KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1373 - 2026/301
- Esas no
- 2021/1373
- Karar no
- 2026/301
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 25/02/2021
- Esas-karar numarası
- 2020/317E., 2021/258K.
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Yazım tarihi
- 11/02/2026
Karar Metni
1.362 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Davalı ... Temizlik ve İlaçlama Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: dava dışı işçinin ... Genel Müdürlüğünün Su ve Kanal İşletme Dairesi Başkanlığının alt işvereni olan şirketlerde çalıştığını ve emeklilik nedeniyle kıdem tazminatını da alarak işten ayrıldığını, alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olduklarını ileri sürerek, 14.602,82 TL kıdem tazminatının ödeme tarihi olan 03/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalı şirketlerden rücuen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... ... Peyzaj Temizlik Anonim Şirketi vekili özetle: işçinin müvekkili şirketteki çalışmasının ihale kapsamında olmadığını, çalışmanın 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçiş işlemine dayanmakta olduğunu, müvekkilin kıdem tazminatından sorumlu olup olmadığı hususunun diğer davalı şirketlerden ayrı değerlendirilmesinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Temizlik ve İlaçlama Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi vekili özetle: İşçiye ödenen kıdem tazminatından asıl işveren davacı kurumun sorumlu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede özel hüküm bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince;"...davanın taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkin olduğu, hizmet alım sözleşmelerinin ihale şartlarıyla belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerden olduğu, bu sözleşme türünde yüklenicinin ediminin hizmetin kendi işçisiyle yerine getirilmesi, işverenin ediminin ise sözleşme bedelinin ödenmesi olduğu,
sözleşme kapsamında yapılması gereken işin yüklenici işçisi tarafından yerine getirilmesi gerektiği, davamızda iş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususunda herhangi bir ihtilafın bulunmadığı ve bu hususun SGK kayıtları gereğince de doğrulandığı, davamıza konu hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun bulunmadığı,
işveren ile yüklenicinin İş Kanununa göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanmasının gerektiği, bu hususta işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması,
işverene işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması durumu dikkate alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ve ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkının bulunduğu ve işçiye ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki bildirilmiş ücret üzerinden hesaplanmasının gerektiği ve hesaplanan kıdem tazminatının tamamında işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu oldukları ve hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 26/11/2020 tarihli rapora istinaden davacının davalılardan alacaklarının ayrı ayrı her davalı için
hesaplandığı, ancak davacının taleplerinin bir kısmının haksız olması nedeniyle ve yukarıdaki gerekçelerledavacının davasının kısmen kabulü..." ile alacak miktarlarına ödeme tarihlerinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Davalı ... Temizlik ve İlaçlama Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle: cevap dilekçesini tekrar ederek, ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılması ile davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca rücuen tazminat taleplidir.
Sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan alacağın tahsili kapsamında talep edilen bedele borçlunun bir ihtar ile temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz istenebilir. Bu durumda davalının miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün iddia edilmediği ve ihtarname sunulmadığı gözetilerek, kabul edilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru değildir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 13.11.2015 tarihli, 2015/3608 E. 2015/7299 K. Sayılı emsal ilamı)
Bu durumda Dairemizce, davalı Davalı ... Temizlik ve İlaçlama Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek faiz başlangıcı yönünden yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/1373, K. 2026/301, 11 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama