KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/641 - 2025/1046
- Esas no
- 2021/641
- Karar no
- 2025/1046
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 03.12.2020
- Esas-karar numarası
- 2019/416 E., 2020/714 K.
Karar Metni
1.170 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Taraf vekilleri tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında sözleşe akdedildiğini, dava konusu fuarlarla ilgili müvekkili şirket tarafından tüm edimlerin yerine getirildiğini, davalı şirketin müvekkiline olan borçlarını ödememesi üzerine Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6362 sayılı dosyası ile borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığını, borçlu vekili tarafından borca ve yetkiye itiraz edildiğini, yetkili mahkemenin İstanbul/Çağlayan ve Ankara Mahkemeleri ile icra dairelerinin olduğunu ileri sürerek, 28.687,45 TL olan borca itirazın iptali ile asıl alacağın fatura tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle takibin devamına ve alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, sözleşme ile borçlandırabilecek tek kişinin şirketin yetkilisi olan ... olduğunu, bunun çok basit bir şekilde imza sirkülerinden de belli olduğunu, şirketin borçlu olduğundan da bahsedilemeyeceğini, ekte sunulan fotoğrafların kabul edilmediğini savunarak, öncelikle mahkemenin yetkisizliğine, maddi gerçekten ve hukuksal dayanaktan yoksun olarak açılmış davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince "...Taraflar arasında Cezayir ülkesinde düzenlenen 22. Batımatec Yapı ve İnşaat Fuarı'na davalı tarafından katılınacağı yönünde 22.01.2019 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. Bu sözleşmeye göre davalı 24-28.03.2019 tarihinde düzenlenecek olan fuara katılacaktır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 8. Maddesinde ...katılımcı fuar açılış tarihine 120 günden az bir süre önce vazgeçmesi halinde sözleşmenin tüm bedelini öder şeklinde cezai şart belirlenmiştir.
Davalı firma ile organizatör firma arasındaki e-mail trafiğinde davalı firmanın fuara gitmek üzere hazırlandığı, davacının gerekli işlemleri gerçekleştirdiği, fuar alanında davalıya ait stand tahsis edildiği, bu tahsisin fotoğraflarının dosyaya sunulduğu, katılımcı listelerinin bulunduğu tutanağın davacı tarafından dosyaya sunulduğu, davalının kendisine stand ayrılmasına rağmen fuara katılmadığı anlaşılmıştır.
Sözleşme 4.774.EUR üzerinde düzenlenmiştir. Davacı tarafından TL karşılığı olan 28.687,45.TL üzerinden dava açılmıştır.
Davalı fuardan herhangi bir hizmet almamıştır. Bu haliyle hakkaniyet indirimi yapmak gerekmiştir. TBK 182. Madde kapsamında hakime tanınan ceza koşulundan indirim kanaati kullanılarak %50 indirim yapılmış, dava değerinin yarısı üzerinden davanın kabulüne..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Mahkemenin davacı tarafından sözleşmeye konu tüm edimlerin yerine getirildiğini kabul etmesine rağmen faturadaki tutardan resen indirim yaparak kısmen kabul kararı vermesinin sözleşmenin ticari ve bağlayıcı niteliğine aykırı olduğunu, davalının fuara katılmamış olmasının sözleşme bedelini ortadan kaldırmadığını, sözleşmenin 8. maddesinde düzenlenen cezai şartın müvekkilinin üstlendiği maliyetlerin karşılanmasına yönelik olduğunu ve davalının bu madde kapsamında yazılı bir mazeret bildirmediğini,
Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin aynı sözleşme türüne ilişkin emsal kararlarında sözleşmenin bağlayıcı olduğu ve fuara katılmayan davalının sözleşme bedelinden sorumlu tutulduğunun açıkça belirtildiğini, davalının haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiği dosya kapsamından anlaşıldığından İİK m.67 uyarınca inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Taraflar arasında davacının sunduğunu iddia ettiği hizmet sözleşmesine dair müvekkili şirket yetkilisinin herhangi bir imzası veya beyanı bulunmadığını ve bu sözleşmenin varlığının araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkiline usulüne uygun dava dilekçesi tebliği yapılmadığından savunma hakkının kısıtlandığını ve tüm tebligatların şirketi temsile yetkili olmayan kişilere yapılması nedeniyle usulsüz olduğunu, sözleşmenin varlığı kabul edilse dahi davacı tarafından herhangi bir hizmet sunulmadığını,
nerede ve nasıl çekildiği belli olmayan fotoğraflarla hizmet ifasının ispat edilemeyeceğini ve fuara ilişkin tutanak ile kamera kaydının dosyaya sunulmadığını, davacının fuarda müvekkiline ayrıldığı iddia edilen alanın boş kaldığına ilişkin bir tutanak veya kesin delil sunmadığını, verilen kararda davacının sebepsiz zenginleşip zenginleşmeyeceği hususunun değerlendirilmediğini, ancak takdiri indirim gerekçesi ve oranı yönünden itirazlarının bulunmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 24-28 Mart tarihleri arasında Cezayirde yapılacak olan fuara ilişkin "Fuar Katılım" sözleşmesi kapsamında müvekkilinin üzerine düşen tüm edimleri yerine getirmiş olmasına rağmen davalı tarafından hizmetin karşılığı bedelin ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında icra takibi yapıldığı ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyanın Tetkikinde;
Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısı, taraflar arasındaki e- mail yazışmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından hizmet sözleşmesi kapsamında tüm edimlerin yerine getirildiği ancak davalının edimin karşılığını yerine getirmediği anlaşılmıştır. Davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davalının fuara katılım sağlamadığı gerekçesiyle %50 oranında hizmet bedelinden hakkaniyet indirimi yapılması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece, borç likit olduğundan ayrıca kabul edilen alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına da karar vermek gerekirken icra inkar tazminatına karar verilmemesi de doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2 düzenlemesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 28.11.2025
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/641, K. 2025/1046, 28 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama