KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Esas no
- 2021/671
- Karar no
- 2025/459
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/10/2020
- Esas-karar numarası
- 2019/372 Esas-2020/432 Karar
Karar Metni
1.173 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 28.05.2015 tarihli sözleşme uyarınca, müvekkilinin davalıya Acil Sağlık ve Personel Periyodik Sağlık Taraması hizmeti verdiğini, müvekkilinin edimini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve sözleşmenin 28.12.2018 tarihinde sona erdiğini, davalının müvekkilinden çalışan işçilerin (3) yıllık kıdem tazminatlarının ödenmesini talep ettiğini ancak taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmamasına rağmen davalının hukuka aykırı olarak müvekkilinin hakedişlerinden kıdem tazminatı başlığı altında çalışanlarına ödeme yaptığını,
bu nedenle müvekkilinin zor durumda kaldığını ve haksız olarak hakedişlerden kesilen paranın tahsili için takibe geçildiğini, ancak davalının itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin 4.10-11. maddelerinde; çalışan personelin İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülüklerinin yüklenici tarafından ödeneceğinin hüküm altına alındığını, ayrıca Yargıtay içtihatlarında da sorumluluğun yüklenici firmalarda olacağının belirtildiğini, davacının kendi yükümlülüğünü yerine getirmediği için müvekkilinin sözleşmenin 11.2. maddesi uyarınca ödemeleri davacının hakedişinden kesinti yaparak ödediğini savunarak davanın reddi ile %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece Mahkemesi'nce "Dava, haksız olarak kıdem tazminatı adı altında yapılan kesintinin tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın haksızlığı iddiasıyla açılan itirazın iptali davasıdır.
Celpedilen Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2019/88 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının toplam 1.355.476,03 TL fatura alacağının işleyecek faizi ile birlikte tahsili amacıyla davalı hakkında ilamsız takip başlattığı, davalının süresinde tüm borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, iş bu davanın ise süresinde açıldığı çekişme konusu değildir.
Taraf vekillerinin kabullerine göre icra dosyasında belirtilen alacaktan davacı şirkete kısmi ödeme yapılmış kıdem tazminatı olarak çalışanlara yapılan 617.590,49 TL kesinti davacı tarafından kabul edilmediğinden iş bu itirazın iptali davası açılmıştır.
Davacı alt yüklenici ile davalı asıl yüklenici arasında ...
Pompa İstasyonları ve bağlı bulunan tesislerde acil sağlık ve personel peryodik sağlık taraması hizmetlerinin sunulmasına ilişkin 28/05/2015 tarihli üç yıl süreli medikal taşeron hizmet alım sözleşmesi imzalanmış, süre sonunda 28/09/2018 tarihleri ile 31/12/2018 tarihli üç ay geçerli ek hizmet sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşmenin 4.10 maddesinde "yüklenici iş bu sözleşme kapsamında çalıştıracağı personelin kıdem, ihbar ve her nevi tazminat ve işçilik alacakları talebinden sorumlu olacaktır." 4.11 maddesinde ise "...ayrıca yüklenici temin edeceği personelin iş kanunundan kaynaklanan yükümlülüklerini ödemekle mükelleftir.
Yüklenici iş bitirme sonunda tüm çalışanların yasada yer alan oranda tazminatını vermekle yükümlüdür. Bu konudaki tüm sorumluluk yüklenicide olacaktır." hükümleri mevcuttur.
Tarafların davaya ilişkin delil ve belgeleri toplandıktan sonra dosya ehil bir bilirkişiye tevdii edilerek bilirkişiden 10/02/2020 tarihli rapor alınmıştır.
Davalının sunmuş olduğu SGK bildirgeleri, dekontlar ve banka ekstresi incelendiğinde; davacının alt işveren olarak istihdam ettiği işçilere kıdem tazminatı adı altında toplam 617.590,49 TL ödeme yapılmış olup, sözleşmedeki hükümlere göre de alt yüklenici olan davacının istihdam ettiği işçilerle ilgili ödenmeyen kıdem tazminatını sözleşme ile ödemeyi ve sorumluluğu kabul ettiğinden davalı tarafından kıdem tazminatı olarak ödenen ve talep olunan miktarı davacı davalıdan sözleşme hükmü gereği talep edemez.
Toplanan delillere göre davacı her ne kadar sözleşme hükmünde olmamasına rağmen kıdem tazminatı adı altında yapılan kesintinin haksız olduğunu iddia ederek iş bu itirazın iptali davasını açmış ise de; belirtilen sözleşmelere göre ödenen kıdem tazminatından davacının sorumlu olması nedeniyle kesintinin haklı yapıldığı, davacı iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılarak haksız davanın reddine, davacı kıdem tazminatı yönünden takip başlatmakta haksız ve kötüniyetli olduğundan kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece hukuki dayanaktan yoksun olan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığını, davalının hukuka aykırı davranışı nedeniyle müvekkilinin zor durumda kaldığını, davalının müvekkilinin hakedişinden ödeme yaptığını, mahkemece haksız olarak %20 kötüniyet tazminatına hükmedildiğini, alacağın yargılamayı gerektirdiğini, tazminatın haksız olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIK
Uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen sözleşme nedeniyle davalı ihale makamının davacı yüklenicinin işçilerine ödediği kıdem tazminatlarının davacının hakedişinden mahsup etmesi nedeniyle davacının bu nedenle giriştiği takipten dolayı alacaklı olup olmadığı ve hükmedilen icra inkar tazminatının yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, haksız olarak kıdem tazminatı adı altında yapılan kesintinin tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
I-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
II-İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmünü haizdir.
Somut olayda; İlk derece Mahkemesince, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi, davacı alacaklının icra takibinde haksız olduğu anlaşılmışsa da, kötü niyetli olduğunun anlaşılamaması nedenleriyle davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.
Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin kötüniyet tazminatı ile ilgili istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek aşağıda gösterildiği şekilde yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 14/05/2025
Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/671, K. 2025/459, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama