KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekilleri
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1512 - 2024/1647
- Esas no
- 2024/1512 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1647
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/09/2024
- Esas no
- 2023/1063 E 2024/787 K
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 08/01/2025
Karar Metni
905 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine 02/01/2017 keşide tarihli, 02/02/2017 vade tarihli 120.000,00 TL bedelli senede dayalı icra takibi başlattığını, taraflar arasında uzun zamana dayalı para alışverişi olduğunu, müvekkilinin ihtiyacı olduğunda davalıdan para aldığını, aldığı paraları faiziyle geri iade ettiğini, para alışverişinin PTT vasıtasıyla yapıldığını, 2015-2016-2017 yılına ait tarafların birbirlerine gönderdiği tüm havalelerin PTT'den celp edilmesini talep ettiklerini, senedin bedelsiz olduğunu, senet metninin de sorunlu olduğunu,
senet üzerinde bir takım yazıların belirgin bir şekilde farklı kalem ve stillerle yazıldığını, senet metnindeki alacaklı ile takip alacaklısının adının tam olmadığını, takip alacaklısı tarafından doldurulan metindeki yazı ile yazılan alacak miktarının sorunlu olduğunu, yazı ile yazılan miktarda ekleme, tahrifat bulunduğunu belirterek senedin bedelsiz olduğunun, tahrifat yapıldığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; senedin bedelsiz olduğunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, davacının uzun yıllardır mal alışverişinde müvekkiline ait çekleri kullandığını, davacı tarafından gönderilen havalelerin bu çek bedellerinin ödemesine ve müvekkili tarafından davacıya verilen paralara ilişkin olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece 17/10/2018 Tarih, 2017/475 Esas, 2018/790 Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 06/11/2023 Tarih, 2021/1554 Esas, 2023/1484 Karar sayılı ilamı ile ödeme belgesi olmayan ve ispatlanamayan ödemeler yönünden davacı tarafa yemin delilinin hatırlatılması için hüküm kaldırılmış, kaldırma kararından sonra mahkemece yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, kaldırma kararı gereğince davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı,
davacının yemin deliline dayanması üzerine davalı tarafa yemin metninin ihtarlı davetiye ile usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalının duruşmaya gelmemekle ödeme iddiasını ikrar ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; önceki yazılı ve sözlü beyanlarının geçerli olduğunu, ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğunu, davayı mümkün mertebe takip ettiğini, yemin duruşmasının olduğu gün duruşma salonunun önünde arkadaşı ile birlikte hazır olduğunu, mübaşirin uyapta sıkıntı olduğu, tüm duruşmaların ertelendiği, duruşma yapılmayacağı, mazeret dilekçesine gerek olmadığı yönündeki bilgilendirmesi üzerine duruşma salonundan çıkarıldıklarını, yemin etmeye hazır olduğunu, arkadaşının tanık olarak dinlenmesini talep ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının takibe konu bono nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Takibe konu bononun yapılan incelemesine göre, bononun 02/01/2017 keşide tarihli, 02/02/2017 vade tarihli, 120.000,00 TL bedelli olduğu, bonoda davacının keşideci, davalının lehtar olarak yer aldığı, ihdas nedeninin yazılı olmadığı görülmüştür.
Kayseri 8.İcra Müdürlüğünün 2017/3956 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 22/03/2017 tarihinde davalı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine davaya konu 120.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak toplam 121.660,27 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.
Davacının 18/05/2017 tarihli şikayeti üzerine Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/22520 soruşturma sayılı dosyasında tefecilik suçu ile ilgili olarak davalı hakkında 13/06/2017 tarihinde takipsizlik kararı verildiği, karara itiraz edilmesi üzerine takipsizlik kararının araştırma yapılması için kaldırıldığı, kaldırma kararından sonra bilirkişi raporunun alındığı, tekrar 14/02/2018 tarihinde takipsizlik kararı verildiği görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle Dairemiz kaldırma kararı sonrasında davacının yemin deliline dayanması ve yemin davetiyesinin ihtarlı davetiye ile davalıya usulen tebliğ edilmesine,
yemin duruşmasına ilişkin duruşma tutanağında davacı vekili dışında başka gelen olmadığının belirtilmesine, davalının yemin duruşmasına katılmamasına, duruşma tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belge olup aksinin ancak kendi kuvvetinde bir delil ile ispatlanması halinde mümkün olmasına, davalının bahsi geçen duruşma tutanağının aksini aynı ispat kuvvetine sahip bir delil ile ispat edememesine, bu nedenle yemine konu hususları ikrar ettiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/1512, K. 2024/1647, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama