KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R) İhtiyati Tedbir Talep Eden/ Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/788 - 2024/785
- Esas no
- 2024/788
- Karar no
- 2024/785
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 15.02.2024 Tarihli Ara Karar
- Esas-karar numarası
- 2024/99E.
- Davacı
- —
- Karşı taraf/ davalı
- —
Karar Metni
790 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İhtiyati tedbir talep eden/ davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
İhtiyati tedbir talep eden/ davacı vekili, taraflar arasında RES katkı payı sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme ve yönetmelik hükümlerine aykırı olarak katkı payı hesabı yaptığını, fazla olarak istenen 38.879.171,81 TL’nin ödenmesi için yazı gönderildiğini, davalının icra takibi başlatması halinde davacının kredi itibarının zedeleneceğini ileri sürerek, 17/01/2024 tarihli KDV dahil 46.348.297,52 TL bedelli faturanın KDV dahil 38.879.171,81 TL’lik kısmının icra takibine konu edilmemesi için teminat karşılığında ihtiyati tedbir karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesince "... davanın taraflar arasında imzalanan RES Katkı Payı Sözleşmesi kapsamında davalı tarafından düzenlenen fatura nedeniyle menfi tespit talebi taraf delilleri toplanmak suretiyle yapılacak yargılama neticesinde değerlendirilebileceğinden talep yargılamaya muhtaç bulunmakla mevcut dosya kapsamı uyarınca yasada aranan yaklaşık ispat koşulu bu aşamada yerine getirilmediğinden dava konusu edilen davalı faturasının takibe konu edilmesinin önlenmesine ilişkin yerinde görülmeyen ihtiyati tedbir talebinin reddine..." karar verilmiştir.
İhtiyati tedbir talep eden/ davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: müvekkili şirket tarafından her yıl, davalının mevzuat ve taraflar arasındaki anlaşma hükümlerine aykırı ve yanlış hesaplayarak düzenlediği katkı payı bedeli faturasına karşı fazla kısım için menfi tespit davası açıldığını, bu davalarda mahkemelerce ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verildiğini, bir kaç davada verilen ihtiyati tedbir kararının reddi kararlarının da Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi’nin kararlarıyla düzeltildiğini,
tedbir taleplerinin kabulüne ve davalı tarafından icrai işlem başlatılırsa takibin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına dair yeniden esas hakkında karar verildiğini belirterek, İlk derece Mahkemesinin 15.02.2024 tarihli ara kararının düzeltilmesine ve yeniden esas hakkında karar verilerek ihtiyati tedbir taleplerinin teminat karşılığında kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki RES Katkı Payı Anlaşması uyarınca, davalı tarafça düzenlenen faturanın bir kısmından borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, davacının, dava konusu edilen tutarın icra takibine konu edilmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesi talebinin reddine ilişkin ara kararı istinafa konu edilmiştir.
İlk derece mahkemesince, HMK'nın 389. maddesi hükmü uyarınca ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 72. maddesinde; borçlunun, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabileceği; icra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkemece, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceği belirtilmiş olup, bu madde özel bir tedbir türünü düzenlemiştir.
Eldeki davada, istem tarihi itibariyle bir icra takibi yapıldığına dair dosyada herhangi bir savunma ve bilgi de bulunmamaktadır.
İİK'nın 72/2.maddesinde, mahkemece %15'den az olmamak üzere alınacak teminat karşılığında tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiş olup, eldeki davada da teminat yatırılması karşılığında icra takibinin durdurulmasına dair tedbir kararı verilmesinde bir engel bulunmamaktadır.
Öte yandan İİK'nın 72/4. maddesinde; "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." hükmü düzenlenmiş olup; alacaklı tarafın belirtilen anlamda bir zararının olması halinde anılan madde uyarınca, zararın karşılanması olanağı da bulunmaktadır.
Açıklanan nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 22/05/2024
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2024/788, K. 2024/785, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama