KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 24. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi Vekili Davalı İstinafa Talebinde Kararın Yazıldığı
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1504
- Karar no
- 2024/1734
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/11/2022
- Numarası
- 2022/497 E. 2022/927 K.
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- İTİRAZIN İPTALİ
- Bulunan
- DAVACI VEKİLİ
- Tarih
- 02/01/2025
Karar Metni
774 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının ... Şubesinden 23/05/2018 tarihinde kullandığı krediye davacının kefil olduğunu, kredinin teminatı olarak davalı ve eşine ait taşınmazlara dava dışı banka lehine ipotek konulduğunu, davalının kredi borcunu zamanında ödememesi nedeni ile ipotek edilen davalı ve eşine ait konutun satışının engellenmesi için davacının dava dışı bankaya 270.000,00 TL tutarında ödeme yaptığını, yapılan ödemenin kredi borçlusu olan davalıdan tahsili amacı ile Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2020/5698 E sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını belirterek,takibe vâki itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, eldeki davaya bakmakla görevli mahkemesinin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi olup davacının yaptığını iddia ettiği ödemenin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI
Mahkemece; 6201 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununa 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile eklenen 18/A-2 maddesi gereğince bu hususun mahkeme açısından özel dava şartı olduğu ve eldeki davada da bu hususun arandığı, dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemenin 11/11/2022 tarihli duruşmada ''1-Davacı vekiline arabuluculuk son tutanak aslının dosyaya sunması için 1 hafta süre verilmesine, kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı takdirde davanın usulden red edileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı)'' şeklinde ara karar kurduğunu, 1 haftalık kesin süre verildiğini, arabuluculuk son tutanağı olmadığından son tutanak aslının kesin süre içerisinde dosyaya ibraz edilemediğini, ancak mahkemeye dava açılmadan evvel arabuluculuk başvurusunun yapıldığına ilişkin bilgi şeklinde beyan dilekçesi ibraz edildiğini,
duruşmanın bırakıldığı 09/12/2022 tarihinde ise duruşma yapılmadan tutanak sunulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiğini, dava açılmadan önce davacı adına uyap üzerinden arabuluculuk başvurusu yapıldığını, dilekçenin istinaf dilekçesi ekinde dosyaya ibraz edildiğini, daha sonra arabulucu tarafından dosyanın ''Arabuluculuğa Uygun Olunmaması'' sebebiyle kapatıldığını, Arabuluculuk Daire Başkanlığındaki dosyanın karar numarasının 2021/315225 olduğunu, tarihinin ise 31/05/2021 olduğunu, bu nedenlerle mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek,
mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, eldeki davada dava açılmadan önce arabulucuya başvurmanın dava şartı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Konuya ilişkin 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.
Anılan Kanunun 5/A maddesinin 1.fıkrasına 28/03/2023 tarih ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değişiklik yapılmış, değişikliğin yürürlük tarihi ise 7445 sayılı Kanunun 43/1-a fıkrasıyla 01/09/2023 olarak belirlenmiştir.
Eldeki itirazın iptali davasının 16/07/2021 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan iş bu davada, arabuluculuk dava şartının yasanın yürürlük tarihi itibariyle uygulanmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda davanın, açıldığı tarih itibariyle arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı anlaşıldığına göre, mahkemece; taraflardan delilleri sorularak oluşacak sonuca göre davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Başkan · ... · e-imzalıdır Üye · ... · e-imzalıdır Üye · ... · e-imzalıdır Katip · ... · e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi, E. 2024/1504, K. 2024/1734, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama