KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/430 - 2026/837
- Esas no
- 2022/430
- Karar no
- 2026/837
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 07/10/2021
- Esas-karar numarası
- 2021/229 E., 2021/696 K.
- Dava
- Alacak
- Yazım tarihi
- 15/04/2026
Karar Metni
864 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: ... Genel Müdürlüğünün hizmet binası ve işletmekte olduğu havalimanlarındaki temizlik hizmetlerinin ihale yoluyla yaptırdığını, bir kısım işin 01.05.2010- 31.12.2012 tarihleri arasında davalı tarafından yürütüldüğünü, dava dışı işçi ...'ın işçilik alacakları tahsili istemiyle dava açtığını, Çerkezköy İcra Müdürlüğü 2020/6122 Esas Sayılı dosyaya 21.12.2020 tarihinde 7463.01 TL ödemede bulunduğunu, davalı ile imzalanan muhtelif tarihli sözleşme ekleri teknik şartname ve özel şartnamelerde işçi alacaklarından sorumluluğa ilişkin düzenlemelerin yer aldığını ve alacaklardan davalının sorumluluğu bulunduğunu belirterek şimdilik 7.463,01-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili özetle: Dava için talep edilen alacak için zamanaşımı defiinde bulunduklarını, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, dava dışı işçiye ödemeye ilişkin tüm sorumluğun davacıya ait olduğunu, işçinin başından beri davacı idarenin işçisi olarak çalıştırıldığını, 4857 sayılı İş Kanunun 112'nci maddesine göre kıdem tazminatından davacının sorumlu bulunduğunu, aksi düşünülse bile sorumluluğun işçinin kendi ihale döneminde ne kadar süre ve ücret ile istihdam edildi ise o miktar ile sınırlı olarak sorumluluk yükletilebileceğini, sorumlu tutulacağı tutarın,
dava dışı işçinin kendi bünyesinde çalıştığı dönemin %50 si olacağını ve davanın kabulü halinde faizin başlangıç tarihi ödeme tarihi değil davanın açıldığı tarih olduğunu belirterek bu nedenlerle müvekkil şirket aleyhine açılmış olan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "..... dava dışı işçinin eldeki davadaki taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine istinaden davalı yanında yukarıda belirtilen dönemler içinde çalıştığı, bu çalışması karşılığı işçilik alacaklarından kaynaklı davacı hakkında açılan dava neticesi yapılan ilamlı icra takibi sonrası davacı tarafından ödemede bulunulduğu, yukarıda belirtilen Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereğince işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarına dahil olması,
işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulünün gerektiği, yukarıda belirtilen olgulara uygun olarak kıdem tazminatı ve ferilerinden işçinin alt işverenlerdeki çalışma dönemlerine isabet eden dönemler dikkate alınarak tüm işverenlerin ayrı ayrı sorumlu olduğu nazara alınarak, yargısal denetime elverişli olarak hazırlanan bilirkişi raporuna mahkememizce itibar edildiği,
davacının taleple bağlılık ilkesi gereği istem konusu ettiği ve ödediği tüm bedeli bu esaslara göre davalıdan rücuen tazmini talebinin yerinde olduğu, ödeme tarihi itibarıyla davalının temerrüde düştüğü, taraflar tacir olduğundan bu tarihten itibaren tespit edilen tutara avans faizi yürütülmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne....." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Talebin zamanaşımına uğradığı, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığı, raporun yetersiz ve hatalı olduğu, 6552 sayılı Yasaya göre rücu istenemeyeceği, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığı, aksi düşünülse dahi müvekkilinin kendi dönemi ile sınırlı olarak ve 1/2 oranında sorumluluk yüklenebileceği, kıdem tazminatının ana para dışındaki kısmının rücu edilemeyeceği, ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak taleplidir.
Davalı ... İnşaat Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan inceleme sonucunda, davacı tarafça dava dilekçesinde ödeme tarihinden itibaren faiz talep edildiği, ancak dosyaya temerrüdün oluştuğuna dair belge sunulmadığı, bu durumda davalı yönünden temerrüdün davanın açıldığı tarihte oluştuğu anlaşılmıştır.
Buna göre ilk derece mahkemesince, dava tarihinden itibaren avans faizi yütürülmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davalı ... İnşaat...Ltd.Şti.vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/(1)-b.2. madde uyarınca, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2022/430, K. 2026/837, 15 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama