İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2020/412 K.2022/1672

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2020/412Karar2022/1672Tarih23 Haziran 2022Okuma9 dk · 1.884 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
23 Haziran 2022
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2020/412 - 2022/1672
Esas no
2020/412
Karar no
2022/1672
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/11/2019
Numarası
2014/611 Esas 2019/855 Karar
Davacı
—
Vekilleri
—
Davalılar
—
Vekili
—
Davanın konusu
Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı
Yazılma tarihi
23/06/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.884 kelime·9 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ... içerisinde park ve bahçe görevlisi olarak çalıştığını, 07/12/2010 tarihinde ... Müdüriyet girişi önünde bulunan orta yeşillik alanın bakımıyla ilgilendiği esnada saat sabah 09.05 sularında ... sevk ve idaresindeki ... plakalı hususi aracıyla müvekkile çarparak ağır bir şekilde yaralanmasına sebep olduğunu belirterek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, 20.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 22. 02.2017 tarihli dilekçesi ile talebini kuruşlandırmış ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00-TL sürekli iş görmezlik tazminatı ile 1.000,00-TL bakıcı gideri tazminatı talep ettiklerini bildirmiştir.

Davacı vekili 12.11.2018 tarihli talep arttırım dilekçesi ile sürekli iş güçü kaybından kaynaklanan tazminat alacağını 4.053,79-TL'ye, bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat alacağını 2.360,70-TL'ye çıkarmış ve bu bedellerin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı vekilinin dosyaya ibraz ettiği raporların olay tarihinden 2 yıl sonrasına ait olduğunu, davacının kazadan I yıl sonra düştüğünü ve düşmeye bağlı olarak kendisine omurga kırılması tanısı konulduğunu, bu sebeple hastanede 15 gün kaldığını, davacının kaza sonrası çalıştığı iş yerine rapor sunup sunmadığı hususunda bilginin dava dosyasına sunulması gerektiğini, kazanın oluşumunda davalının kusurunun bulunmadığını, davacının tam kusurlu olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatının tedavi teminatı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, hesaplamada gelirin asgari ücret üzerinden alınması gerektiğini, SGK tarafından davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığı hususunun sorulması gerektiğini müvekkili şirketin poliçe teminat limitleri dahilinde gerçek ve doğrudan zarar kalemleri için teminat verdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, dosyada mevcut Ankara Adli Tıp Kurumlu Trafik İhtisas dairesi tarafından hazırlanan 18.11.2016 tarihli kusur raporunda olayın kaza tespit tutanağında belirtilen şekilde olması halinde davacı ...'ün %30 oranında, davalı ...'in %70 oranında kusurlu olduğu; olayın tanık beyanında anlatılan şekilde meydana gelmiş olması halinde davacı ...'ün kusursuz, davalı ... 'in %100 kusurlu olduğunun bildirildiği, dosya kapsamı ve tanık beyanı birlikte değerlendirildiğinde olayın tanık beyanında anlatıldığı şekilde ve yerde meydana geldiği kanaatine varıldığı, ...

Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına ait 17.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda kaza nedeniyle davacının vucut genel çalışma gücünü %7 oranında kaybettiği ve iyileşme süresinin 3 ay olduğu bu süre içinde başkasının bakımına muhtaç olduğunun bildirildiği, hesap bilirkişisi raporunda; ...'ün olay tarihinde 68 yaşında olduğu, 01.01.2016 tarihinde vefat ettiği hesaplamanın vefat tarihine kadar yapıldığı, ...

Üniversitesi Tıp Fakultesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporla ile belirlenen % 7 maluliyet oranı ile 3 aylık iyileşme ve bakıcıya muhtaç olduğu süre esas alınmak sureti ile davacının bu kaza nedeniyle geçici iş görmezlikten kaynaklı tazminat alacağının davalı ... 'in %100 kusurlu olduğunun kabulü halinde ...'ün 4.053,79-TL sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan tazminat alacağının, 2.360,70-TL bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat alacağının bulunduğu ve bu miktarları talep edebileceği, davalı ...'in % 70 kusurlu olduğunun kabulü halinde ise 2.837,65-TL sürekli iş güçü kaybından kaynaklanan tazminat alacağının,

1.652,49-TL bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat alacağının bulunduğu ve bu miktarları talep edebileceğinin bildirildiği, maddi tazminat talebi yönünden.

07.12.2010 tarihinde davalı sürücü ... 'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın yaya olan ...'e çarpması sonucunda kazanın meydana geldiği ve olayda ...'ün yaralandığı, dosya kapsamı ve tanık beyanı birlikte değerlendirildiğinde olayın tanık beyanında anlatıldığı şekilde ve yerde meydana geldiği ve olayın meydana gelişinde ...'in %100 kusurlu olduğu, kaza nedeniyle ...'ün % 7 oranında iş gücünü daimi olarak yitirdiği ve 3 ay süre ile bakıcıya muhtaç olduğu,

davacının sürekli iş göremezlik zararının 4.053,79-TL, bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat alacağının 2.360,70-TL olduğu ve bunun poliçe teminat limitleri için kaldığı anlaşıldığından maddi tazminat davasının kabulüne,

Manevi tazminat yönünden; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluş şekli, kazanın meydana gelişinde davalının kusur oranları, davacının maluliyet oranı ve bu kaza nedeniyle yaşadığı acı, elem ile hakkaniyet kuralları MK’nın 24. ve BK'nın 58. maddelerinde düzenlenen manevi tazminat hükümleri çerçevesinde ve yerleşmiş Yargıtay içtihatları birlikte (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12/07/2017 tarih 2017/581-646 sayılı kararı) değerlendirildiğinde manevi tazminatın yasal şartları oluştuğu ancak bu durumun sebepsiz zenginleşme yaratmaması durumu da dikkate alınarak 5.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar vermek gerektiği gerekçesiyle,

1-Maddi tazminat davasının kabulü ile 4.053,79-TL sürekli iş görmezlik tazminatı ile 2.360,70-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 6.414,49-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 17.01.2014 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 07.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile veraset ilamındaki hisseleri oranında ... mirasçıları ..., ... ve ...'e verilmesine,

2-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal ile birlikte davalı ...'den tahsili ile veraset ilamındaki hisseleri oranında ... mirasçıları ..., ... ve ...'e verilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, davaya konu trafik kazası 07/10/2010 tarihinde gerçekleşmiş olup davacı tarafça tazminata konu alacağın 12/11/2018 tarihli dilekçe ile ıslah edilerek artırıldığını, TBK 72. maddesinde, "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." hükmünün yer aldığını, yine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/1 maddesinde;

motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine dair talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörüldüğünü, maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı üçüncü kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağının benimsendiğini,

buna göre "uzamış ceza zamanaşımı"nın tespiti bakımından zamanaşımını düzenleyen 5237 s. TCK md.66/e'ye bakıldığında "Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşeceğini, hâl böyle iken zamanaşımı dikkate alınmadan kurulan hükmün ortadan kaldırılması gerektiğini, dosyada bulunan 07/10/2010 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında göre davacı müteveffa ...'ün 2918 s. KTK'nın yaya asli kusurlarından Kod 5 ihlalinde bulunduğunun tespit edildiğini,

kaza tespit tutanağında tanık olarak adı bulunmayan davacı tanığı ...'ın talimat Mahkemesince 10/09/2015 tarihinde alınan beyanı üzerine yerel Mahkeme tarafından. 18/11/2016 tarih ve 6410 sayılı Adli Tıp Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından rapor aldırıldığını, söz konusu raporda ise bu defa.

Trafik Kazası Tespit Tutanağında adı geçmeyen davacı tanığının beyanı dikkate alınırsa tüm kusurun müvekkilde olduğu, bu beyan dikkate alınmaz ise de müvekkilin kusurunun %70 olduğunun takdir edildiğini, resmi evrak konumunda bulunan Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda tespit edilen hususların aleyhine hüküm kurmaya elverişli olmayan tanık beyanına geçerlilik tanınmaması gerektiğini, kaza tespit tutanağı ve Yerel Mahkemece kusura dair alınan 30/03/2015 tarihli Bilirkişi Raporunda,

asli kusurlunun davacı müteveffanın olduğu değerlendirilmesine karşın 18/11/2016 tarih ve 6410 sayılı Adli Tıp Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı raporunda kusur değerlendirmesi tam tersi yönde değerlendirildiğini ve çelişkinin giderilmediğini, maluliyuet oranına itiraz ettiklerini, davacı tarafın 09/11/2012 tarihli ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan Raporu dosyaya ibraz etmişlerse de söz konusu raporun “Hikaye” kısmının Bilgi bölümünde aynen.

“3 ay önce düşme sonucu polikliniğe başvuran hasta” ifadesinin yer aldığını söz konusu raporun 06/09/2011 - 21/09/2011 tarihli yatış-çıkış tarihli hasta bilgi formunda "ÜÇ AY ÖNCE DÜŞME SONUCU POLİKLİĞE BAŞVURAN HASTA YAPILAN TETKİK VE MUAYENE SONUCU LUMBAL VERTEBRA FRAK.

TANISI KONDU” yazdığını, dava konusu trafik kazası 07/10/2010 tarihi olup, söz konusu bilgi formları ise kazadan 1 yıl 1 ay sonrasında düzenlenmiş ve dikkat edileceği üzere "üç ay önce düşme"den bahsedildiğini, hâl böyle iken, söz konusu bilgi formuna dayalı olarak düzenlenen 09/11/2012 tarihli maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, Yerel Mahkeme maluliyet oranına ilişkin olarak alınan, ...

Üniversitesi 17/11/2017 tarih ve 2310 sayılı Raporda ise iş bu defa davacı müteveffanın maluliyetinin %7 olduğu kanaati ile rapor düzenlendiğini, her ne kadar söz konusu raporda da, 09/11/2012 tarihli ...

Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan Raporun, mezkur kaza ile illiyet bağı olmadığından dikkate alınmadığı belirtilmişse de, 3 aylık iş göremezlik halinde kalan bir hastada, fibula kırığı için %7 maluliyetin nasıl mümkün olduğunun izah edilemediğini aktüerya hesabında davacının tazminata esas kazancının, davacı tarafça dosyaya sunulduğu söylenen 2009 ve 2010 tarihli Vizite kağıdı dikkate alınarak belirlendiğini, davacının ücretinin asgari ücretin 1,22 katı olduğu belirtilerek yapılan hesaplamanın isabetli olmadığını, davacının park ve bahçe görevlisi olup asgari ücretten fazla tutarda ücret almayı gerektirir nitelikte bir iş yapmadığını,

yerel mahkemece kaza tespit tutanağını düzenleyen görevlilerin dinlenmediğini, salt geçici işgöremezlik süresi üzerinden asgari ücrete göre bakıcı giderine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenin sıfatına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Zaman aşımı defi yönünden; davalı ... tarafından ıslaha karşı zamanaşımı defi'nde bulunulduğu anlaşılmakta olup, öncelikle belirtilmelidir ki, zamanaşımı defi davanın esası hakkında her türlü muameleye manidir. Bu sorun halledilmeden davanın esası incelenemez. (11.1.1940 tarihli 15/70 sayılı İçt. Bir.

Kararı) ve yargı kararları ile öğretide kısmi davada dava edilmeyen alacak kesimi için, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmuş olmasının zamanaşımını kesmeyeceği kabul edilmektedir. (Prof.Dr.Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü Altıncı Baskı Cilt:II sayfa:1541 v.d) Kısmi dava açılması halinde zamanaşımı yalnız alacağın kısmi dava konusu yapılan miktarı için kesilir.

Y.HGK.20.3.1968 gün ve 1968/9-210 E. ve 151 K., 3.7.2002 gün ve 2002/9-564 E. ve 572 K.,09.10.2002 gün ve 2002/9-808 E. ve 2002/801 K.sayılı ilamları da bu yöndedir.

Mahkemece, zamanaşımı defi incelenmeksizin hüküm kurulması isabetli değildir.

Kusura ilişkin olarak ise, mahkemece varsa ceza dosyası getirtilmeli, gerekirse tutanak mümzileri dinlenmeli, ceza dosyasındaki deliller de değerlendirilerek, varsa ceza mahkemesi kararı ile kesinleşen maddi olgular dikkate alınarak, tarafların mahkemece hükme esas alınan kusur raporuna itirazları da değerlendirilmek suretiyle gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden Karayolları Fen Heyeti veya İTÜ gibi kuruluşlardan kusur raporu alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.

Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK.nın 353/1.a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma ve gönderme sebebine göre istinaf eden davalı ... vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK.nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

Kaldırma ve gönderme sebebine göre istinaf eden davalı ... vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,

2-İstinaf yoluna başvuran tarafca yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine,

3-İstinaf yoluna başvuran tarafca yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4-İstinaf eden tarafca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın talep halinde yatırana iadesine,

5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23.06.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2020/412, K. 2022/1672, 23 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/412
Karar No
2022/1672
Tarih
23 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/413 K.2022/595
  • Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/414 K.2022/528
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/414 K.2022/485
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/414 K.2022/421
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2020/415 K.2022/1126
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/416 K.2022/497

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.