin ön görüldüğü, her iki tarafın tacir olduğu, ticari işletmeleri ile ilgili olduğu, ticari defter ve belgelerle sözleşme ilişkisi veya alacağın miktarının ispatının mümkün olduğu,
sunulan ticari defterler ve yazılı belgelerin aksinin ancak yazılı ve kesin delillerle de ispatı mümkün olabileceği anlaşılmakla, dava konusu alacakta likit olduğu, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, ...
Hastanesi olarak faaliyet gösteren firmanın tıbbi atıklarının 2019 yılı 8. Ay içinde ... unvanlı kurumdan teslim alındığının, sevk irsaliyelerinde yer aldığı, ... firmasının davalı şirket tarafından alındığı hususu beyan edilmesine rağmen bu konuya açıklık kazandıracak bir belgenin dosyaya sunulmadığı, ayrıca taraflar arasında sözleşme 26/08/2019 tarihinde imzalanmasına karşın bahse konu irsaliyelerin 01/08/2019-27/08/2019 tarihlerinde teslim alınan tıbbi atıklar için düzenlendiği,
bu durumda 2019 yılı 8. Ayına ait hizmet faturasının ... firmasına ait olduğu ve davalı ile ilgisinin bulunmadığı değerlendirilmekle 7.194,92-TL'nin 36.114,77-TL alacaktan indirilmesi gerektiği ve sonuç olarak davalının itirazının 28.919,85-TL asıl alacak ve 352,97-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.272,82-TL üzerinden iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve ayrıca yapılan takibin kötüniyetli olmadığı ve yasal koşulları oluşmadığı nedenle davalı tarafın tazminat talebinin reddine ilişkin davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: ... firmasının davalı ...
Sağlık Eğitim Finansal Danışmanlık Anonim Şirketi ile doğrudan bağlantılı olup (aynı firma) ticaret sicil gazetelerinde adreslerinin aynı olduğunu, sözleşme imzalandığı tarihten sonra 9. aya ait sevk irsaliyesinde görülen ...(...) ile ... firması aynı olup ... unvanının ... olarak değiştirildiğini, karşı yanın kesilmiş olan faturaya ihtirazi kayıt koymadığını veya itiraz etmediğini, dolayısıyla faturanın karşı yanın kabulünde olduğunu, nitekim karşı yanın cevap dilekçesinde; hiçbir şekilde bahsi geçen reddolan faturanın kendilerine ait olmadığını da iddia etmediğini, taleple bağlılık ilkesi gereği;
bu fatura miktarın reddedilmesinin hukuken imkansız olduğunu, davalının hiçbir delil ve belge ile itirazlarını belgelendirilemediğini belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Katılma yolu ile istinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ile davacı yan arasında akdedilen 26/08/2019 tarihli sözleşmenin gereklerine uygun davranarak ödemelerini eksiksiz yaptığını, halen de ticari ilişkilerinin devam etmekte olup ödemeleri eksiksiz yerine getirdiğini, 10.214,05TL 'ye ilişkin bir ödemenin de icra takibi gelmeden yapıldığını, bunun fark edilmesi üzerine derdestlik itirazlarının bulunduğu dosya olan Ankara 15. İcra Müdürlüğü 2020/658E.
Sayılı icra takibine devam edilmediği söylemiyle, ortaya başka bir fatura çıkarılarak yeni bir takip yapıldığını, Borçlar Kanunu'nun 102. maddesinde kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödemenin muaccel borç için yapılmış sayılacağını, birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğunun kabul edileceğini, takip yapılmamış ise ödemenin, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olacağını, ancak bu husus gözetilmeden icra takibine başlandığını ve yapılan ödemenin ilk borçtan düşülmeyerek açıkça hukuka aykırı bir işlem tesis edildiğini,
bilirkişi raporuna itirazlarının da değerlendirilmediğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının faturaların gönderim arasını sözleşmeye aykırı olarak kısa tuttuğunu, reddedilen kısım yönünden tarafları lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak rücuen tahsili istemine ilişkindir.
1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; taraflar arasında sözleşme imzalandığı 26.08.2019 tarihi öncesine isabet eden ve ... kurumundan alındığı Sevk İrsaliyelerinde görülen 2019 yılı 8. Ayına ait 7.194,92 TL tutarındaki faturanın davalı ile olan bağlantısı konusunda Mahkemece kanaate varılamaması halinde, talep edilebilecek asıl alacağın 28.919,85 TL olacağı, Amme Alacağı olarak değerlendirilen hizmete ait gecikme faizinin ise 352,97 TL olarak hesaplandığı belirtilmiş, mahkemece bu hesap esas alınarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından sunulan ticaret sicil kayıtlarında iki şirketin adreslerinin aynı olduğu, ... şirketinin yeni ünvanının Özel ... Hastanesi olduğuna dair kayıtları sunduğu, davalının bu faturaya ilişkin bir savunmasının bulunmadığı ve faturaya itiraz etmemiş olduğu anlaşılmıştır.
Bu kapsamda mahkemece bilirkişi tarafından hesaplanan 36.114,77 TL asıl alacak, 452,86 TL faiz miktarına hükmedilmesi gerekirken yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf itirazının kaulü ile HMK m 353/1,b,2 uyarınca kararı düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/1128, K. 2026/503, 4 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama