KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/482 - 2026/1122
- Esas no
- 2022/482
- Karar no
- 2026/1122
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 28/09/2021
- Esas-karar numarası
- 2019/675 E., 2021/568 K.
- Dava
- Tazminat
- Yazım tarihi
- 13/05/2026
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Müvekkilinin gayrimenkul değer tespiti işini davalılara yaptırdığını, davalıların yapmış olduğu değer tespitinin gerçeği yansıtmadığının yapılan değer tespitinde taşınmazın bedelinin gerçeğinden daha yüksek tespit edilmiş olduğu kanaati ile takip yapan bankanın müvekkiline başvurduğunu, müvekkilinin bankaya 369.909,22-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını ve davalıların eylemleri nedeniyle zarara uğradığını öne sürerek müvekkilinin bankaya yapmış olduğu bu ödemeye davalıların sebebiyet vermesi nedeniyle rücuen yapılan 369.909,22-TL ödemenin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Hak düşürücü sürelerin ve zaman aşımı süresinin geçtiğini, davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, gerekli emsal bedel araştırmaları ve keşifler yapılarak teknik hiçbir hata olmaksızın rapor düzenlendiğini, taşınmazlar üzerinde rapor tarihi itibariyle 4.000.000,00-TL'lik ipotek bulunduğunu, müvekkillerinin tüm raporlarda oldukça teferruatlı ve yeterli araştırma yaptığını, araştırmalara ilişkin şifahi görüşmelerini bile rapora not ettiğini, 10'a yakın emsal ve değerlendirmeye ilişkin araştırma yapıldığını,
bankanın teminat gösterilen taşınmazların icrai satıştan sonra alacağını tahsil için gerekli icrai yollara başvurup başvurmadığının araştırılması gerektiğini, dava dışı bankanın söz konusu 2 müşteriye kredi kullandırma aşamasında yeterli araştırmayı yapıp yapmadığının mutlaka araştırılması gerektiğini, sözleşmedeki ayıptan doğan sorumluluğun yükleniciye yüklenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "......bilirkişiler tarafından belirlenen bedel ile davalı tarafça birinci ve ikince ekspertiz raporları ile belirlenen miktarlar arasında davacı tarafın iddia ettiği şekilde davacının zarara uğramasına yol açacak şekilde bir fark bulunmadığı, hatta (üçüncü) 05.06.20014 tarihli ekspertiz raporunda ise taşınmazların değerinin daha düşük belirlenmiş olduğu, davalılar ile bilirkişilerin belirlediği değerlerin birbirine yakın olduğu, davalıların yapmış olduğu ekspertiz işlemlerinin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğuna ilişkin de bir delil bulunmadığı, bu nedenle davacı tarafın belirlenen değerler yönünden oluşan herhangi bir zararının söz konusu olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak, ispatlanamayan davanın reddine......" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve hüküm vermeye elverişsiz olduğu, emsal kayıtların bulunmadığı, rapora itirazlarının cevaplanmadığı, eksik inceleme ile hukuka aykırı karar verildiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan rücuen alacak taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2022/482, K. 2026/1122, 13 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama