KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1232 - 2026/898
- Esas no
- 2021/1232
- Karar no
- 2026/898
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 30/03/2021
- Esas-karar numarası
- 2020/161 E., 2021/293 K.
- Dava
- Alacak
- Yazım tarihi
- 16/04/2026
Karar Metni
748 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Davalı şirketlerde işçi statüsünde çalışmış olan, ... tarafından işçilik alacakları talepli açılan davada, Ankara 35. İş Mahkemesi'nin.
24.10.2017 tarih, 2016/1038 E., 2017/670 K. sayılı karar ile davanın kabulüne, bilahare kararın istinafı üzerine de Ankara BAM 6. H.D.'nin, 12.09.2019 tarih, 2017/4867 E., 2019/1711 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini,bu karara istinaden yürütülen, Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün, 2017/22040 E. sayılı dosyasına 01.02.2018 tarihinde 56.177,43.-TL ve 08.11.2019 tarihinde ise, 13.202,15.-TL olmak üzere toplam 69.379,58.-TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında akdedilen ekli Sözleşmelerin ilgili maddelerinde 4857 sayılı İş Kanununu ve ilgili mevzuat hükümlerinden doğabilecek ihbar tazminatını,
kıdem tazminatı vs. her türlü yasal yükümlülükler ile vergi mevzuatı ve sosyal sigortalar mevzuatı ile ilgili vs. mevzuat hükümlerinden doğacak, çalıştırılacak işçiye ait her türlü yasal yükümlülüklerin yükleniciye ait olacağını, bu hususlarda idarenin hiçbir şekilde sorumlu tutulmayacağına ilişkin hükümler bulunduğunu, böylece davalı şirketin de çalıştırdığı personele ilişkin her türlü hukuki sorumluluğun kendisine ait olduğunu peşinen kabul etmiş olduğunu, talep edilen kalemlerin, sözleşmeler gereğince zaten ödenmiş olduğunu, Yargıtay 11. H.D.'nin.
26.01.2011 tarih, 2009/7874 E., 2011/812 K. ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.05.2004 tarih, 2004/11-254 E., 2004/295 K. sayılı emsal kararlarına göre de davanın kabulü gerekeceğini, belirterek davanın kabulünü, dava dışı işçiye ödenen toplam 69.379,58.TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren TCMB kısa vadeli krediler için öngörülen avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ......Ltd.Şti.ve ... Limited Şirketi vekili özetle: Talebin zamanaşımına uğradığını, ödemelerden müvekkillerinin sorumlu olmadığını, davacının sorumluluğu bulunduğunu, aksi düşünülse dahi yarı yarıya sorumluluk yüklenebileceğini, tüm kayıtların davacı uhdesinde olup çalışma koşullarının da davacı tarafça belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "......Bilirkişi raporunda da işaret edildiği üzere, eldeki davanın tarafları arasında akdedilen hizmet alım sözleşmelerinin bir kısım davalılar bakımından geçerli bulunan 12.1 ve 36.maddeleri uyarınca, dava dışı işçiye ödenen tazminat bakımından sorumluluğun davalılara ait olduğu, bir kısım davalılar bakımından ise sözleşmede açık bir düzenleme bulunmaması nedeni ile sorumluluğun eşit olarak paylaştırılabileceği anlaşılmış ise de, Yerleşik Yargısal içtihatlar nazara alındığında (Yüksek Yargıtay 23. H.D 01.07.2020 Tarih ve 2017/732 Esas ve 2020/2372 Karar) İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin;
yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerektiği kanaatine varılmakla, bilirkişi tarafından tanzim olunan 31/01/2021 tarihli ek raporda yer alan hesaplamalar dikkate alınmış ve aşağıdaki şekilde karar verilmiş, mahkememizce hükmedilen kısa kararda sehven davanın kabulüne şeklinde karar verilmiş ise de,
bu husus gerekçeli kararda düzeltilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne......" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Ödenen bedelin tamamının rücu edildiği, davalıların tam sorumlu kabul edilmesi ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/1232, K. 2026/898, 16 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama