KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1513
- Karar no
- 2024/2226
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/07/2024
- Numarası
- 2023/474 Esas 2024/871 Karar
- Davacı
- ....
- Vekili
- ....
- Davalılar
- ....
- Vekili
- ....
- Vekili
- ....
- Davanın konusu
- Tazminat
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
1.206 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin destek ve murisi ...’ün 04.12.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, kazaya neden olan .... plaka sayılı aracın davalı .... nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müteveffanın vefatı ile davacı kızının müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, müteveffanın asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğini, oluşan zararın tazmini için davalı sigorta şirketine yaptıkları başvurunun yanıtsız kaldığını belirterek,
50.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 300.000,00 TL manevi tazminatın (davalı sigorta şirketi yönünden 13.02.2023 tarihinden itibaren faiz işlemek ve sigorta poliçesinin kapsamını aşmayacak şekilde) 04.12.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı .... vekilinin cevap dilekçesinde özetle. Sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, savcılık soruşturması aşamasında yada ceza dosyasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, davaya konu kaza nedeniyle ....ün vefatı nedeniyle müteveffanın anne ve babası için müvekkili sigorta şirketi nezdindeki sigorta poliçesinden 31.01.2023 tarihinde ....
290.000- TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 40.000- TL vekalet ücreti ödemesi yapıldığını, müvekkili şirket tarafından müteveffanın destek sahibi olan anne ve babasına yapılan ödemenin sigorta poliçe limitinden tenzili gerektiğini, diğer bir ifade ile müvekkili sigorta şirketinin iş bu davadaki taleplerinin müteveffanın hak sahiplerine ödenen tazminatın sigorta limitinden tenzili ile kalan miktar ile sınırlı olacağını, müvekkili şirketin olası sorumluluğunun 04.12.2021 tarihinden sonraki poliçe genel şartları kapsamında belirlenmesi gerektiğini,
zararın tespiti için davacı tarafından elde edilen kazanımların hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, gelirin asgari ücretten hesaplanması gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... vekilinin cevap dilekçesinde özetle.
04/12/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ölen ....'ün kusurlu olduğunu, karanlık ve yapay aydınlatması yetersiz bir caddede, yağmur nedeniyle görüşün azaldığı bir ortamda ana yolda trafikte seyir halinde olduğunun, kendisinin diğer araçlar yönünden fark edilmesini sağlayacak hiçbir tedbiri almadan gittiğinin ceza dosyası içinde sabit olduğunu, 2022 yılında yürürlüğe giren Karayolları Trafik Yönetmeliği gereğince havanın karardığı zaman elektrikli bisikletler tarafından karayolu üzerinde gerçekleştirilen sürüşlerde reflektörlü yelek kullanılması zorunlu hale geldiğini, üzerinde reflektör bulunmayan,
siyah giysiler içinde ve başında kask olmadan bir elektrikli bisikletle gece yoğun yağmurun yağdığı karanlık bir yolda aracın seyir halinde olmasının, bisikletli araç sürücüsünün büyük bir kusuru olduğunu gösterdiğini, maktulün kask takmadığını, maktulün laboratuvarda yapılan kan testi sonucu 0.96 promil düzeyinde yüksek oranda alkollü olduğu tespit edildiğini, davacı tarafından talep edilen tazminatın fahiş olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Yerel Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda; Davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı sürücünün kazada kast düzeyinde kusurunun bulunduğu, davacı yararına hükmedilen manevi tazminatın yetersiz kaldığı gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
Davalılar ..... vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kazanın davacının murisinin kusurundan ileri geldiği, müteveffanın kaza anında kask takmadığı, aktüerya raporunda müteveffanın gelirinin hatalı belirlendiği, son 6 aylık ücret ortalaması üzerinden aylık gelirin belirlenmesi gerektiği, davacının destek sonu yaşının hatalı belirlendiği, aktüerya raporunda %1,8 teknik faiz yönetiminin kullanılmamasının hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Aktüerya raporunun kabul edilebilir olmadığı, diğer hak sahiplerine yapılan ödemenin limitten düşülmesinin yeterli olmadığı, garame hesabının yapılması gerektiği, müteveffanın gelirinin hatalı olarak belirlendiği, son 6 aylık ücret ortalamasına göre aylık gelirin belirlenmesi gerektiği, davacının destek yaşının 25 yaş olarak belirlenmesinin hatalı olduğu, aktüerya raporunda %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılmamasının hatalı olduğu, kaza mahallinde keşif yapılarak yeniden kusur raporu alınması gerektiği, verilen kararın hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Yerel Mahkeme tarafından davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekili tarafından, davalı sürücünün kazada kast düzeyinde kusurunun bulunduğu, davacı yararına hükmedilen manevi tazminatın yetersiz kaldığı gerekçesi ile; davalılar .... vekili tarafından, kazanın davacının murisinin kusurundan ileri geldiği, müteveffanın kaza anında kask takmadığı, aktüerya raporunda müteveffanın gelirinin hatalı belirlendiği, son 6 aylık ücret ortalaması üzerinden aylık gelirin belirlenmesi gerektiği, davacının destek sonu yaşının hatalı belirlendiği,
aktüerya raporunda %1,8 teknik faiz yönetiminin kullanılmamasının hatalı olduğu gerekçesi ile; davalı sigorta şirketi vekili tarafından, aktüerya raporunun kabul edilebilir olmadığı, diğer hak sahiplerine yapılan ödemenin limitten düşülmesinin yeterli olmadığı, garame hesabının yapılması gerektiği, müteveffanın gelirinin hatalı olarak belirlendiği, son 6 aylık ücret ortalamasına göre aylık gelirin belirlenmesi gerektiği, davacının destek yaşının 25 yaş olarak belirlenmesinin hatalı olduğu, aktüerya raporunda %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılmamasının hatalı olduğu,
kaza mahallinde keşif yapılarak yeniden kusur raporu alınması gerektiği, verilen kararın hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, hükme esas alınan kusur raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, hukuk hakimi ceza hakiminin kusur değerlendirmesi ile bağlı değil ise de.
6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi uyarınca hukuk hakiminin kusurun derecesini belirlemede tam bağımsız kılındığı, kusur oranlarının belirlenmesinin teknik bir konu olmadığı, hukuki bir konu olduğu, (Yargıtay Kapatılan 17. Hukuk Dairesi'nin ....
Esas ....Karar sayılı 09.07.2020 Tarihli K.) bu hali ile Yerel Mahkemenin kusur oranlarına yönelik değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan aktüerya raporunun denetime açık, hüküm kurmaya elverişli, yerleşik Yargıtay kararlarına uygun olduğu, diğer hak sahiplerine yapılan ödeme miktarının sigorta şirketinin limitinden düşüldüğü, sigorta şirketinin diğer hak sahipleri tarafından kendisine başvuru yapıldığı tarihte garame hesabı yapmadığı, limitin yeterli olması sebebi ile bu aşamada garame hesabı yapılmasının gerekli olmadığı,
trafik kazası nedeni ile hükmedilen manevi tazminatın amacının zarara uğrayanda bir huzur duygusu yaratmak olduğu, manevi tazminat ile olay sebebi ile duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesinin gerektiği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı yararına belirlenen manevi tazminat miktarının makul olduğu, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçede hata edilmediği,
davacı vekili, davalı sigorta şirketi vekili ve diğer davalılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 18/12/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1513, K. 2024/2226, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama