KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R) (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1387 - 2026/438
- Esas no
- 2021/1387
- Karar no
- 2026/438
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 09/06/2021
- Esas-karar numarası
- 2020/216E., 2021/415K.
- Dava
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 25/02/2026
Karar Metni
1.156 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Müvekkili şirket sigortalı işletmede 27/07/2018 tarihinde davalı yanca imalatı yapılan ait yağmur suyu toplama deposunun patlaması neticesinde hasar meydana geldiğini, müvekkili şirket sigortalısının zararlarının müvekkili tarafından karşılandığını, yapılan ödemenin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili özetle: Öncelikle yetki, zaman aşımı ve husumet itirazlarının olduğunu, dava konusu deponun TS266 "içme ve kullanma suları standartlarına" uygun imal edildiğini, kullanıcının buna aykırı kullanım yapıldığını ve hasara neden olduğunu, meydana gelen hasarın kullanıcı hatası olduğunu, müvekkilinin imalatçı olarak herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, %20'den aşağı olmamak üzere davalı müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "... dava konusu TS 266'ya göre imalatı yapılan 100m3 kapasiteli paslanmaz saçtan imal edilen içme kullanma suyu depolama tankının sözleşmeye ve standartlara uygun yapıldığı, ayıplı imalat bulunmadığı, dava konusu su tankındaki su kaçağının ve patlamanın yanlış tank seçiminden kaynakladığı, yağmur suyu toplanma tankı olarak st 52 veya st 52-3 kaliteli siyah saçtan imal edilen silindirik tank kullanılması gerektiği, silindirik tankın içinin 100 mikron üç kat epoksi boya ile boyanması şartıyla silindirik tanklarda bağlantılar ve imalat kaynaklı olduğundan modüler su tanklarına göre daha emniyetli olduğu,
tank içinda yağmur suyunun kirli ve asidik olması nedeniyle galvaniz iç bağlantı parçalarında korozyona sebep olduğu, tankın bulunduğu odada su tahliye hattının olması halinde bu hasarların meydana gelmeyeceği, projelendirme kusuru bulunduğu, kaçak su hattının olmaması nedeniyle kaçak suyun bütün binaya yayılmasına zemin hazırladığı, bu durumda binanın sıhhi tesisatını yapan proje ve uygulama şirketinin kusurlu olduğu, davalı ...
Mekanik Mühendislik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin siparişe uygun imalat yaptığı, dava dışı ...
Müh. ve Tic. firmasının hatalı sipariş verdiği, dava konusu 100 m3 içme ve kullanma suları için üretilen 304 kalite paslanmaz tankın yanlış yağmur suyu toplama tankı siparişi nedeniyle, yağmur suyu toplama ve tahliye tesisatlarının hatalı ve eksik yapılması nedeniyle, her yağmur yağması sonrası 100 m3 tanktaki suyun yağmur suyu kanalına boşaltılması gerekirken bunun boşaltılmaması nedeniyle patlamanın meydana geldiği, davalı tank imalatçısı ...
Mekanik Mühendislik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 304 kalite paslanmaz çelikten TS 266 standart ölçülerinde ve sözleşme esaslarına uygun temiz ve kullanma suyu tankı imal ettiğinden kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından, davacının davasının reddine..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hükme esas alınan bilirkişi raporunun kendi içerisinde çelişkiler içerdiğini ve hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını, bilimsel veriler içermediğini, ilk derece mahkemesinin itiraza uğrayan bilirkişi raporuna dayanarak,
yeni rapor almadan hüküm vererek adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarını ihlal ettiğini, mezkur rapor gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu deponun hatalı işçilik nedeni ile herhangi bir dış etkene maruz kalmaksızın patlaması sonucu yoğun miktarda sızan suların hasarlara yol açtığını, hiçbir teknik değerlendirme ve bilimsel veriye dayandırılmadan, yağmur suyunun asidik olduğunun kabulünün açıkça hatalı olduğunu, davalının mezkur olayda basiretli bir tacir gibi davranmadığını, üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve hasarın oluşumuna kusuruyla sebebiyet verdiğini,
basiretli bir tacir olan davalının, dava konusu olayda kusursuz olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Huzurdaki davanın sözleşmeye aykırılık iddasına dayalı rücuen alacak davası olduğunu, rücuen alacak davalarında vekalet ücretinin nisbi olarak belirlenmesi gerektiğini, ancak ilk derece mahkemesince davanın niteliğinde hataya düşülerek vekalet ücretinin maktu olarak belirlendiğini, bu yönüyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, TTK m 1472 uyarınca, Ankara Tren Garı Yangın Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin, olay nedeni ile sorumlu olduğu belirtilen davalıdan rücuen tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalının vekalet ücretine yönelik istinaf itirazı ile ilgili olarak; mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması hatalı olup davalı vekilinin bu yöne ilişkin ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca kararı düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/1387, K. 2026/438, 25 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama