KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1243 - 2026/798
- Esas no
- 2021/1243
- Karar no
- 2026/798
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 05/11/2020
- Esas-karar numarası
- 2018/845 E., 2020/756 K.
- Dava
- Tazminat
- Yazım tarihi
- 10/04/2026
Karar Metni
739 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Dava dışı ...'ün "Ticari Risk Sigorta Poliçesi" ile müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, 21/06/2018 tarihinde yoğun yağış sonucunda bazı yapıların zemin ve bodrum katlarında yağmur suyu baskını yaşandığını, sigortalı iş yerinde hasar meydana geldiğini, Ekspertiz Raporu'nda ikincil derecede sorumlu oldukları kanaatine varılan ... Büyükşehir Belediyesi ve ...
Belediyesi'ne 21.11.2018 tarihli rücu yazısı gönderdiklerini, hesaplanan 323.229,64 TL zarar bedelinin 02.08.2018 tarihinde dava dışı Sigortalısına ödendiğini, bu tutarın birincil derecede zarar sorumlusu davalı ... tarafından, müvekkili Sigorta Şirketi’ne rücuen tazmini gerektiğini öne sürerek şimdilik müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan 323.229,64 TL'nin, ödeme tarihi olan 02.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Su baskınının davacı tarafın kendi kusurundan kaynaklandığını, tek taraflı olarak hazırlanan ekspertiz raporunu ve hasar tespit tutanaklarını kabul etmediklerini, talep edilen tazminat miktarının fahiş ve yasal dayanağı bulunmadığını, İdarenin üzerine düşen görevleri tam anlamıyla yerine getirdiğini, hizmetin işleyişinde hiçbir eksiklik söz konusu olmadığını, müvekkiline atfı kabil kusur bulunmadığını ve idarenin sorumlu olmadığı bir yerde idareyi davalı göstermenin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "......21/06/2018 tarihinde Ankara/Sıhhiye civarına düşen yoğun yağış sonucunda davacı sigorta şirketinin sigortalısının iş yerine yağmur sularının dolması sonucu hasar ve zarar meydana geldiği, davalı ...
Genel Müdürlüğünün bakım ve onarım sorumluluklarını yerine getirmediğinden dolayı davacı şirketin sigortalısına ait iş yerinde yağmur sularının dolması nedeniyle kusurlu olduğu, sigortalı ...'ün kusurunun bulunmadığı, iş yerine yağmur sularının girmesi sonucu meydana gelen hasar ve zarardan davalı ...
Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğu, davacı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına 02/08/2018 tarihinde 323.229,64.-TL hasar ve zarar tazminatı ödediği, davacı şirketin sigortalısına ödemiş olduğu 323.229,64.-TL hasar ve zarar tazminat tutarını TTK'nun 1472/1 maddesi uyarınca ödeme tarihi olan 02/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte sigortalısına halef olarak davalı taraftan rücuen tahsilini talep etmekte haklı olduğu kanaatine varıldığından davanın kabulüne......" karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: ... Deşarj Yönetmeliği'nin 10.maddesine göre "Kanalizasyon şebekesine bağlı veya bağlanacak olan binaların bodrum katlarının atık suları, cazibe ile akıtılabilse dahi mal sahibi, müteahhit veya apartman yöneticisi parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri almak zorundadır.
Aksi takdirde, binaların uğrayabilecekleri zararlardan idare sorumlu olmaz." hükmünün bulunduğu, mal sahibinin atık su parsel bacası ile kanalizasyon şebekesi arasında parsel hattında meydana gelebilecek tıkanıklıkları gidermek ve bakım yapmakla yükümlü olduğu, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediği, bakım yaptırmadığı, önlem almadığı, Ankara 16.İdare Mahkemesi'nin 2007/535 Esas 2008/608 Karar sayılı kararı ile davanın reddolunduğu ve Danıştay'ca da kararın onandığı, haksız fiil olduğundan avans faizi istenemeyeceği ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, sigorta poliçesi kapsamında ödenen zararın tahsili taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/1243, K. 2026/798, 10 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama