İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2024/889 K.2024/1021

.

Esas2024/889Karar2024/1021Tarih9 Temmuz 2024Okuma12 dk · 2.386 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi . T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (D İrenme )

Esas No
2024/889
Karar No
2024/1021
Karar tarihi
9 Temmuz 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.386 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

.

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

.

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ

Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 16/01/2019

ESAS-KARAR NUMARASI :.....

Dairemizin 19.12.2023 tarih ve 2023/1263E., 2023/2015 K. sayılı kararının, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 18.04.2024 tarih ve 2024/242 Esas ve 2024/950 Karar sayılı kararıyla, bozulmasına karar verilmesi üzerine HMK'nın 373/(3). maddesi uyarınca duruşma açılmasına karar verildi. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

Konkordato isteyenler vekili müvekkillerinin ekonomik sorunları nedeniyle borçlarını ödeyememe tehlikesi altında bulunduklarını, şirketin faaliyetini sürdürmesini sağlayarak muhtemel bir iflasın önüne geçmek ve borçlarını ödeyerek alacaklıların mağdur olmasını önlemek adına konkordato başvurusu yapılmasının zorunlu hale geldiğini, müvekkili ... ...'in şirketin ortağı ve müdürü, müvekkili ... ...'in şirketin kurucu ortağı olup banka borçlarında şahsi kefaletleri bulunduğunu, banka ve finans kurumlarına olan borçlarını bir yılı ödemesiz toplam üç yıllık vade ile ödemeyi öngördüklerini ileri sürerek konkordato başvurusunda bulunmuştur.

Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.10.2020 tarih 2018/928 E., 2019/52 K. sayılı Ek kararıyla:

Konkordato isteyen şirket ile ... ... açısından İİK'nın 304 ve 305'inci maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleştiği,

Konkordato isteyen ... .. ilişkin herhangi bir konkordato projesi hazırlanmadığından alacaklar toplantısında bunun oylanamadığı, vekilinin de bu istemciye dair konkordatonun tasdiki talebinin bulunmadığı gerekçesiyle, konkordato isteyen ... ... verilen 6 ay süre ile uzatılan kesin mühletin kaldırılmasına,

Konkordato isteyenler ... Ltd Şti. ile ... ... istemlerinin kabulü ile konkordato tekliflerinin tasdikine, borçluların teklifinin adi alacaklar yönünden borçlarının %10'unun 31.12.2020 tarihine, %40'ının 31.12.2021 tarihine, %50'sinin ise 31.02.2022 tarihine kadar ödeme yapmalarına karar verilmiştir.

Karara karşı alacaklılar ... ..... vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 03.06.2021 tarih ve 2021/303 E., 2021/837 K. sayılı kararıyla; - Alacaklılar ...... vekillerinin istinaf dilekçelerinin reddine (HMK'nın 355 ve 353/(1)-b.2), - Kararın niteliğine göre alacaklılar .... Başkanlığı vekillerinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Dairemiz kararına karşı konkordato isteyenler ile alacaklılar ... ... A.Ş. vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14.12.2021 gün, 2021/4647 E. ve 2021/2251 K. sayılı kararıyla; Alacaklı ... ... AŞ vekilinin temyiz başvuru sebeplerinin reddine, istemciler vekilinin temyiz başvuru sebeplerinin kabulü ile Dairemiz kararının "...işin esasına girilerek, tasdik şartlarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerekirken, yanılgılı gerekçelerle istemin usulden reddi doğru..." olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Dairemizin 15.03.2022 gün, 2022/13 E., 2022/423 K. sayılı kararıyla önceki kararda direnilmiştir.

Dairemizce verilen bu direnme kararının kararının konkordato isteyenler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunca (09.11.2022 gün , 2022/6-610 E., 2022/1462 K. sayılı karar) konkordatonun hukuki niteliği, sürece ve sonuçlarına ilişkin hukuki düzenlemeler açıklandıktan sonra, "Somut olayda ... İİK’nın 304/2. maddesinde belirtilen altı aylık ek sürenin hâkim tarafından zımnen kullanıldığının kabulü gerekmektedir.

Ayrıca komiserler kurulunun nihai raporu 08.09.2020 tarihinde mahkemeye teslim edilmiş olup, bu tarih ile karar tarihi arasında elli günlük sürenin geçtiği, bu sürenin ilân işlemleri, itirazların sunulması, incelenmesi ve mahkemece yapılacak değerlendirmeler dikkate alındığında makul olarak kabul edilecek bir süre olduğu,

mahkemece de kesin mühletin bitiş tarihi olan 10.10.2020 tarihinden sadece on sekiz gün sonra 28.10.2020 tarihinde tasdik kararının verildiği de göz önüne alındığında yargılama süresine etkisi bulunmayan ve kusuru olmayan konkordato talep edenler ile projeye kabul oyu veren alacaklıların aleyhine olacak şekilde on sekiz günlük gecikme nedeniyle bu kişilerin aleyhine yorum ve değerlendirme yapılması doğru değildir.

46. Mahkemece geç tayin edilen tasdik duruşması nedeniyle talebin usulden reddedilmesi, alacaklıların, ileride verilebilecek muhtemel bir iflâs kararına göre daha avantajlı durumda bulanacakları düşüncesiyle kabul ettikleri projeye oranla daha az tatmin edilmesi sonucunu doğurabileceğinden böyle bir sonuçtan alacaklılar ve konkordato talep edenleri sorumlu tutmak doğru değildir.

47. Bu durumda bölge adliye mahkemesince mühlet içerisinde karar verilmediği gerekçesiyle konkordato tasdik talebinin usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.

48. Hâl böyle olunca; ...Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesiyle, Dairemizin direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Dairemizin 11.04.2023 tarih ve 2023/313 E., 2023/664 K. sayılı kararıyla:

"İcra ve İflas Kanunu'nun 304/1. maddesinin ikinci cümlesine göre "Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır." İstemci hakkında verilen kesin mühlet, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ve Hukuk Genel Kurulunun kabulüne göre altı aylık uzatma yetkisinin zımnen kabulü halinde dahi kesin mühlet hükümlerinin sona erdiği 28.10.2020 tarihinden bu yana ikibuçuk yıldan fazla zaman geçmesi üzerine fazlasıyla dolmuştur.

Öte yandan, tasdik edilen proje "...borçların %10'unun 31.12.2020 tarihine, %40'ının 31.12.2021 tarihine, %50'sinin ise 31.02.2022 tarihine kadar ödeme yapılması" şeklindedir. Dairemizin uyma üzerine verdiği kararın tarihi 11.04.2023 olup, bu takvimin zaten ödeme kısmı dolmuştur. Oylama bu şekilde yapıldığından ödeme takvimine müdahale de edilememektedir.

Bu sürenin Yargıtay 6. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu kararlarında benimsenen "makul bir süre" olmadığı açıktır. Dairemizce İİK'nın emredici nitelikte 304. maddesine aykırı olarak kesin mühletin dolmasından sonra tasdik kararı verilmesi mümkün değildir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ve Hukuk Genel Kurulunun bozma kararlarının konusu olan Dairemiz kararında İlk derece aşaması yönünden kesin mühletin dolmuş olduğu gerekçesiyle istemcilerin konkordato istemlerinin usulden reddine dair karar verilmişti. Bu defa İlk derece aşamasından sonraki dönemde kesin mühletin dolmuş olması nedeniyle aynı kararın verilmesi gerekmiştir."

gerekçesiyle

İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, istemcilerin konkordato istemlerinin usulden reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesine, İlk derece aşamasından sonraki dönemde kesin mühletin dolmuş olması nedeniyle alacaklılar ....Başkanlığı vekillerinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Dairemiz kararına karşı istemciler vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 21.09.2023 tarih ve 2023/2513 E., 2023/2911 K. sayılı kararıyla, "...kanun yolunda geçen sürenin konkordato talep eden davacı aleyhine olacak şekilde yorumlanması doğru görülmemiştir. Taleplerin usulden reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı; yargılama sürecine etkisi bulunmayan, hiçbir kusuru olmayan talep edenlerin ve ayrıca konkordatoya kabul oyu kullanmış olan alacaklıların cezalandırılmaları sonucunu doğuracaktır.

Açıklanan nedenlerle; istinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince, işin esasına girilerek, tasdik şartlarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerekirken, yanılgılı gerekçelerle istemin usulden reddi doğru olmamış..." gerekçesiyle Dairemizin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Dairemizin 19.12.2023 gün ve 2023/2163 E., 2023/2015K sayılı kararıyla; Alacaklı ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusu hukuki yarar yokluğundan, alacaklı.... vekilinin borçlu şirkete yönelik istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmiş, adı geçenin istemci ... ... ile ilgili hükme yönelik istinaf başvuru sebeplerinin kabulü ile bu borçlu hakkındaki tasdik talebinin reddine karar verilmiştir. Ayrıca infazında sorun yaratabileceği düşünülen hüküm fıkrası da düzeltilmiştir.

Dairemizin bu kararına karşı sadece istemci ... ... vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 18.04.2024 gün ve 2024/242 E., 2024/95011 K. sayılı kararıyla;

... ... vekilinin temyiz itirazları reddedilmiştir.

Ancak Yüksek Daire re'sen yaptığı incelemede:

İcra ve İflas Kanunu'nun 305'inci maddesinde gösterilen konkordato tasdik koşullarının kamu düzeninden olduğu ve bunların varlığının mahkemece re'sen araştırılacağı, karar gerekçesinde bunların dayanaklarıyla açıklanması gerektiği hususu vurgulanmış ve bunlardan birinin de konkordato projesinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartı olduğuna değinilmiştir. Bunun devamında borca batıklık tanımlanmış ardından "...Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından, borca batıklık, sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir.

Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinden önce dosyaya ibraz edilmiş olan 05.02.2023 günlü son kayyım raporunda, talepçi şirketin gelir getiren faaliyetinin bulunmadığı ve borçlarını ödeme kabiliyetini yitirdiği bildirilmiştir. Bahsi geçen rapor uyarınca gelir getiren faaliyeti bulunmadığı anlaşılan şirketin, projesinin uygulanma ihtimali kalmadığı yani talepçi şirket bakımından tasdik şartlarının ortadan kalkmış olduğu sabittir.

Bu durumda mahkemece; talepçi şirketin gelinen son durum itibariyle borca batık olup olmadığı araştırılarak, borca batık değil ise, somut olayda konkordato tasdik şartları oluşmadığından talebin reddine, borca batık ise, iflasının açılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

2-b)Kabule göre, Bölge Adliye Mahkemesince tasdik edilen konkordato projesinin ödeme planı ve taksitlerinin geçmişe dönük olması, konkordatonun genel ilkeleri ile İİK'nın 306/1 maddesine aykırı olduğu gibi HMK'nın 297. maddesi uyarınca infazı kabil bir karar da değildir. " gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına karar vermiştir.

DAİREMİZİN DİRENME GEREKÇELERİ

I

Yüksek Dairenin kararı dava teorisindeki "her dava açıldığı tarihteki hukuki ve fiili duruma göre karara bağlanır" ilkesinin bir istisnası olduğunu belirterek konkordatoda borca batıklığın sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama aşamasındaki olumlu ve olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirleneceğini ifade etmiştir. Ancak, Konkordato hukuk tekniği bakımından bir dava olmayıp, çekişmesiz yargı işidir. Bu husus Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 382'nci maddesinin 2 numaralı fıkrasının f bendinin 7'nci alt bendinde de açıkça gösterilmiştir. Bunun somut olay bakımından iki önemli sonucu bulunmaktadır.

II

Konkordato çekişmesiz yargı işi olmakla birlikte konkordatonun tasdiki tarafları bağlayıcı inşai bir etki yaratır. Konkordatonun tasdiki ile borçludan alacaklı olan kimselerin (genellikle muaccel olmuş) alacaklarından tenzilat yapılır ve/veya bu borcun ödenmesi ertelenir.

Bu durum kabul oyu kullananlar için sözleşme benzeri bir hukuki statü yaratırken, red oyu kullananlara tasdike ilişkin mahkeme kararının zorlayıcı etkisine katlanmak zorunluğu yükler.

Doğal olarak tasdik edilmiş konkordato borçlu için de borçlarını bu takvime göre ödeme imkan, hak ve sorumluluğu verir. Borçlu artık tasdik kararının güvencesi altındadır.

İlke olarak çekişmesiz yargı işi sonunda verilen hüküm maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Ancak tasdik edilmiş konkordato, inşai etki nedeniyle feshedilmedikçe alacaklıları ve borçluyu bağlar.

Bu haliyle Dairemizce tasdik edilen ve hiç kimse tarafından temyiz edilmeyen konkordato hükmü, Yargıtay'ın re'sen denetiminin de dışında kalmıştır.

Yüksek Daire bu kararıyla önüne getirilmemiş bir kararı bozmuştur.

III

Konkordato bir çekişmesiz yargı işi olduğundan zaten davaya ilişkin ilkeler uygulanmaz. Ancak tasdik edilmiş konkordatoyu çeşitli vesilelerle sürekli denetimde tutarak onu geçmişe yönelik olarak ortadan kaldırmak da müessesenin yapısına ve amacına uygun değildir.

Konkordato tasdik edildikten sonra borçlu borçlarını ödemiyorsa yapılacak iş her bir alacaklının konkordatonun kendisi açısından feshini istemesidir (İİK m.308/e). Yasa koyucu bunu dahi alacaklıların takdirine bırakmıştır. Mahkemenin bir şekilde borçların ödenmesini sürekli biçimde denetlemesine ve bunun gerçekleşmediğini görmesi üzerine bir şekilde müdahalede bulunmasına yasa izin vermemektedir. Aksi düşünüldüğünde alacaklıların razı olduğu bir konkordato, alacaklıların tamamen rızası dışında ve hem onların hem de borçlunun aleyhine ortadan kaldırılır ve alacaklılar alacaklarını hiçbir şekilde alamaz hale getirilir.

Bu görüşü destekleyen ikinci bir husus da konkordatonun yerine getirilmesini gözetleme görevi verilen kayyıma ilişkin yasal düzenlemedir (İİK m.306/II). Eğer mahkeme tasdik kararı ile birlikte bir de kayyım atamışsa kayyım şirketin mali durumunu ve ödeme gücünü belirten rapor düzenlemekle görevlendirilmiştir. Ancak durum ne kadar kötüye giderse gitsin yasa; kayyıma konkordatonun feshini, koşullarının değiştirilmesini ya da borçlunun iflasının açılmasını dava etmek hakkı vermemiştir (bu konuda bkz. Çankal, E./Karakaş, C. F.: Konkordato Kayyımının İşlevi Üzerine Düşünceler, Medeni Usul ve İcra-İflas Hukuku Dergisi, C.XVII, 2021/2, S.49, ss.571-598.).

Yasa koyucu tasdik edilmiş konkordatoya ilişkin ilkelerini bu kadar net belirlemişken, temyiz yolu ile Yargıtay önüne götürülmemiş bir konkordatonun tasdiki kararının bu şekilde bozulmasının hukuka aykırı olduğu düşünülmektedir.

Bu fikrin kabulü halinde konkordatoyu tasdik eden ve şeklen kesinleşen bir kararın bölge adliye mahkemelerince ve Yargıtay'ca bir şekilde yok sayılabileceği sonucu ortaya çıkmaktadır. Yasa koyucu bunu isteseydi konkordatonun tasdiki kararlarını re'sen yasa yoluna tâbi tutardı.

Açıklanan durum karşısında istemci şirketin konkordatosunun tasdikine ilişkin önceki kararımızda direnmek gerektiği sonucuna varılmıştır.

IV

Yargıtay kararlarında "kabule göre" şeklinde yapılan değerlendirmelere yönelik direnme kararı verilmesinin mümkün olup olmadığı hususu tartışmalıdır. Ancak somut olayda Yüksek Dairenin bu yöndeki görüşü bakımından da bir açıklama yapmak zorunluluğu doğmuştur.

Konkordato borçlunun hazırladığı ödeme projesinin alacaklıların belirli çoğunluktaki oyları ile kabul ettiği ve mahkemece verilen tasdik kararı ile bağlayıcı hale gelen kolektif bir (külli) icra hukuku müessesesidir.

Bu kararla borçlu bu takvime uygun biçimde ödeme yapmayı üstlenmekte, alacaklılar da bu takvime uygun biçimde alacaklarını tahsil edecekleri hususunda bir güvence elde etmektedir. Özellikle alacaklılar oy kullanırken kendilerine sunulan bu takvimin kendi tahsilat ve ödeme dengeleri üzerindeki etkisini düşünerek hareket etmektedir. Örneğin somut olayda alacaklılar alacaklarının yüzde onunun 31/12/2020 tarihine, yüzde kırkının 31/12/2021 tarihine ve kalan yüzde ellisinin ise 31/02/2022 tarihine kadar ödeneceği yönündeki taahhüdü kendilerine uygun bularak kabul oyu vermiştir. Eğer bu oylamada ödemenin 2024 yılı yaz ve izleyen 2025 yılı kış aylarında yapılacağı söylenseydi, muhtemelen konkordatoya ret oyu vereceklerdi.

Gelinen noktada alacaklıların oylamasına sunulmamış, onlardan onay almamış yeni bir ödeme takviminin Dairemizce hükme bağlanması mümkün değildir.

Konkordatonun bir şekilde akim kalması, borçluyu borçlarını ödememek konusunda bir hukuki korumaya almamaktadır. Borçlu şu veya bu biçimde borçlarını yukarıda gösterilen takvim ve oranlar çerçevesinde ödemeyi üstlendiğine göre tasdik kararı Dairemizce kaldırıldığında bile bu iktidara sahip idi. Konkordato kararının kaldırılması, borçluyu zaten borçlu olduğu borçları ödemekten alıkoymamalıydı. Borcuna sadık bir borçlu, kendisine sunulan bu imkanı değerlendirerek borçlarını yine de ödemeliydi. Ola ki konkordatonun tasdik edilmediği ileride netleşirse bu kez sadece tenzilat nedeniyle (ki somut olayda yoktur) eksik ödediği ya da vadelendirme nedeniyle ortaya çıkması gerekirken kurtulduğu faiz yükünü ödemek suretiyle borçtan kurtulabilirdi.

Ödeme takviminin geçmişte kalması konkordatonun ya da mahkemenin sorunu değildir. Ödemeyi gününde yapmayan borçlu konkordatonun kısmen feshi (İİK m.308/e) yaptırımı ile karşılaşmayı göz önünde tutmuş demektir.

Bu bakımdan alacaklıların onayı olmaksızın ödeme takviminin Dairemizce değiştirilmesine yasal olanak bulunmadığı, aksi düşüncenin alacaklıların mal varlığı haklarının ihlali niteliğinde olacağı değerlendirilmektedir.

V

Yukarıdan beri gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar dikkate alındığında Dairemizin önceki kararında direnmek gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

İstemci şirket vekili de müvekkili hakkındaki konkordato tasdik kararının kesinleştiğini, re'sen bozma kararı verilemeyeceğini beyan ederek direnme kararı verilmesini istemiştir.

Yargıtay'ca istemci ... ...'in temyiz başvuru nedenleri reddedilerek onun hakkındaki tasdik isteminin reddine ilişkin Dairemiz kararı kesinleştiği için, bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir (bkz. Karakaş, C. F.: Temyiz ya da Bozma Kapsamı Dışında Kalan Hüküm Sonucu Parçalarının Bozma Üzerine Yapılan Yargılama Sonunda Tekrar Oluşturulması Gerekliliği, Yargıtay Dergisi, C.XLIV, Ekim 2018, S.4, ss.1553–1588.).

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

A) Dairemizin 19.12.2023 gün ve 2023/2163-2015 E.K sayılı kararında DİRENİLMESİNE,

B) I- Alacaklı ... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,

II- Alacaklı T. ... ... A.Ş. vekilinin istemci şirket ile ilgili istinaf sebeplerinin reddine,

III- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355’inci maddesi uyarınca re'sen yapılan inceleme sonucunda aynı Yasa’nın 353/(1)-b.2 düzenlemesi uyarınca, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/928 E., 2019/52 K. sayılı dosyasında, 28.10.2020 tarihli Ek Kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKKINDA KARAR VERİLMESİNE,

Buna göre;

"1- İstemci ... ... ile ilgili hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,

2- İstemci ... ... ile ilgili hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,

3- İstemci ... Ltd Şti.'nin konkordatonun tasdiki talebinin KABULÜNE, istemci şirketin konkordatoya tâbi borçlarının adi alacaklar yönünden %10'unun 31/12/2020 tarihine, %40'ının 31/12/2021 tarihine, %50'sinin ise 31/02/2022 tarihine kadar ÖDENMESİNE,

4- Çekişmeli alacak söz konusu olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

5- Rehinli alacaklar yönünden oylama yapılıp karar alınmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

6- Kesin mühlet kararıyla doğan ve İcra ve İflas Kanunu'nun 294, 295, 296 ve 297’nci maddelerde düzenlenen sonuçların İlk Derece Mahkemesi karar tarihi olan 28.10.2020 tarihi itibariyle kalkmış olduğunun TESPİTİNE,

7-İcra ve İflas Kanunu'nun 306/son maddesi uyarınca hüküm fıkrasının aynı Yasa’nın 288’inci maddesi uyarınca İLANINA ve ilgili yerlere BİLDİRİLMESİNE,

8-İstemciler tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

9-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden alınarak yatırana iadesine,"

C-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,

09/07/2024 günü alacaklı T. ... ... AŞ vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, İİK m. 308/a gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİYLE verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. (GK Yazım Tarihi: 09/07/2024)

.... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2024/889, K. 2024/1021, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Bölgeadliyemahkemesi Kararı
  5. İncelenen Kararın
  6. Mahkemesi
  7. Tarihi : 16/01/2019
  8. Gereği Görüşüldü
  9. Dairemizin Direnme Gerekçeleri
  10. I
  11. II
  12. III
  13. IV
  14. V
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/889
Karar No
2024/1021
Tarih
9 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi E.2024/893 K.2024/1161
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/893 K.2024/1228
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/893 K.2024/1311
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/894 K.2024/1275
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/894 K.2024/1265
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2024/894 K.2024/1106

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.