KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi Vekili
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2461 - 2024/658
- Dosya no
- 2022/2461 Esas
- Karar no
- 2024/658
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/10/2022
- Numarası
- 2021/441 Esas, 2022/703 Karar
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar Metni
864 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda davanın reddine dair hükme karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
İDDİA
05.01.2017 tarihinde ... adresinde bulunan müvekkil ... A.Ş.'ye ait Kablo TV şebekesinin davalı tarafından hasara uğratıldığını, hasarı müteakip müvekkil Şirket teknik personeli ve taşeron şirket elemanları tarafından hasar yerinde tutanak düzenlenerek fotoğraflar çekildiği, hasar tarihinde T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru karşılığı KDV toplam 6.928,25TL zarar meydana geldiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hasar tarihi itibariyle KDV dahil toplam 6.928,25TL (hasar tarihindeki TCMB döviz satış kuru karşılığı %18 KDV) alacağın hasar tarihinden itibaren işleyecek TCMB'nin yasal faiz oranları ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan araştırmada 05.01.2017 tarihinde bildirilen adreste müvekkili şirket tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığının tespit edildiğini, bu nedenle hasardan sorumlu olmadıklarını ve bunu davacı yana bildirdiklerini ayrıca talep edilen bedel içinde işçilik bedelinin de bulunduğunu, bunun talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve hasara konu kabloların hurda bedelinin de talep edilen bedelden düşülmesi gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle; hasarın meydana geldiği 05/01/2017 tarihinde hasarın meydana geldiği yer olan ... no’lu binanın önü ve yakınında davalı şirket tarafından kazı çalışması yapılmadığı, davalı şirket tarafından davacı şirkete ait fiber optik kablolara zarar verildiğinin ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dinlenen tanık beyanı ile zararın davalı tarafından meydana getirildiğinin tespit edildiğini, bu beyana itibar edilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca hasar tutanağı ve fotoğrafların dosya içerisine sunulduğunu, AYKOME Yönetmeliğinin 13. maddesi gereği hasar tespit tutanağının bağlayıcı olduğunu, davalının hasar tespit tarihinden yakın bir zaman önce kazı yaptığının tespit edildiğini, kazı izni alınan tarihi aşan çalışmalar olduğunu, zararın davalı tarafından meydana getirildiğinin ispatlandığından zararın davalı tarafça giderilmesi gerektiğini, ayrıca vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Davaya konu zarardan davalının sorumlu olup olmadığı ve belirlenen vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye uygun olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalının davacının alt yapısına verdiği iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Haksız fiil sorumluluğu, Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre tazminat borcunun doğabilmesi için failin kusurlu ve hukuka aykırı bir fiili neticesinde zarar doğmalı ve zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1. Maddesi gereği de zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça sunulan tutanakların ve fotoğrafların incelenmesi sonucunda davaya konu edilen hasarlarla davalı arasında illiyet bağının kurulabilmesinin mümkün olmadığı ve hasarlara ilişkin olarak davalıya atfedilebilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı, dinlenen tanık beyanının da duyuma dayalı olduğu ve somut delillerle desteklenmediği, davalı tarafça dava konusu edilen mahalde zararın oluştuğu tarihte kazı faaliyetinin bulunmadığının anlaşılmasına göre talebin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi gereği hükmedilen vekalet ücreti davanın kabul veya reddedilen miktarını geçemez.
Somut uyuşmazlıkta davanın reddedilen miktarı 6.928,25 TL olmasına rağmen bu miktarı aşar şekilde 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Yukarıda açıklanan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılıp, HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca vekalet ücreti yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2024
Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2022/2461, K. 2024/658, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama