KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2026
- Esas no
- 2025/200
- Karar no
- 2026/221
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 03/10/2024
- Esas-karar numarası
- 2023/261 E., 2024/557 K.
- Dava
- Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 05/02/2026
Karar Metni
620 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine HMK 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Davacının, ... Rüzgar Enerjisi Santralini işlettiğini, taraflar arasında RES Katkı Payı Anlaşması imzalandığını, davalının 2021 yılı üretim dönemi için 19.835.850,55 TL bedelli fatura düzenlediğini, söz konusu faturada hesaplanan toplam tutarın taraflar arasındaki anlaşma ve dayanağı olan Yönetmeliğe aykırı olduğunu, faturaya süresi içinde itiraz edildiğini, ilk aşamada sunulan teklif mektubunun, sonrasında farklı bir hesap şeklini ihtiva eden Anlaşmanın imzalanmasıyla, hükümsüz kaldığını, serbest iradeyle imzalanan anlaşmanın basiretli tacir olan davalıyı da bağlar nitelikte olduğunu belirterek 19.835.850,55 TL bedelli fatura nedeniyle davacı şirketin davalıya KDV dahil 11.646.980,37 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili özetle: İdari yargının görevli olduğunu, davalı tarafından RES katkı payı faturalarının doğru hesaplandığını, davacı şirketin, imzaladığı teklif mektubunu verirken, teklif mektubunda bulunan formülü göz önüne alarak ödeyebileceği RES katkı payı tutarını hesaplaması ve buna göre teklif fiyatını belirlemesinin, basiretli davranma yükümlülüğünün bir gereği olduğunu belirterek davanın yargı yolu ve hukuki yarar dava şartı noksanlığı yönünden usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olursa davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...taraflar arasındaki sözleşmenin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulduğu, tarafların serbest iradeleri ile imzalamış oldukları sözleşmelerin davalı yönünden de bağlayıcı olacağı, RES katkı payı tutarının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olarak hesaplanması gerektiği, teklif mektubunda güncelleştirilerek ödeneceği belirtilmiş ise de sözleşmenin 3. maddesinde bu hususa yer verilmediği,
burada geçmiş yılların TÜFE oranları dikkate alınarak kümülatif bir TÜFE oranı hesap edilemeyeceği, taraflar arasında düzenlenen 06/02/2012 tarihli RES Katkı Payı Anlaşması'nın 3. maddesine göre dava konusu dönemde ödemesi gereken katkı payının KDV dahil 8.188.870,18.-TL olduğu, buna rağmen davalı tarafça 21/01/2021 tarihli, KDV dahil 19.835.850,55.-TL bedelli fatura düzenlendiği anlaşılmakla, davacının 11.646.980,37.-TL’lik tutar bakımından borçlu olmadığının tespitine..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hesaplamanın yönetmelik ve ekleri olan taahhütname, teklif mektubu formu ve sözleşme hükümlerine göre yapıldığını, davacının hesaplama şekli ile bağlı olmadığını ileri sürmesinin hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve ilk derece mahkemesince hatalı hesaplama yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği iddiasıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, RES Katkı Payı alacağına ilişkin fatura nedeniyle kısmen borçlu olmadığının tespiti taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2025/200, K. 2026/221, 4 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama