KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Esas no
- 2021/830
- Karar no
- 2025/356
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- Doç. Dr. ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 27/01/2021
- Esas-karar numarası
- 2018/810E., 2021/34K.
Karar Metni
1.570 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Davalı ... vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili davacının 11/05/2010 tarih ve 312 sayılı yönetim kurulu kararı ile davalı kooperatife üye olduğunu, 2. Etap 1. Kısım C blok 8. Kat 34 numaralı dairenin kooperatif yönetim kurulu karar defterinde müvekkil davacı adına kaydının yapıldığını, yönetim kurulu başkanı ... ve üye ... tarafından müvekkil davacı adına üyelik kaydının yapıldığını, üye giriş peşinatı olarak 51.000,-TL alındığını ve borcunun olmadığına dair şerh konulduğunu, söz konusu dairenin teslim edilmediğini,
... ve ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ve Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/142 E. -2018/51 K. sayılı davada zimmet suçundan yargılanarak 5’er yıl ceza aldıklarını ileri sürerek, S. S. ...
Konut Yapı Kooperatifinin 2. Etap 1. Kısım C Blok 8. Kat 34 dairesinin müvekkili davacı adına tesciline, daire mevcut değilse kooperatifteki emsal bir dairenin dava tarihindeki bedelinin tespit edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla bu bedelden 60.000,-TL maddi ve 30.000,-TL manevi tazminatın müvekkili davacının kooperatif üyelik kaydının yapıldığı 11/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Konut Yapı Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kooperatifin üyesi olduğunu, davacı tarafın yalnızca peşinat ödediğini, tapu devri için ödenmesi gereken tutarın 58.000,-TL ve şerefiye olduğunu, davacı tarafın bu şartları yerine getirmediğini, müvekkili kooperatifin 2019 yılı Genel Kurulunda tasfiye bütçesi oluşturacağını, konut tahsisi yapılamayan üyelerin mağduriyetlerinin giderileceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiş, duruşmada ise yönetici olarak görev yaptığı dönemde ibra edildiğini, herhangi bir sorumluluğunun olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiş, duruşmada ise yönetici olarak görev yaptığı dönemde ibra edildiğini, herhangi bir sorumluluğu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince, "Dava, kendisine konut tahsis edilmediği iddiasıyla üyenin açtığı tapu iptali ve tesçil, konut tahsisinin mümkün olmaması halinde konut tazminatı ile manevi tazminatın davalılardan tahsiline yöneliktir.
Kooperatifin eski yöneticileri ... ile ... hakkında da maddi ve manevi tazminat davası açıldığından sorumluluk davalarının da heyetçe görülmesi gerektiğinden iş bu davaya heyet olarak bakılmıştır.
Çekişme, davacının kooperatife üye olup olmadığı, üyeliğinin niteliği, davacıya daire tahsis edilip edilmediği, davacıya verilecek daire olup olmadığı, davacıya verilecek daire yok ise davacının maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, edecek ise kimden talep edebileceği üzerinde toplanmakla tarafların davaya ilişkin delil ve belgeleri toplandıktan sonra dosya inşaat mühendisi ile kooperatifçi bilirkişiye tevdii edilerek 16/12/2019 tarihli rapor alınmış, rapora kooperatif vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine dosya aynı bilirkişilere tevdii edilerek 28/09/2020 tarihli ek raporda bilirkişiler görüşlerini değiştirmemişlerdir.
Davacı, davalı kooperatife 51.000 TL ödeyip üye olmuş, yapılan bilirkişi incelemesinde davacıya tahsis edilecek bir konutun bulunmadığı belirlenmiştir.
Hem davacıya tahsis edilen konutun bulunmaması hem de davacının ödemelerinin kendisi ile aynı durumda olan üyelere göre eksik olması nedeniyle kooperatife borçlu olmakla emsal Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 05/06/2013 tarih, 2013/1681 esas, 2013/3794 karar sayılı ilamında da "... konut tahsis edilmeyen kooperatif üyesine ödenmesi gereken tazminatın hesaplanmasında;
"Somut olayda, davacının normal ödeme yapan bir ortağa göre ödemelerinin eksik olduğu, bu sebeple tapu iptali tescil talebinde bulunamayacağı açıktır. Bu durumda, aşağıda formüle edilen şekilde tazminat hesabı yapılarak sonuca gidilmelidir,
a)Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya arsanın dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.
b)Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin, ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar (Toptan Eşya Fiyat Endeksi Artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak, güncel değeri bulunmalıdır,
c)Bundan sonra, yukarda (a) numaralı bentte bulunan değerden (b) numaralı bentte bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır.
d)Bunu takiben, davacı eksik ödeme yapan ortağın ödentileri (b) numaralı bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı da güncelleştirilmelidir.
e)Bu hesaplamalardan sonra, normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarda (b) numaralı bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, yine yukarda (c) numaralı bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının (d) numaralı bentte eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği, orantı kurallarına göre belirlenmelidir.
Yani sonuç olarak, (d) numaralı bentte bulunan miktar, (c) numaralı bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (b) numaralı bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktara (d) numaralı bentte bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar, davacı ortağın bu davada kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar miktarını belirleyecek ve mahkemece tesbit edilecek miktara hükmedilecektir. ... " şeklinde yöntem belirlenmesi gerektiğine işaret edildiğinden, belirtilen şekilde hesaplama yapılarak davacıya bulunan miktarın maddi tazminat olarak ödenmesi gerekir.
Bilirkişi raporunda da bu ilkelere göre yapılan hesaplama sonucunda bu miktar 215.354,96 TL olarak belirlenmiş, davacı vekili tarafından maddi tazminata yönelik talebini 12/11/2020 tarihli dilekçe ile ıslah ederek bilirkişi raporunda maddi tazminat olarak belirtilen miktara yükseltilmiş, bu miktara ödemenin yapıldığı 11/05/2010 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Davacı 11/05/2010 tarihli ödeme planına göre 51.000 TL ödeyerek davalı kooperatife üye kaydedilmiş, ödeme planında borcu yoktur ibaresi de yer almıştır. Bu ödeme planını yönetim kurulu başkanı sıfatı ile davalı ... ile Başkan Yardımcısı sıfatı ile ... imzalamışlardır. Aynı tarihli yazıda C Blok 8.kat 34 numaralı daire davacıya tahsis edilmiş, abonelik hariç tapu iskan ve imalat fiyatlarına yönelik herhangi bir borcu olmadığı yazılmıştır. Alınan bilirkişi raporuna göre de tahsis edilen yer başka bir şahsa verilip, tapusu da devredilmiştir. Davacıya tahsis edilecek konutun bulunmaması, davacının ödemelerinin kendisi ile aynı durumda olan üyelere göre eksik olduğundan bilirkişi raporunda belirtilen miktarı davacı kooperatiften talep edebilir.
Davacı, üyelik tarihinde kooperatif yöneticisi olan diğer davalıların ağır ceza mahkemesinde yargılandıklarını ve hüküm giydiklerini beyan ederek maddi ve manevi tazminat davasından bu yöneticilerin de sorumlu olduğunu beyan etmiş ise de; kayıtlara göre davacı kooperatife üye olmuş olup, iş bu davayı kooperatife karşı açabilir. İş bu davada davalı olan yöneticilere husumet düşmez.
Davacı her ne kadar ödeme tarihinden itibaren maddi tazminata faiz istemiş ise de; ödeme dava tarihi itibariyle güncellendiğinden maddi tazminat yönünden talep edilen 60.000 TL'ye dava, ıslah edilen miktara ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz istenebilir.
Davacı her ne kadar davalı kooperatiften manevi tazminat talep etmiş ise de; Türk Borçlar Kanununun 58.mddesinde kişilik hakkının zedelenmesi halinde manevi tazminat öngörülmüş olup, tahsis edilen dairenin ortak davacıya verilmemesi manevi tazminatı gerektirir bir olay olmadığından manevi tazminat istemi yerinde değildir.
Toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre davacının 11/05/2010 tarihinde 51.000 TL ödeyerek kooperatife ortak olduğu, aynı tarihte borcu yoktur yazısı verildiği, hem kooperatife girişine ilişkin ödeme planında, hem de borcu yoktur yazısında kooperatif yöneticisi olan davalıların imzalarının bulunduğu, bu belgelerin geçerli olduğu, daha sonra ise davacıya tahsis edilen dairenin başka birine tahsisi yapılarak tapusunun devredildiği,
bu durumda davacıya verilecek başka daire de bulunmadığından davacının ödediği bedeli güncelleştirme sonucu bulunacak tutarın talep edebileceği, alınan bilirkişi raporunda da maddi tazminat olarak talep edilebilecek miktarın belirlendiği, davacının bu miktarla ilgili ıslah talebini ıslah ettiği, maddi tazminattan davalı kooperatifin sorumlu olduğu, yönetici olan diğer davalıların hem maddi hem de manevi tazminattan husumet nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı, davacı her ne kadar kooperatiften manevi tazminat talep etmiş ise de;
manevi tazminat şartlarının oluşmadığı kanaatine varılarak maddi tazminat yönünden kooperatif hakkında açılan davanın kabulüne, manevi tazminat yönünden kooperatif hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davalarının husumet nedeniyle reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yasa yoluna başvuran-Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle: davacının kooperatiften istifa etmediğini, kooperatifin üyesi olduğunu, bu nedenle kooperatif aleyhine tazminat, kira, faiz talep etmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, 14/04/2019 tarihli genel kurulda mağdur olan üyelerin mağduriyetlerinin giderilmesi için karar alındığını, yanlış, usul ve yasaya aykırı bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/472 E sayılı dosyasının beklenmediğini, davacı ödemesinin kooperatif defter ve kayıtlarında gözükmediğini, davanın reddi gerektiğini bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptali tescil mümkün olmadığı takdirde daire bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davalı ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 16/04/2025
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/830, K. 2025/356, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama