KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi ... T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ) (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Esas No
- 2022/555
- Karar No
- 2022/987
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2022
Karar Metni
2.709 kelime·14 dk okuma·13 bölüm
....
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI
.....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
Ankara 3. Asliye ... Mahkemesi
TARİHİ : 08/07/2021
ESAS-KARAR NUMARASI .....
Konkordato talep edenler ile alacaklılar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İstemciler vekili müvekkillerinden ..... ana faaliyet konusunun inşaat yapım işleri olduğunu, geçmişte büyük projeler tamamladığını ve hali hazırda devam eden ihaleli işlerinin bulunduğunu, alacaklı sayısının 253 olduğunu, şirketin bu zamana kadar yazılmış herhangi bir çeki ve hakkında yapılmış bir icra takibi bulunmadığını, yapılan işler karşılığında ödenmesi gereken yüksek miktardaki alacakların ödenmediği için piyasada hissedilen kriz nedeni ile taahhütlerini ifa edememe ve bir anda ticari faaliyetini sona erdirme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, şirketin borca batık olmadığını;
Müvekkillerinden..... elektrik ve elektronik işlemler, inşaat ve nakliye işleri ile iştigal ettiğini, döviz kurlarındaki artış ve piyasada yaşanan likidite darboğazı nedeniyle bankaların yeni kredi kullandırmadığı gibi mevcut kredi limitlerini de kullandırmadığını, 90 günü aşan çek veya senetleri dahi teminat olarak kabul etmediklerini, ticari mallarda yaşanan stok birikmesi ve ekonominin kötü gidişatına bağlı olarak şirket bünyesinde bulunan ticari malların nakde dönüştürülmesinde sıkıntılar ortaya çıktığını, müşterilerin ödemelerini yapmadığını;
Diğer müvekkilleri ..... ve ... her iki şirketin borçlarına kefil olduğunu ileri sürerek konkordato mühleti verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince istemci şirketlerden .... İcra ve İflas Kanunu'nun 305’inci maddesinde sayılan tasdik koşullarını sağladığı gerekçesiyle onun hakkındaki konkordatonun adi alacaklar yönünden tasdikine ve “projenin tasdik kararının kesinleştiği tarihten itibaren bağlayıcı olacak şekilde adi alacaklıların alacaklarının, konkordato projesinin tasdikini takip eden aydan itibaren altı ay ödemesiz + üç ayda bir dört eşit taksitlerle ödenmesine”;
..... rehinli alacaklar için önerdiği konkordato ile diğer istemciler bakımından gerek adi gerek rehinli alacaklar bakımından konkordato tasdik koşulları sağlanamadığından bunlara yönelik istemlerin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
1. İstemciler vekili istinaf dilekçesinde: - Mahkeme kararını kopyalamış, - ... Borçlar Kanunu'nun 594’üncü maddesini aynen yazmış, - Müvekkili gerçek kişilerin konkordato kapsamında borçlarını ödeyebilecek düzeyde mal varlıklarının bulunduğunu bildirdikten sonra
- “Yapılan adi alacaklılar toplantısında oy hakkı bulunanlar arasında kefil sıfatı ile borçlu olan vekil edenlerin alacaklılarının yer almadığı görülmektedir. Komiser heyeti tarafından asıl borçlu şirkete ve komiser heyetine gönderilen bildirimlerin tamamında asıl borçlunun yanında müteselsil kefillerin de borcu bildirilmiştir.
Bununla birlikte vekil eden gerçek kişilerin ve .....kefalet sözleşme ile sınırlı oldukları miktar ve bu alacaklıların oy hakkının bulunduğu hususu dikkate alınmamıştır. Komiser heyetinin bu hususu dikkate alması durumunda oy hakkı bulunanların olumlu (kabul) oy verme ihtimalinde gerçek kişiler bakımından sunulan projenin tasdik edilme ihtimali de söz konusu olacaktı.
Nitekim bu hususun dikkate alınmamasının neticesi olarak belirttiğimiz tasdik ihtimali de ortadan kalmış bulunmaktadır. Bu nedenle ... ... İnşaat Sanayi ve ... Limited Şirketi ... ve...bakımından konkordato projesinin tasdiki teklifinin reddi kararının kaldırılması gerekmektedir” şeklinde beyanda bulunarak [özetlenememiştir] ilk derece mahkemesi kararının tasdik kararı dışında kaldırılmasına ve diğer müvekkillerinin konkordatolarının da tasdikine karar verilmesini istemiştir.
2. Alacaklı ... ... AŞ vekili 18.11.2021 günlü istinaf dilekçesinde:
- Müvekkilinin alacaklarının nisapta hatalı değerlendirildiğini,
- Çek alacaklarının banka alacaklarına oranla çok yüksek meblağlara ulaştığını ve oylamanın manipüle edildiğini; bu hususun komiserlikçe ve mahkemece değerlendirilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve tasdik talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Alacaklı ... ... ... AŞ vekili 18.11.2021 günlü istinaf dilekçesinde:
- Komiserler kuruluna yazdırdıkları alacağın projede yer almadığını, mahkemece banka kayıtları üzerinde yeterince inceleme yapılmadığını,
- Alacaklarının çekişmeli hale geldiğini,
- Borçlu işletmenin reel mali durumunun ve projenin alacaklıların menfaatlerine uygun olup olmadığının ilk derece mahkemesince yeteri kadar incelenmediğini,
- Tasdik koşullarının oluşmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve tasdik talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
4. Alacaklı ... ... AŞ vekili 29.12.2021 günlü istinaf dilekçesinde:
- Adi alacaklarının nisaba eksik biçimde alındığını; rehinli malların kıymet takdirlerinin sağlıklı yapılmadığını ve buna bağlı olarak nisaba girecek alacakların eksik belirlendiğini,
- Ödemelerin hangi kaynaktan yapılacağı hususunun açıklanmadığını,
- Kesinleşmeden itibaren taksitlerle yapılacak ödemelerin alacaklılara zarar vereceğini ve kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve tasdik talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
5. Alacaklı ... ... AŞ vekili 29.12.2021 günlü istinaf dilekçesinde:
- Konkordato isteyen ....... konkordatosunun tasdik edilmediğini fakat iflasına karar verilmesi gerekirken bunun yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş,
- “Konkordato projesine göre nisaba dahil edilen tutarların tamamının ödenmesi teklif edilmektedir. Ancak geçici likidite sıkıntısı içinde olduğu ifade edilen firmanın konkordato talebi ile borçların faizsiz olarak ödenmesinin amaçlandığı, firmanın yeterli likidite desteğine sahip olduğu anlaşılmaktadır. Keza, konkordato komiserliğinin nihai raporunda firmanın iflas etmesi halinde dahi -bir kabul anlamına gelmemesi, dava ve takip haklarımız saklı kalmak üzere- bilanço borcunu tamamen ödeyebileceği belirtilmektedir” demiş [özetlenemediğinden aynen aktarılmıştır],
- Tasdik edilen konkordato projesinde yer alan tutarların borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını ve ilk derece mahkemesince bu konuda yeterli araştırma yapılmadığını; beklenen kaynakların, alacaklarının tamamının faraziyeye dayandığını;
- Konkordato komiserler kurulunun nihai raporunda ... hakkında 5.577.248,99 TL likit beklentisinin bulunduğunun belirtildiğini ancak bu beklentinin somutlaştırılmadığını; likit beklentisinin 231.934,71 TL tutarındaki kısmı hakkında personel avansları açıklaması yapıldığını, diğer yandan aynı raporda 252.101,45 TL personele borç bulunduğunun belirtildiğini; 2.722.557,73 TL maddi duran varlık bulunduğunun belirtildiğini fakat buna ilişkin bir değer tespit raporunun bulunmadığını; 11.541.888,17 TL tutarında “verilen sipariş avansları” ile “ilk madde ve malzeme” bulunduğunun belirtildiğini fakat söz konusu sipariş avanslarının kimlere verildiğine dair bir açıklama ve malzemelerin değer tespitine ilişkin bilirkişi raporlarına rastlanmadığını;
- Alacaklılar yararına yeterli güvence oluşturulmadığını,
- ...’den 09.07.2018 tarihi itibariyle;
786.720,37 TL nakdi,
42.027,42 TL gayrinakdi,
636.217,40 TL ... .... olan müteselsil kefaleti sebebiyle alacaklı olduğunu ve bu tutarın 573.823,27 TL’lik kısmının borçlu işletme tarafından kabul edildiğini; oysa mahkemenin 07.06.2021 tarihli ara karar ile müvekkilinin adı geçen şirketten nakdi veya gayrinakdi alacağının bulunmadığına karar verildiğini,
- Gelinen noktada istemci ... hakkında verilen tasdik kararının kaldırılmasına ve ... .... iflasına karar verilmesini istemiştir.
6. Alacaklı T. ... ... AŞ vekili 29.12.2021 günlü istinaf dilekçesinde:
- Alacaklarının borçlu tarafından haksız biçimde itiraza uğradığını, geçici ve kesin mühlet içinde tazmin edilen teminat mektubu tutarlarının da nisapta dikkate alınmadığını,
- Riski devam eden gayrinakit alacakları yönünden bunların nakde dönmesi halinde konkordato projesine dahil edilmesi hususunda bir karar verilmediğini; bu durumda nakde dönen alacaklarının tahsili hususunda müvekkilince izlenecek yolun müphem olduğunu,
- Konkordato komiserlerinin süreci yasaya uygun şekilde yürütmediğini, müvekkili alacaklarının teminatı olmak üzere üç taşınmaz üzerine ipotek tesis edilmiş olmasına rağmen sadece bunlardan biri hakkında kıymet takdiri yapıldığını ve sadece bunun değeri olan 275.000,-TL üzerinden rehinli, bakiye kısmın adi alacak sayıldığını; 670.569,49 TL olarak hesap edilen bu tutarın da hatalı olduğunu,
- Vadenin çok uzun olduğunu ve tek bir borçlu şirketi korumak adına diğer alacaklıların büyük ölçüde mahvına sebep olunduğunu,
- İlk derece mahkemesince itiraza uğrayan alacaklar yönünden depo kararı verilmemiş olmasının da alacaklıların haklarını zedelediğini,
- Sunulan belgelerin İcra ve İflas Kanunu'nun 286’ncı maddesine uygun olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve tasdik talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
7. Alacaklı ... Başkanlığı vekili 05.01.2022 günlü istinaf dilekçesinde:
- Konkordatonun kurum alacaklarının tahsilini güçleştirdiğini,
- Yasal koşulların oluşmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve tasdik talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE
I- İstinaf hakkı bulunmayan alacaklılara yönelik olarak
Konkordatonun tasdiki kararları ancak toplantıda olumsuz oy kullanan ve tasdik duruşmasına kadar itirazlarını bildiren alacaklılar tarafından istinaf edilebilir (İİK m.308/a). Konkordatoya itiraz kurumu İcra ve İflas Kanunu'nun 304’üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiş ve duruşma tarihinin gösterildiği ilanda alacaklıların duruşmadan en az üç gün öncesine kadar yazılı olarak itiraz etmek suretiyle duruşmada hazır bulunabilecekleri hususunun ayrıca gösterileceği düzenlenmiştir. Bu şekilde itiraz etmeyen alacaklıların duruşmaya katılma hakkı bulunmadığı gibi karara karşı yasa yollarına başvurma hakkı da bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinde komiserler kurulu raporunun 05.07.2021 günü sunulduğu ve dosyanın üç gün sonra 08.07.2021 günü karara bağlandığı; bu haliyle duruşma ilanı yapılmadığı ve alacaklılara itiraz olanağı sağlanmadığı görüldüğünden istinaf yoluna başvuran alacaklılar bakımından itiraz koşulu aranmamıştır.
II- Konkordatoya tâbi bulunmayan ... Başkanlığına yönelik olarak
İcra ve İflas Kanunu'nun “konkordatonun hükümleri” başlıklı 308/c maddesinin ikinci fıkrasında bağlayıcı hale gelen konkordatonun, konkordato başvurusundan önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburi olduğu, aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise 6183 sayılı Kanun kapsamındaki kamu alacakları hakkında bu maddenin ikinci fıkrası hükmünün uygulanmayacağı açıkça gösterilmiştir.
... Başkanlığının prim ve idari para cezası alacakları kamu alacağı niteliğinde olduğundan konkordato adı geçen kuruluş için bağlayıcı değildir. Bir diğer ifade ile ... Başkanlığının sözü edilen alacakları borçlu tarafından vadesinde ve tam olarak ödenecektir.
Bu yasal düzenlemeler ışığında ... Başkanlığının ilk derece mahkemesinde konkordatonun tasdikine ilişkin olarak verdiği kararı istinaf etmekte hukuki yararı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352/1-ç düzenlemesi uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmelidir.
... Başkanlığı vekili 16.06.2022 günlü dilekçe ile Dairemize alacaklarını bildirmiştir.
Konkordatoda alacakların bildirileceği yer konkordato komiserleri, bildirilecek süre ise davet ilanının yapılmasından itibaren on beş gündür (İİK m.299). Bu ilan 05.05.2021 günü yapılmıştır.
Dairemize yapılan bu başvurunun hiçbir yasal karşılığı bulunmadığından, bu konuda bir karar verilmesine de gerek görülmemiştir.
III- Geçici mühlet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu yönündeki istinaf istemlerine yönelik olarak:
Alacaklı T. ... ... AŞ vekili yasada sayılan belgelerin usulünce ve tam olarak sunulmamasına rağmen borçlulara mühlet verilmesinin hukuka aykırı olduğu yönünde bir istinaf sebebi ileri sürmüştür.
İcra ve İflas Kanunu'nun 287'nci maddesinin son fıkrası uyarınca geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı gibi aynı Kanun'un 293'üncü maddesinin birinci fıkrasına göre de kesin mühlet talebinin kabulüne ilişkin kararlara karşı yasayoluna başvurulamaz.
Bu iki düzenleme yasayollarını sadece bu kararların verildiği tarihte değil yargılama sonunda verilen nihai karar aşamasında da kapatmıştır.
Açıklanan nedenlerle T. ... ... AŞ vekilinin istinaf dilekçesinin bu yöne ilişkin kısımının reddine karar vermek gerekmiştir (HMK m.346/1).
IV- İtiraza uğrayan alacağın nisaba dahil edilmesi istemlerine ilişkin olarak
İcra ve İflas Kanunu'nun 300’üncü maddesi uyarınca konkordato komiseri yazdırılan alacaklara karşı borçlunun beyanını alır. Borçlunun itiraz ettiği alacaklar çekişmeli hale gelir. Bu durumda alacaklının yapması gereken şey, alacağının itirazlı kısmının ne şekilde nisaba dahil edileceği hususunda mahkemeden karar almaktır (İİK m.302/VI). Nitekim somut olayda mahkemece bu yönde verilen kararlar dosyaya yansımıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, mahkemenin bu konuda verdiği kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği için çekişmeli alacakların ayrıca dava konusu edilmesine imkân sağlanmıştır (İİK m.308/b).
Açıklanan nedenlerle çekişmeli hale gelmiş alacakların istinaf sebebi yapılmasına ve bu tutarların bölge adliye mahkemesince belirlenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Bunlar dışındaki itirazların tasdik kararının istinafı aşamasında ileri sürülerek nisabın yeniden oluşturulması yoluna gidilmesi mümkün değildir. Komiserlerin bu yöndeki sorumlulukları saklıdır.
... ... AŞ, T. ... ... AŞ, ... ... AŞ ve T. ... ... AŞ, vekillerinin bu yöne ilişkin istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir.
V- İstemci vekili ile ... ... AŞ, T. ... ... AŞ, ... ... AŞ, T. ... ... ve T. ... ... AŞ vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf başvuru nedenlerine ilişkin olarak:
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359’uncu maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle borca batık durumda bulunmayan istemcinin iflasına karar verilemeyecek olmasına göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince istemciler vekili ile diğer alacaklılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
VI- ... ... AŞ, T. ... ... AŞ, ... ... AŞ, T. ... ... ve T. ... ... AŞ vekillerinin diğer istinaf sebeplerinin incelenmesinde:
Adi alacaklılar bakımından konkordatosu tasdik edilen .. mali durumunun borca batıklık düzeyinin üzerinde olduğu, projenin "tasdiki takip eden aydan itibaren üç ayda bir dört eşit taksit" şeklinde tanımlandığı ve ödemenin bir yıl içinde tamamlanacağı belirtilmiştir.
Ne var ki, projede olmamasına rağmen mahkemece ödemede çelişki yaratılacak şekilde "projenin tasdik kararının kesinleştiği tarihten itibaren bağlayıcı olacak şekilde" tasdik edildiği gözlemlenmiştir. Bu şekildeki tasdik kararı gerek alacaklıların alacaklarını ne zaman alacakları gerek borçlunun ödemeleri ne zaman yapacağı konusunda tereddüt yaratmaktadır. Açıklanan nedenle kesinleşme değil tasdik kararı tarihi başlangıç sayılmalı, ancak çelişki nedeniyle ilk derece mahkemesi kararına göre takvimin başlatılması fesih ihtimalini gündeme getireceğinden, tarihin Dairemiz tasdik kararı ile başlatılması uygun bulunmuştur (HMK m.353/1-b.2).
VII- Mahkeme kaleminin sorumluluğu bakımından
Mahkeme kalemlerinin ... ve işlemlerini mümkün olan en kısa sürede ve yasaya uygun biçimde yapması gerekir.
Konkordato (ve iflas) ivedi işlerden olup yasa koyucu gecikmeleri engellemek için bildirimler için tebliğ yerine ilanı benimsemiş, bu tür işlerin adli tatilde de görüleceği hususunu açıkça belirtmiştir (HMK m.103 vd.). Bunları talebe de bağlamamıştır.
Somut olayda karar 08.07.2021 günü verilmiş ve kaldırılan kararda bağlayıcılık tarihi olarak "kesinleşme" bir diğer ifade ile istinaf ve temyiz denetim süreçlerinin geçirilmesi ile ulaşılan tarih belirtilmiştir. İlanlar çok geciktirilmeden 05.08.2021 günü yapılmıştır.
Bu durumda mahkeme kaleminin istinaf süresinin dolmasının hemen ardından ya da en geç birkaç gün içinde dosyayı bölge adliye mahkemesine göndermesi gerekir. Oysa mahkeme kalemi dosyayı istinaf incelemesi üzerine Dairemize ancak 16.03.2022 günü göndermiştir. Arada yedi aydan fazla bulunmaktadır.
Bu işlemlerdeki gecikme kesinleşmeyi de geciktireceğinden, ödemelerin başlamasının da ertelenmesi sonucunu doğurmakta, alacaklılar için büyük hak kayıplarına yol açmaktadır.
Açıklanan nedenlerle sorumluların tespiti ve gerek disiplin gerek ceza hukuku bakımından gereğinin takdir ve ifası için kararın bir örneğinin Ankara İlk Derece Adalet Komisyonu Başkanlığı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 10/06/2022
........
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2022/555, K. 2022/987, 8 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama