KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafdilekçesinin Redd İ) (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
- Esas no
- 2025/942
- Karar no
- 2025/651
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/04/2021
- Esas-karar numarası
- 2014/705 E.-2021/321 K.
Karar Metni
2.096 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
Davalılar ... ...Ltd. Şti. ile ... ...AŞ vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili ile davalılar arasında hizmet alım sözleşmeleri bulunduğunu, iş akdinin feshedilmesi üzerine dava dışı işçi ... tarafından kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağı talepleriyle İş Mahkemesinde dava açıldığını, davanın kabulüne dair kararın Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiğini, ilama dayalı olarak başlatılan icra takibinde 10.08.2011 tarihinde teminat mektubunun paraya çevrilmesi suretiyle 18.402,39 TL ve 15.08.2011 tarihinde nakden 3.260,73 TL'nin müvekkilince ödendiğini,
davalılarla yapılan sözleşmelerde çalıştırılan bütün işçilerin ücret ve her türlü alacaklarından davalıların sorumlu olacağının düzenlendiğini ileri sürerek, toplam 21.663,12 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;
Yargılama aşamasında sunduğu dilekçelerinde; davalılardan ...Şti ve ...Şti'ne açtıkları davayı takip etmeyeceklerini bildirmiştir.
Davalı ...Ltd.
Şti. vekili; müvekkilinin adresi ve sözleşmenin niteliğine göre Adana Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, davacı kurumun dava dışı işçinin asıl işvereni olduğunu, işçilik hak ve alacaklarından son işveren şirket ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin son işveren olmadığını, 4857 sayılı Yasa'nın 6. maddesinin 3. fıkrasındaki, "...devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır." hükmü uyarınca müvekkili yönünden bu sürenin geçtiğini,
müvekkilinin sorumluluğunun ancak dava dışı işçiyi çalıştırmış olduğu dönem ve süre ile sınırlı olmak üzere ve işçinin o tarihte almakta olduğu ücret üzerinden hesaplanacak kıdem tazminatı ile sınırlı olacağını, müvekkili temerrüde düşürülmediğinden ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini savunarak, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ...Ltd. Şti. ve ...Ltd. Şti. vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiş; bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, bilirkişi raporunda müvekkili ....Ltd.
Şti. yönünden sorumluluk öngörülmediğini, sözleşme ve şartnamede işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olacağına ilişkin hüküm bulunmadığını, bu nedenle sorumluluğun yarı yarıya paylaştırılması gerektiğini, 6552 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 4857 sayılı Kanunun 112. maddesine eklenen fıkra gereğince kamu kurumu olan asıl işverenlerin kıdem tazminatlarından sorumlu olduğunu, somut olayda işyeri devri durumunun söz konusu olmadığını, kıdem tazminatı alacağı bakımından müvekkilinin kendi dönemi ile sorumlu olduğunu belirterek, müvekkili ...
Ltd. Şti. yönünden davanın reddine, diğer müvekkili yönünden sorumlu olmadığı miktarlar yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... Ltd. Şti. ve ... vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamış; bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde dava dışı işçinin müvekkili şirkette çalışması olmadığını, 6552 sayılı Yasanın 8. maddesi ile getirilen düzenleme uyarınca işçiyi istihdam eden kamu kurumunun işçinin tüm hak ve alacaklarından sorumlu olacağını, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin bilirkişi raporunda tespit edilen tutarla sınırlı olarak sınırlı olduğunu belirterek, öncelikle davanın reddine, aksi halde müvekkili ...'ün kıdem tazminatından dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere ve yarı yarıya sorumlu olduğunun hüküm altına alınmasını istemiştir. Diğer davalılar cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ
İlk derece Mahkemesince; "Kıdem tazminatı, bayram tatili ücreti ve yargılama giderlerine dair alacaklar yerleşik Yargıtay kararları uyarınca (23. H.D'nin 2014/5216 E-2015/4986 K) her bir işverenin işçinin kendi çalıştırdığı döneme isabet eden miktarla sınırlı olarak sorumlu olup, son işveren ise yıllık izin ücreti alacağı, iş güvencesi tazminatı, boşta geçen süre tazminatı alacağı ve fesih ihbar alacağından sorumludur. (11. H.D'nin 2013/166 E -18061 K)
Davacının anılan düzenleme ve ilkeler çerçevesinde davalılardan rücuen talep edebileceği tazminat alacağının belirlenmesi için HMK’nın 266 ve devamı maddeleri uyarınca bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bilrikişi ... tarafından hazırlanan rapor, yukarıda anılan Yargıtay kararları da dikkate alınarak ve hüküm vermeye yeterli açıklıkta ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır.
Buna göre belirlenen işçilik alacakları, işlemiş faiz ve yargılama giderleri doğrultusunda her bir davalı yönünden sorumlu oldukları tutar dikkate alınarak, davadışı işçinin hizmet süresinin tamamının da 11/09/2014 tarihinden önceye tekabül ettiği de gözetilerek, davacının davalı şirketlerden ayrı ayrı rücu edebilecekleri alacaklar yönünden davanın kısmen kabulüne (toplam kabul edilen tutar 21.117,21 TL) karar verilmiştir.
Davacı vekili, yargılamalar sırasında sunmuş olduğu beyan dilekçesiyle davalılardan ... ŞTİ. ile davalılardan ... ŞTİ.ne karşı açtıkları davayı takip etmeyeceklerini bildirdiği tespit edilmiş ve bu davalılar bakımından da davayı yenilememiş, bu sebeple anılan davalılar bakımından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dava dışı işçinin Davalılardan ... ŞTİ nezdinde bir çalışması bulunmadığı tespit edildiğinden anılan bu davalıya karşı açılan davanın reddine karar verilmiş ve neticede aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle,
Davalılar ... Şti ile ...Şti'ne karşı açılan davanın HMK 150/5 m. uyarınca açılmamış sayılmasına,
Davalılar ... Ltd. Şti.'ne karşı açılan davanın reddine,
Diğer davalılar hakkında açılan davanın kabulü ile, 21.117,21 TL' nin;
-2.918,02 TL'nin 2.478,80 TL'si bakımından 10.08.2011, 439,22 TL'si bakımından 16.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
-2.495,59 TL'nin 2.119,95 TL'si bakımından 10.08.2011, 375,64 TL'si bakımından 16.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine,
-628,23 TL'nin 533,67 TL'si bakımından 10.08.2011, 94,56 TL'si bakımından 16.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine,
-2.480,42 TL'nin 2.107,07 TL'si bakımından 10.08.2011, 373,35 TL'si bakımından 16.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ve ...Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-2.489,10 TL'nin 2.114,44 TL'si bakımından 10.08.2011, 374,66 TL'si bakımından 16.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
-145,15 TL'nin 123,30 TL'si bakımından 10.08.2011, 21,85 TL'si bakımından 16.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine,
-9.960,70TL'nin 8.461,42 TL'si bakımından 10.08.2011, 1.499,28 TL'si bakımından 16.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar ... ...Ltd. Şti. ile . ...AŞ vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili ... açısından davanın reddedildiğini, davacı tarafça tüm davalılar yönünden talep ettiği miktar ve reddedilen miktar nazara alınarak maktu 4.080,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 545,91 TL. vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
Müvekkili ... (Eski Ünvanı ...) açısından; feshe bağlı olmayan alacaklar açısından devreden alt işveren döneminde doğmuş olan haklar bakımından devreden alt işveren devir tarihinden itibaren iki yıl boyunca sorumlu olmaya devam edeceğinden devir tarihini takip eden iki yıl içinde bu alacakları işçiye ödeyen devralan alt işveren veya asıl işveren devreden alt işverene rücu hakkı bulunduğunu, müvekkilinin ücret alacakları yönünden rücu sorumluluğu bulunmadığını,
Dava konusu hizmet sözleşmesinde teklif birim fiyatları arasında kıdem tazminatı yer almadığını, 4857 sayılı İş Kanununun 112. maddesine 6552 sayılı Kanunla eklenen fıkralarda kıdem tazminatının asıl işveren kamu kurumu tarafından ödeneceğinin düzenlendiğini,
Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinde, işçilerin iş akitlerinden doğacak tazminattan hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğu hususunda bir düzenlemenin bulunmadığını, buna göre asıl işveren ve alt işverenin 1/2'şer oranda sorumlu olacaklarını,
Davanın zaman aşımına uğradığını,
Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
I-Dava, mahkeme kararına dayalı olarak dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerine dayalı olarak rücuen tahsili istemine ilişkindir.
04.06.2025 tarih ve 32920 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değişik HMK'nın Ek 1. maddesi ile "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." düzenlemesi getirilmiştir.
HMK'nın 448. maddesi uyarınca bu düzenlemenin derhal uygulanması gerekmektedir. Dava tarihi olan 19.01.2016 tarihinde henüz istinaf mahkemeleri faaliyete geçmediğinden ve o tarihte yürürlükte bulunan HUMK'nın 427. maddesi uyarınca karar temyizi kabil nitelikte olduğundan iş bu davada hüküm altına alınan tutarın dava tarihindeki temyiz sınırı olan 2.190,00 TL. üzerinden kesin olup olmadığının belirlenmesi gerekmiştir.
Somut olayda İlk derece Mahkemesince, istinaf yoluna başvuran ...Ltd. Şti.(Eski Ünvan ...Ltd. Şti.)'nden 628,23 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Adı geçen davalı yönünden hüküm altına alınan alacak tutarı, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kalmaktadır.
Kesin olan kararlara yönelik istinaf istemleri yönünden HMK'nın 346/(1) maddesi uyarınca mahkemece bir karar verilebileceği gibi, aynı Kanun'un 352. maddesi maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce de karar verilebileceğinden, HMK'nın 346/(1) ve 352/(1)-b. maddeleri uyarınca, davalı ...Tic. AŞ vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-Davacı tarafça her bir davalıdan ne miktar talep edildiği belirtilmeksizin 21.663,12 TL.'nin davalılardan tahsiline karar verilmesi istenmiş olup, davalı ... ... Ltd. Şti. yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Buna göre İlk derece Mahkemesince karar tarihindeki AAÜT'nin 3/(2) ve 13/(1). maddeleri uyarınca hakkındaki davanın reddine karar verilen davalı ... Ltd. Şti. lehine tüm talep tutarı üzerinden vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, talep edilen tüm tutar ile kabulüne karar verilen tüm tutar arasındaki fark üzerinden vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davalı ... ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararını vekalet ücreti yönünden düzelterek, istinaf dilekçesindeki talep miktarı ile bağlı kalınarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 10/07/2025
Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2025/942, K. 2025/651, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama