KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2489 - 2024/661
- Dosya no
- 2022/2489 Esas
- Karar no
- 2024/661
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/10/2022
- Numarası
- 2020/127 Esas, 2022/755 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
650 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı şirket vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ...
A.Ş. vekili, davanın kısmi dava olarak ikame edildiğini, mahkemece davacının talebi olmamasına rağmen davayı belirsiz alacak davası olarak kabul ettiğini, dava belirsiz alacak davası olsa bile davacının tacir olarak zararını belirleme olanağının bulunduğunu, bu hali ile davayı açmada hukuki yararı bulunmadığını, ıslaha karşı zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, davacının sigorta şirketinden bir bedel alıp almadığı yönündeki iddia için bir araştırma yapılmadığını, olayın meydana geldiği mahalde müvekkili şirketin bir çalışması olmadığını, işlerin dava dışı ... firmasına devredildiğini, husumetin müvekkili şirkete yöneltilemeyeceğini,
bilirkişi raporunun yeterli inceleme içermediğini, hukuki ve bilimsel verilerin ortaya konulmadığını, zarar gören panonun amortisman ve hurda bedelinin düşük belirlendiğini, zararın davacının kendi kusurundan meydana gelip gelmediğinin değerlendirilmediğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, dava konusu panonun aynı nitelikte üretimi olmadığı ve mahkemece zararın belirlenmesi gerektiği belirtilerek dava açıldığından davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilmesinde hukuka aykırılık olmadığı gibi davanın niteliği gereği belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunduğundan belirsiz alacak davası niteliğindeki davanın açılması ile birlikte alacağın tamamı yönünden zamanaşımı kesildiğinden zamanaşımına uğrayan alacak bulunmamasına,
dava konusu panonun sigortalandığı iddiasına yönelik bir delil bulunmadığı gibi bu konuda cevap dilekçesinde bir talepte bulunulmadığından süresi geçtikten sonra ileri sürülen talep hakkında işlem yapılmamasının yerinde olmasına,
dava konusu panonun zarar görmesine sebep olan elektrik direğinin yapım işinin dava dışı firmaya verildiğine dair sunulan sözleşmenin bu işi kapsadığına dair başkaca delil sunulmadığı gibi ceza soruşturması sırasında beyanı alınan ...'ün davalı şirkette teknisyen olarak çalıştığını,
olay günü sokak aydınlatma işi yaptıklarını ve kendisinin ekip şefi olarak işin başında olduğunu belirtmesine göre davalı şirketin işin gözetim ve denetimini yaptığı açık olup denetim ve gözetim görevini yerine getirmediğinden oluşan zarardan diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğunun ve dava dışı şirket ile olan sözleşmesi gereği üçüncü kişilere verilen zarardan bu şirketin sorumlu olacağına dair hükmün kendi iç ilişkileri olduğunun anlaşılmasına, olayın meydana gelmesinde davacı şirketin bir kusuru olmadığından tespit edilen zararın tamamının davalılardan tahsilinin yerinde olmasına,
amortisman ve hurda bedeli hesaplamaları ile zarar miktarının belirlenmesine ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve bilimsel verilere uygun, denetime elverişli olduğunun anlaşılmasına göre davalı şirket vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2024
Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2022/2489, K. 2024/661, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama