KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2026/22 - 2026/791
- Dosya no
- 2026/22
- Karar no
- 2026/791
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/03/2024
- Numarası
- 2024/91 Esas, 2024/268 Karar
- Davanın konusu
- Yayın - Manevi Tazminat
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... A.Ş. Yönünden reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, yayın olmadığı taktirde manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... A.Ş. Yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevli mahkemece talepleri hususunda hiçbir inceleme yapılmaksızın doğrudan karar verildiğini, gerçeğe aykırı değerlendirmeler içeren bir yayın yapıldığını, bu yayının Anayasa'da yer alan basın hürriyeti ve imtiyazlarına mazhar olabilecek bir yayın olmadığını, yerel mahkeme kararının ise bu hususun göz ardı edilerek verildiğini, somut uyuşmazlıkta yayında tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerinin hiçe sayıldığını, yayında ileri sürülen izinsiz çalışma iddiasının bir hukuk devletinde söz konusu olamayacak,
abartılı bir iddia olduğu halde bunun gerçek olmama ihtimalinin davalı yanca hiç araştırılmadığını, aksine bu gerçekmiş gibi bir yayın yapıldığını, en basit bir araştırma yapılsa idi izinlerin geçerli ve yürürlükte olduğu görüleceği halde bunun yapılmadığını, alenen gerçek dışı yayın yapıldığından müvekkilinin öncelikle Anayasal düzeltme ve cevap hakkını kullanarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini istediklerini, bu isteminin de davalı yanca yanıtsız bırakılarak reddedildiğini, kitleler karşısında durumu aydınlatmasına davalı yanca fırsat verilmediğini, müvekkil şirketin itibarı, ticari şeref ve haysiyetinin zedelendiğini,
bilirkişi raporunun müvekkil şirketin maddi ve manevi varlığına gerçek dışı olgular isnat edilmek suretiyle saldırı gerçekleştirildiğini gösterdiğini, görünür gerçekliğin yayının bizzat tam tersi olduğunu, şirket faaliyetlerinin aleni şekilde internette herkesin erişimine açık bulunan Ticaret Sicil Gazetesinden en ufak araştırma ile görülebilmekte olduğunu, bu hususun Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yanıtla sabit olduğunu, terditli taleplerinin değerlendirilmesini,
davalılara ihtar edilmiş düzeltme ve cevap metninin veya mahkemece verilecek ihlal kararının davalılarca aynı programda yayınlanmasını veya bunun mümkün olmaması halinde 100.00,00 TL manevi tazminatın 28/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; Mahkemece, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince duruşma yapılmaksızın davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2026
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2026/22, K. 2026/791, 9 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama