İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/947 K.2025/1047

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/261 Esas sayılı dosyasından verilen 24.03.2025 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine…

Esas2025/947Karar2025/1047Tarih10 Temmuz 2025Okuma9 dk · 1.884 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Temmuz 2025
Esas no
2025/947
Karar no
2025/1047
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2025/261
İstem tarihi
21/03/2025
Ara karar tarihi
24/03/2025
İstem
İhtiyati Tedbir
Kararın yaz. tarihi
10.07.2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.884 kelime·9 dk okuma·4 bölüm

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/261 Esas sayılı dosyasından verilen 24.03.2025 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM

Davacı vekili tarafından verilen ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ...Projesi İnşaatı konulu Yüklenici Sözleşmesinin akdedildiğini, işbu Sözleşme kapsamında davalı Şirketin müvekkili Şirket'e olan 1.366.496,63-TL borcunu ödememesi nedeniyle icra takibine girişildiğini, söz konusu icra takibinin İzmir 23. İcra Müdürlüğünde 2024/10838 Esas sayılı dosyasına kayıtlı olduğunu, davalı firmanın haksız, kötüniyetli, mesnetsiz ve hukuka aykırı biçimde borca itiraz ettiğini, sözleşmenin "Yüklenicinin Sorumlulukları" başlığında maddesi hükmü uyarınca "...

Projesi EK-03 Sorumluluk Matrisi ve İdari Şartname" başlıklı ekinde sosyal güvenlik primlerinin idari ve mali sorumluluk yönünden yüklenicide olduğunun açıkça kararlaştırıldığını, taraflar arasında akdedilmiş olan Sözleşmeye rağmen davalı Şirketin tamamen sözleşme hükmüne aykırı olarak çalıştırmış olduğu personellerin SGK Prim ödemelerini gerçekleştirmediğini, bunun üzerine müvekkili Şirketin, davalı şirket personellerinin SGK Prim ödemelerini, işçilik alacaklarını, vergi borçlarını davalı Şirkete rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla ödemek zorunda kaldığını,

müvekkili Şirketin yapmış olduğu tüm bu ödemeleri faturalandırmış olup ayrıca bir cari hesap ekstresi de düzenlendiğini, davalı şirket tarafından hiçbir şekilde Müvekkili Şirkete herhangi bir geri ödemede bulunmamış olup, Müvekkili Şirketin işbu SGK Prim ödemeleri, işçilik ödemeleri sonucunda davalı Şirketten 1.366.496,63-TL alacaklı olduğunu, müvekkili Şirketin işbu alacağına ilişkin olarak davalı Şirkete defalarca kez başvurmuşsa da, Müvekkili Şirketin başvurularının sonuçsuz kaldığını ve davalı Şirkete karşı İzmir 23. İcra Müdürlüğünde 2024/10838 Esas sayılı dosya nezdinde icra takibi başlatıldığını,

davalı Şirket tarafından yapılan kötüniyetli, haksız ve mesnetsiz itiraz neticesinde icra takibi durdurulduğunu, müvekkili şirketin işbu huzurdaki dava açılmadan önce arabuluculuk müessesesine başvuru yapıldığını ve anlaşma sağlanamadığını, davalı Şirketin, müvekkili şirkete olan borcu, dosya ekinde sunulan;

cari hesap ekstresi, borçlu tarafından itiraz edilmemiş faturalar ve icra dosyası göz önüne alındığında kuşkuya yer vermeyecek derecede açık olduğunu, davalı firmanın tamamen haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini ve takibin durmasına neden olduğunu, davalının tamamen haksız, kötü niyetli ve salt süre kazanmak amacıyla takibe itiraz ettiğini, davalının bu haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline karar verilmesi gerektiğini belirterek;

öncelikle davalı borçlunun, borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak yahut mahkemece aksi kanaatte olması halinde belirlenecek uygun bir teminat karşılığı ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı şirketin İzmir 23. İcra Müdürlüğü 2024/10838 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesinin 2025/261 Esas sayılı dosyasından verilen 24.03.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; ''...Taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme gereği sosyal güvenlik primlerinin idari ve mali sorumluluk yönünden yüklenici davalıda olmasına karşılık,

davalının çalıştırmış olduğu personellerin SGK prim ödemelerini gerçekleştirmemesi sebebiyle bu ödemelerin davalı şirkete rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla davacı tarafça ödenmek durumunda kalındığı iddia edilerek bu ödemelerin rücusuna ilişkin davalıya düzenlenen faturalar ve cari hesap ekstresi kapsamında davalıdan takip miktarınca alacaklı olunduğu belirtilmektedir.

Mevcut dosya durumu itibariyle davacı tarafça talebin ihtiyati tedbir olduğu belirtilmiş ise de bir miktar alacak dava konusu edildiğinden talebin ihtiyati haciz olarak nitelendirilmesi gerekmiştir. Zira, yukarıda açıklandığı üzere ihtiyati tedbir kararı ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir.

Mevcut dosya durumda davanın yeni açıldığı, davacının fatura ve cari hesap alacağının olup olmadığının, var ise muaccel olup olmadığının yargılamayı gerektirmesi, mevcut aşamada yaklaşık ispatın sağlanamaması sebebiyle talebin reddine'' dair ara karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili tarafından verilen 17.04.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Mahkemece 24.03.2025 tarihinde kurulan ihtiyati tedbir red kararının hukuka aykırı biçimde tesis edildiğini, -Dava dilekçeleri ekinde sunulan belgeler ile açıkça davalı şirketin müvekkili şirkete karşı borçlu konumunda bulunduğunun sabit olduğunu, kaldı ki davalı şirketin, müvekkili şirkete olan borcunun, dava dilekçeleri ekinde sunulan; cari hesap ekstresi, borçlu tarafından itiraz edilmemiş faturalar ve icra dosyası göz önüne alındığında kuşkuya yer vermeyecek derecede açık olduğundan, ihtiyati tedbir sebebinin yaklaşık olarak yasal delillerle ispat edildiğinin ortada olduğunu,

-Müvekkili şirketin, davalı şirketten olan alacağı delillerle aleni bir şekilde ortada olup ayrıca daha önce de belirttikleri üzere davalı yanın borca açık ikrarının da bulunduğunu, nitekim davalı tarafın, müvekkili şirketçe kesilen faturalara itiraz etmediğini ve davalı borçlunun açıkça borçlu olduğunu kabul ettiği halde %20 icra inkar tazminatı ödemeyi de göze alarak yalnızca zaman kazanmak amacıyla huzurdaki davaya konu edilen icra takibine konu borca itiraz ettiğini, kabul edilen bir borç hakkında itirazda bulunulmasının borçlunun mal kaçırma ihtimali bulunduğunun açık göstergesi olduğunu,

işbu dilekçeleri ile sundukları cari hesap mutabakatı, faturalar ve diğer tüm evraklar borcun davalı tarafça kabul edildiğini açıkça ispat eden imzalı ve yazılı borç ikrarı niteliğinde olması karşısında, ihtiyati tedbir kurumunun somut olayda uygulama alanı bulduğu ve müvekkilinin muhtemel mağduriyetinin önlenmesi açısından ihtiyati tedbir kararı verilmesi hukuki bir zaruret haline gelmişken, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebimizin reddine karar verilmesinin hukuka aykırılık meydana getirtiğini,

-Tüm bunlara ek olarak taraflarınca teminatsız olarak talep edilen ancak ilk derece mahkemesinin aksi kanaate olması ihtimali göz önünde bulundurularak uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına yönelik talepte bulunulduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından bu seçenek göz önünde bulundurulmadan direkt olarak tedbir taleplerinin reddi yönünde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olup kabul etmediklerini,

-Belirterek huzurdaki dava kapsamında yasa gereği ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli şartların gerçekleşmiş olması sebebi ile İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin davalının borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak, mahkemenin aksi kanaate olması halinde uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin taleplerinin reddine yönelik 24.03.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve neticeten müvekkilinin muhtemel mağduriyetinin önlenmesi açısından ihtiyati tedbir kararı verilmesine, tüm yargılama gideri ve ücreti vekâletin davalı uhdesinde bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin Mahkemenin 24.03.2025 tarihli ara kararıyla reddine karar verildiği, verilen ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.

İhtiyati tedbir; 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içerisinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek maksadıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir.

HMK'nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde Mahkemece uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.

İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlenmiştir.

İhtiyati haciz; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;

258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” düzenlemeleri mevcuttur.

İhtiyati haciz kararı verilmesinin yasal koşulları İİK'nun 257. maddesinde düzenlenmiş olup, talepte bulunan alacaklı tarafından, alacağın varlığı ve miktarı hususunda, yaklaşık ispat olgusunun yerine getirilmesi gerekmektedir. İİK'nun 258. maddesi uyarınca, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi mecburdur.

Tarafların iddia ve savunmalarının gerçekliği ve haklılığı yapılacak olan yargılama sonunda ortaya çıkacak ise de, ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği tarih itibariyle ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir.

Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olaya gelince:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı taraf arasında yapılan eser sözleşmesi kapsamında davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederek çalıştırdığı personelin SGK prim ödemelerini gerçekleştirmediğini, müvekkilinin davalının personellerinin SGK prim ödemelerini, işçilik alacaklarını, vergi borçlarını davalıya rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla ödenmek zorunda kaldığını belirterek ödenen bedeller nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu,

davalının alacağın tahsili için başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali davasını açtığı ve davalının mal kaçırma ihtimalinin bulunduğu iddiasıyla takibe konu borcun tahsil kabiliyetinin ortadan kalkmasını önlemek amacıyla davalının borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak veya belirlenecek uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği görülmüştür.

İhtiyati tedbirin şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK.'nın 389/1 hükmü gereğince, taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturmakta olup yasal düzenlemedeki, ''uyuşmazlık konusu hakkında'' kavramı da bu yöne vurgu yapmıştır.

İşbu dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilen davalının menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları uyuşmazlık konusu olmadığından davacının ihtiyati tedbir talebinin koşulları bulunmadığı;

davacı taraf talebini ihtiyati tedbir olarak belirtmiş ise de uyuşmazlık para alacağından kaynaklandığından talep ihtiyati haciz olarak nitelendirildiğinde ise İİK.'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince dosya kapsamında sunulan delillerin muaccel bir alacağın varlığına ilişkin "yaklaşık ispat" ölçüsünü sağlayacak nitelikte olmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiğinden ilk derece mahkemesinin davacı vekilinin ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin kararında usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin bu husustaki istinaf istemi de yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/261 Esas sayılı dosyasından verilen 24.03.2025 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 1.013,90 TL ihtiyati tedbir harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile kalan 398,50 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 391/(3) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/947, K. 2025/1047, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstem
  4. İlk Derece Mahkemesi Ara Kararının Özeti
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Deliller, Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/947
Karar No
2025/1047
Tarih
10 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2025/948 K.2025/1107
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2025/948 K.2025/808
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/948 K.2025/976
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2025/948 K.2025/1259
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2025/949 K.2025/1074
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2025/950 K.2025/664

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.