KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1513
- Karar no
- 2024/1828
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 8/5/2024
- Numarası
- 2024/194 (E) - 2024/345 (K
- Davanın konusu
- Sözleşmenin İptali
Karar Metni
773 kelime·4 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, otomobile ilişkin dava dışı sigortalı lehine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesini düzenleyen davacı sigorta şirketi ile trafik kazası nedeniyle tazminat talebinde bulunan davalı arasında düzenlenen arabuluculuk anlaşma tutanağının iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, arabuluculuk son oturum tutanağının verilen kesin süre içerisinde sunulmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın 20/10/2023 günü karıştığı trafik kazasında yaralanan ve tazminat talebinde bulunan ... vekilinin başvuru dilekçesi üzerine anlaşma sağlanması için 18/11/2023 günü ilk teklifte bulunulduğunu, 18/11/2023 gününden 5/1/2024 tarihine kadar devam eden müzakerelerden de anlaşılacağı üzere müvekkili sigorta şirketi ile davalı vekilinin 50.000 TL tazminat, 15.000 TL vekalet ücreti ödenmesi konusunda anlaşmaya varmalarına karşın,
... numaralı arabuluculuk dosyasının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 30 ve 31'inci maddeleri kapsamında maddi yanılgıyla imzalandığını; davalı vekilinin ise kötü niyetli davranarak maddi hatadan yararlanmak amacıyla irade beyanlarını yok saydığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: ZMSS, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1'inci maddesi uyarınca motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3'üncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91'inci maddesinin,
1'inci fıkrası gereğince yapılması zorunlu olan bir zarar sigortası türüdür. Sigorta hukuku TTK'nin 1401 vd. maddelerinde, zarar sigortası türünden olan ZMSS sigortası ise sorumluluk sigortası kapsamında olması nedeniyle aynı Kanun'un 1473 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
Bu itibarla, TTK'de düzenlenmiş olan sigorta hukukuna dayanan ve TTK'nin 4 üncü maddesinin 1'inci fıkrasına göre mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılan davaya bakma görevinin, asliye ticaret mahkemesine ait olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 5/A maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, bu Kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtile.n ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Eldeki davada davacı vekili, ... plakalı otomobile ilişkin dava dışı sigortalı lehine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesini düzenleyen davacı sigorta şirketi ile trafik kazası nedeniyle tazminat talebinde bulunan davalı arasında düzenlenen arabuluculuk anlaşma tutanağının iptaline, müvekkili şirkete karşı başlatılan İstanbul ..'nci İcra Dairesinin.. (E) sayılı takibinin durdurularak iptal edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bu itibarla davanın konusunun, arabuluculuk anlaşma tutanağından kaynaklanan borçlu olunmadığının tespiti olması nedeniyle, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun (HUAK) 18/A maddesinin 1'inci ve 2'nci fıkraları uyarınca, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise, davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, davacı vekiline 10/4/2024 günü elektronik tebligat yoluyla tebliğ edilen ilk derece mahkemesinin 5/4/2024 gün ve 2024/194 (E) sayılı kararıyla, davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin sunması için bir haftalık kesin süre verilmesine karşın,
davacı vekili tarafından yukarıda açıklanan HUAK'ın 18/A maddesinin 2'nci fıkrasında öngörülen arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı, böylece zorunlu arabuluculuk dava şartının oluşmadığının anlaşılması karşısında, davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/1513, K. 2024/1828, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama