İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2020/253 K.2022/1651

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi…

Esas2020/253Karar2022/1651Tarih17 Haziran 2022Okuma11 dk · 2.241 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Haziran 2022
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2020/253 - 2022/1651
Esas no
2020/253
Karar no
2022/1651
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23/09/2019
Numarası
2018/569 Esas 2019/665 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
08/07/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.241 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

24.10.2016 tarihinde, davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın direksiyon hâkimiyetini yitirerek yol çalışmasında görevli işçi davacıya çarpması sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını, kabul anlamına gelmemek ve bağlayıcı olmamak kaydıyla davacının Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan malûliyet raporuna göre vücut genel çalışma gücünden %39 oranında kaybettiğini, bu sebeple davacının sürekli iş göremez hâle geldiğini, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu, yaya konumunda bulunan davacının ise kusursuz olduğunu,

davalı sigorta şirketine 05.07.2018 tarihinde başvurduklarını ve Mart 2018 da 90.000,00 TL ödeme almış olmalarına rağmen ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatın temerrüt tarihi olan 18.07.2018'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş. 09.07.2019 tarihli dilekçesi ile dava değerini 40.635,50 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, kazaya karışan ... plakalı aracın 07.10.2016-07.10.2017 tarihleri arasında davalı şirkete ZMMMS ile sigortalı olduğunu, davacının davadan önce davalı şirkete geçerli bir başvuru yapmadığını, şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru, davacının maluliyet oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olabileceğini belirterek açılan davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Davanın, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ceza dosyası, ZMMS poliçesi ve hasar dosyası, getirtilen bilgi ve belgeler, malûliyet ve kusur raporu, aktüer raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında.

24/10/2016 tarihinde sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plâka sayılı araç ile Çorum İli, Osmancık İlçesinden Ladik İlçesi istikametine seyir hâlinde iken direksiyon hâkimiyetini kaybederek yol çalışmasında görevli bulunan yaya ...'a çarpması sonucu çift taraflı, yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen trafik kazası sonucunda yaya konumunda olan yol çalışmasında görevli bulunan davacının yaralanmasına sebebiyet verdiği, sürücü ...'ın kullandığı aracın davalı ...

Sigorta AŞ'ye ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, poliçenin kaza tarihini kapsadığı, mahkemece Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunun dosya kapsamına ve olaya uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu anlaşılmakla bu rapora itibar edilerek, sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu, yaya ...'un ise kusursuz olduğu, davacının malûliyeti yönünden Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporun hükme esas alındığı,

bu raporlara göre olay nedeniyle davacının bedensel özür oranının %35, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği,

mahkemece alınan kusur ve maluliyet oranı üzerinden yapılan hesaplama sonucunda düzenlenen aktüer bilirkişi raporunun usûl ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alındığı buna göre davacının geçirdiği trafik kazasından dolayı kusur durumu dikkate alındığında talep edebileceği kalıcı iş göremezliğe dayalı tazminat miktarının 40.635,50 Türk lirası olduğu, aktüer bilirkişi tarafından belirlenen kalıcı işgöremezlik miktarının sigorta limitini aşmadığından kaza tarihi itibari ile poliçe limiti olan 310.000,00 Türk lirası ile davalının sorumluluğunun sınırlı olduğu,

SGK İl Müdürlüğü tarafından ve davalı sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödemelerin güncellenerek yapılan hesaplama sonunda açılan davanın kabulü ile 40.635,00 Türk Lirası sürekli işgöremezlik tazminatının 18/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle. Taraflar arasında ibraname akdedilmekle talep edilebilecek bir alacağın mevcudiyetinden söz edilemeyeceğini, taraflar arasında 93.951,94 TL tutarını kapsar bir ibraname ve sulh protokolü akdedilmiş olup bu protokol ve ilgili tutarın ödemesine ilişkin 08/03/2018 tarihli dekontun Mahkemeye ibraz edildiğini, ibranamede "(...) bu kaza sebebi ile ...

Sigorta A.Ş. aleyhine maluliyet zararı talebi ile ilgili olarak açtığı ve açacağı davalardan, yapmış olduğu ve yapacağı icra takiplerinden, keşide ettiği ve edeceği ihtarnamelerden ... Sigorta A.Ş.

Bakımından fazlaya ilişkin haklarını da kapsar şekilde tamamen, sigortalısı için yapılan ödeme oranında gayrikabili rücu ve kesin bir şekilde olmak üzere ibra eder." hükmünün yer aldığını, son derece sarih bir biçimde düzenlenip taraflarca akdolunan ibraname uyarınca, fazlaya ilişkin hakları dahil ibra beyanını sunmuş olan davacının, talep hakkı olmadığından dava açmasının hukuken kabul edilebilir nitelikte olmayıp sözleşmeye aykırılık niteliğini haiz olduğunu bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün yasaya aykırı olduğunu,

Davacının maluliyet oranının fahiş derecede hatalı tespit edilmiş olup hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapora göre; davacının maluliyet oranının balthazard formülü kullanılarak %36 bulunduğunu, bu oran bulunurken, üroloji konsültasyon notunda;

sık tekrarlayan ve tedaviyle kür sağlanabilen üretra darlığı maluliyet oranı %20 olarak tespit edildiğini, konu rahatsızlık, tedaviyle kür sağlanabilen bir rahatsızlık olması sebebiyle kişinin bünyesine ve yaşam koşullarına, mevsimsel hava durumuna bağlı olarak tekrar edebildiğini, bu husus kalıcı bir sekel mahiyetinde olmadığı gibi kazayla illiyet bağı bulunduğuna dair bir belirleme de bulunmadığını, tüm bu belirlemeler ışığında, davacının maluliyet oranı hatalı olup hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını, bu sebeple, sakat bir rapordaki veriler esas alınarak tesis edilen diğer bir raporun da hukuki sıhhatini kaybedeceğinden,

hatalı maluliyet oranı üzerinden hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatının kabulüne olanak bulunmadığını, Hükme esas alınan maluliyet raporunun tıp bilimi kabullerine aykırı olarak hazırlandığını, poliçe tanzim tarihi sebebiyle davacının maluliyeti hesaplanırken esas alınan "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği"nde bahsedildiği gibi "omurgaya ait sorunlarda özürlülüğün" belirtildiği kısımda;

travma olaylarında ilk tercih edilmesi gereken yöntemin "yaralanma modeli" olduğunun belirtildiğini, ancak inceleme konusu raporda bu kuralın göz ardı edilerek hesaplamanın Tablo 1.3 yerine Tablo 1.6 ve 1.7'ye göre yapıldığını ve oran-asla davayı kabul manasına gelmemekle birlikte- olması gerekenin üzerinde bildirildiğini, ilgili Yönetmelikte "Omurgaya ait sorunlarda özürlülüğün" belirtildiği kısımda; travma olaylarında ilk tercih edilmesi gereken yöntemin "yaralanma modeli" olduğu,

bu yöntemin yetersiz kaldığı durumlarda ya da yaralanmanın aynı omurgada birden fazla segmenti ilgilendirdiği durumda "eklem hareket genişliği modelinin" kullanılacağının belirtildiğini, kemik kırıklarının birçoğunun, kırıkların niteliğinden ya da uygulanan tedaviden bağımsız olarak uygulanacak maksimal tedavi ve beklenen iyileşme süresinin tamamlanmasıyla birlikte, oluşturdukları kısıtlılıklara, fonksiyonel bozukluklara bağlı değerlendirildiğini, omur kırıklarının bu yaklaşımın istisnalarını oluşturduğunu, kırığın niteliği (omurdaki lokalizasyonu,

çökme yüzdesi gibi) ve uygulanan tedavi (bir omur segmentinde hareketi ortadan kaldıran füzyon ameliyatı gibi) oran tespitindeki ana kriter olduğunu bu halde davacının maluliyeti fahiş derecede hatalı belirlendiğinden hesaplanan tazminatın da hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını,

Hükme esas alınan hesap raporunda hatalı formül kullanıldığını, yerel mahkeme kararına göre bilirkişi raporunda pasif dönem hesabı yapılırken dönem peşin dönem değer faktörü formülü n60/d53 olarak hesaplandığından tahmini yaşam süresi ile sınırlandırıldığını, formülün n(60-78)/d olarak tahmini yaşam süresi ile sınırlandırılması gerektiğini, formülün hatalı alınması sebebiyle bakiye ömür hesabında hata yapıldığını ve tazminatın fazla hesaplandığını,

SGK tarafından yapılan rücuya tabi ödemenin peşin sermaye değeri hesaplanarak yapılacak tazminat hesabından tenzili gerektiğini, bilirkişi tarafından her ne kadar, SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin 6.810,09 TL olduğu hesaplanarak bunun tenzili sağlanmış ise de, rücuya tabi sürekli iş göremezlik ödemesinin peşin sermaye değeri hesaplanarak bunun da hesaplanacak tazminattan tenzili gerekmeden tanzim edilen hesap raporunun kabulüne olanak bulunmadığını, bu sebeple, SGK tarafından yazılan müzekkere cevabında yalnız geçici iş göremezliğe ilişkin ödeme yer aldığından, SGK’ ya müzekkere yazılarak;

davacıya sürekli iş göremezlik tazminatı veya maaşı başlanıp bağlanmadığının, bağlandı ise bu kişilere ne miktarda ödeme yapıldığının ve maaş bağlama tarihi itibariyle peşin sermaye değerinin ne olduğunun, maaş bağlanmadı ise davacının müracaatı halinde maaş almaya hak kazanıp kazanmadıklarının sorulması gerektiğini,

Davayı kabul manasına gelmemekle birlikte asıl alacağa 18/07/2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, Mahkeme tarafından davalı şirket açısından temerrüte ilişkin değerlendirme yapılırken, sigorta şirketine başvuru tarihinden 8 gün sonra temerrüde düşüleceği belirtildi ise de, davacının, ibraname ile fazlaya ilişkin hakları dâhil olmak üzere davalı sigorta şirketini ibra ettiği nazara alındığında, borcu kabul manasına gelmemek kaydı ile,

ibra olunan bir borca ilişkin temerrüdün oluşmadığının kabulü gerekirken aksi şekilde tespitte bulunularak temerrüt tarihi belirlenmesinin hukuken hatalı olduğunu, davayı kabul manasına gelmemekle birlikte- bir an için sigorta şirket aleyhine tazminata hükmedileceği kabul edilse dahi temerrüt tarihinin dava tarihi olabileceğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

İstinaf talebinde bulunan davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini yitirerek yol çalışmasında görevli işçi davacıya çarpması sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını, davalı sigorta şirketine 05.07.2018 tarihinde başvurduklarını ve Mart 2018 da 90.000,00 TL ödeme almış olmalarına rağmen ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatın temerrüt tarihi olan 18.07.2018'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 09.07.2019 tarihli dilekçesi ile dava değerini 40.635,50 TL’ye yükseltmiş; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 111. maddesinde; "Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmü yer almaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.04.2021 tarih ve 2017/(17)4-3189 Esas, 2021/525 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, KTK’nın 111. maddesinde ibra ile ilgili bir özel düzenlemeye yer verilerek, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebileceği belirtilmiştir.

Kanun’un bu hükmünden yararlanmak için ayrı bir iptal davası açılmasına ya da ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklamasının bulunması da yeterlidir.

Zira anlaşmanın yapıldığı günden başlayarak belirtilen süre içinde bir davanın açılmış olması da, davacının bu anlaşma ile bağlı kalmak istemediğini göstermektedir. Nitekim, yerleşik Yargıtay uygulamalarında da davadan önce yapılan ödemelerin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmekte; davadan önce yapılmış ödeme bulunması halinde ödeme tarihi itibariyle davalı tarafça gerçekleştirilen ödemelerin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.

Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi, ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi, şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa, bu kez rapor tarihindeki veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanması, hesaplanan tazminattan davalı tarafça yapılan ödemelerin güncellenmiş değerinin mahsubu ile davacının talep edebileceği bakiye tazminatın bulunması gerekmektedir.

Dava açıldıktan sonra yargılamanın devamı sırasında yapılan ödemelerin de güncelleme yapılmadan hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir. Ayrıca SGK tarafından yapılan rücuya tabi sürekli işgöremezlik ödemesi veya maaşı varsa bu ödemenin peşin sermaye değerinin tespiti ile belirlenecek tazminat hesabından tenzili gereklidir.

Somut olayda eldeki davadan önce davacının davalı sigorta şirketine başvurusu üzerine davalı tarafından davacıya 08.03.2018 tarihinde 93.951,94 TL ödendiği, taraflar arasında 08.03.2018 tarihli sulh ve ibra protokolü düzenlendiği, 24.07.2018 tarihinde ödemenin yetersiz olduğu gerekçesiyle eldeki davanın açıldığı,

hükme esas 29.05.2019 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda davacının %35 bedensel özür oranı,9 aya kadar iyileşme süresi gözönüne alınarak 10.08.2018 ödeme tarihinden (aslıda ödeme 08.03.2018 tarihidir) 29.05.2019 rapor tarihine kadar 93.951,94 TL ödemenin güncellenmesi ve mahsubu sonucu davacının sürekli işgöremezlik alacağının 40.635,50 TL olduğu belirlenmiştir.

Hükme esas alınan 29.05.2019 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda davacının, davalı sigorta şirketince dava tarihinden önce yapılan ödemelerin yeterli olup olmadığına dair, ödeme tarihindeki (08.03.2018) verilere göre tazminat hesaplaması yapılmadan, doğrudan rapor tarihindeki verilere göre tazminat hesaplanıp, ödenen tazminatların güncellenmiş değerleri mahsup edilerek tazminat hesaplanmış ve bu rapor doğrultusunda hüküm kurulmuştur.

Oysa aktüer bilirkişi tarafından davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihindeki (08.03.2018) verilere göre davacı için ödenen tazminatın yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan ödemenin yetersiz olduğunun anlaşılması halinde hükme esas alınan 29.05.2019 tarihli rapordaki veriler dikkate alınarak,

bilinen dönem 31.12.2019 tarihinde sonlandırılmak suretiyle hesaplama yapılması ve davalı tarafından yapılan ödemelerin yasal faiziyle güncellenip mahsubu ve ayrıca dava konusu kaza trafik iş kazası olduğundan Çorum SGK’dan davacıya yapılan rücuya tabi sürekli işgöremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı, maaş bağlanıp bağlanmadığı ödeme yapılması veya maaş bağlanmış olması halinde bu ödemenin peşin sermaye değeri sorularak belirlenecek tazminat hesabından tenzili suretiyle tazminatın hesaplanması gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi de doğru görülmediğinden davalı ...

Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda inceleme yapılarak ve sonucuna göre, kazanılmış haklar da korunarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma ve gönderme sebebine göre adı geçen davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 23.09.2019 tarih, 2018/569 Esas 2019/665 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kaldırma ve gönderme sebebine göre,davalı sigorta şirketi vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine YEROLMADIĞINA,

3-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harç olarak alınan 694,00 TL karar harcının istek halinde davalı sigorta şirketine iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

5-İİK'nın 36. maddesi gereğince Ankara 12. İcra Dairesinin 2019/13573 Esas sayılı dosyasına yatırılan 61.000,00 TL teminatın yatıran tarafa iadesine,

6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17.06.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2020/253, K. 2022/1651, 17 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/253
Karar No
2022/1651
Tarih
17 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2020/253 K.2022/1006
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/254 K.2022/396
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/255 K.2022/499
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/255 K.2022/423
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/255 K.2022/474
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/255 K.2022/509

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.