İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2021/2393 K.2024/186

Asıl Dava Dosyasında ;

Esas2021/2393Karar2024/186Tarih9 Şubat 2024Okuma12 dk · 2.431 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
9 Şubat 2024
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2021/2393 - 2024/186
Esas no
2021/2393
Karar no
2024/186
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/06/2021
Numarası
2018/826 Esas 2021/388 Karar
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.431 kelime·12 dk okuma·10 bölüm

Asıl Dava Dosyasında ;

DAVACILAR

VEKİLİ

DAVALILAR

DAVANIN KONUSU

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ : 09/02/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 06/03/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleştirilen dava dosyasında davacılar vekili, davalı ... AŞ vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Asıl dava dosyasında davacılar vekili, 17.08.2018 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın geri manevra yaptığı sırada davacıların desteği ...'ya çarpması sonucu desteğin vefat ettiğini, davacıların desteğin annesi, babası, kızı ve kardeşleri olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...’ın kusurlu olduğunu, davacıların maddi ve manevi desteklerinden yoksun kaldıklarını, ...'nın asıl mesleğinin müteahhitlik olduğunu, davalı sigortaya başvuru yaptıklarını, 17.09.2018 tarihinde ... için 6.862,98 TL, ... için 14.937,84 TL,

... için 12.843,32 TL olmak üzere toplam 34.644,14 TL destek tazminatı ödendiğini, ancak yoksun kalınan desteği karşılamadığını belirterek belirsiz alacak davası olarak davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL, davacılar ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 100,00 TL olmak üzere toplam 30.400,00 TL tutarında destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacılar ..., ..., ...,

... için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 330.000,00 TL manevi tazminatın araç maliki ... ve sürücü ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, destekten yoksun kalmak tazminatı yönünden kaza tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını, manevi tazminat yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını talep etmiş, 20.05.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminat talebini ... için 51.652,19 TL, ... için 66.976,06 TL olarak artırmıştır,

Asıl dava dosyasında davalı ... Sigorta AŞ vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, kazaya karışan, 340015613 plakalı aracın davalı şirket nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğunun, işletene düşen hukuki sorumluluğun zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edileceğini, manevi tazminat ve tedavi taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, davalı şirketin yaptığı ödeme sonucu ibra edildiğini, kaza nedeniyle hesaplanan tüm tazminatın davacıya ödenmiş olduğundan davalı şirketin sorumluluğunun kalmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla bilirkişi incelemesi yapılırken ödeme tarihindeki verilerin dikkate alınması gerektiğini, davacı kardeşler arasında destekten yoksun kalma tazminatının olmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Asıl dava dosyasında davalılar ... ve ... vekili, kaza tespit tutanağındaki kusur incelemesine itiraz ettiklerini, davalının olayda kusursuz olduğunu, davalının sol dikiz aynasının kapalı olup, cep telefonu ile konuşur halde olduğu iddiasının doğru olmadığını, istenen maddi ve manevi tazminat taleplerinin çok yüksek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Birleştirilen dava dosyasında davacı vekili, 17.08.2018 tarihinde ...’nın geçirdiği trafik kazası nedeniyle vefat ettiğini, davacı ...'nın ölen ...'nın 14 yaşındaki oğlu olduğunu, sürücü davalı ...'nın sol ön dikiz aynası kapalı iken ve cep telefonu ile konuşur halde manevralar yaptığı esnada, çevredeki kişiler tarafından uyarılmasına rağmen, kazaya sebebiyet verdiğini, ...'ya yaşça küçük olması nedeniyle, Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1100 esas sayılı dosyası ile vasi tayin edildiğini, müteveffa yönünden Ankara'nın çeşitli ilçelerinde, 10 yıl içerisinde,

konut ve işyeri vasfında 15-20 bağımsız bölümden oluşan yapılar inşa eden bir müteahhidin gelir durumunun tespitini talep ettiklerini, davalı ...

Sigorta AŞ tarafından yapılan ödemenin yoksun kalınan desteği karşılamadığını belirterek şimdilik 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, 150.000,00 TL manevi tazminatın araç maliki ... ile sürücü ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, destekten yoksun kalmak tazminatı yönünden kaza tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını, manevi tazminat yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını talep etmiştir.

Birleştirilen dava dosyasında davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece toplanan delillere göre, davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olup, davacıların müteveffa ...'nın çocukları, anne ve babası ile kardeşleri olduğu, vefat eden ...'nın olayda %20 oranında kusurlu, dava konusu aracın davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, müteveffanın kazadan önce sürekli ve düzenli olarak müteahhitlik yaptığının, bu işten elde ettiği gelirinin ve kişisel katkısını gösterir belgelerin dosyaya sunulmadığı,

sigortalı hizmet dökümü belgesine göre, kazadan önce sigortalı olup asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği, davacılara rücuya tabi herhangi bir gelir ya da aylık bağlanmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin değerlendirildiği, davaya konu iş makinesi operatörü davalı ...'ın olayda %80 kusurlu olduğu, hesaplamaların bu oranlara göre yapıldığı, müteveffanın kazadan önce müteahhitlik yaptığı ancak gelirine ilişkin tam olarak bilgi ve belgelerin yapılan araştırmalar sonucu elde edilmediği,

davacı kardeşlerin çok yoksul olduğu ve bakıma muhtaç olduğu ya da müteveffanın onlara düzenli destek olduğuna da dair bilgi bulunmadığı, davalı ...'ın araç maliki olduğu, davacı ... yönünden sigorta şirketinin yaptığı ödeme ile zararının karşılandığı, yapılan ödemelerin güncellendiği, buna göre, davacı ... için 66.976,06 TL, ... için 51.652,19 TL, ... için 9.714,63 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesi gerektiği, TMK.

4. maddesi hükmü de değerlendirilerek, olayın meydana geliş şekli tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilerek hak ve nesafet kuralları çerçevesinde değerlendirme yapıldığı belirtilerek Asıl Davada; destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden, davacı ... için 9.714,63 TL, davacı ... için 66.976,06 TL, davacı ... için 51.652,19 TL olmak üzere toplam 128.342,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine,

alacağa davalı sigorta şirketi yönünden 28.09.2018 temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise 17.08.2018 olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacılar ..., ... ve ...'ya ödenmesine,

davacı ... için talep edilen 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, davacı ... için talep edilen 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, davacı ... için talep edilen 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, davacı ... için talep edilen 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talebi yönünden davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL,

davacı ... için 7.500,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın 17.08.2018 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, Birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/992 esas sayılı dosyasında;

maddi tazminat talebi yönünden, davacı ... için talep edilen 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, manevi tazminat talebi yönünden, davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın 17.08.2018 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili, davalı ...

AŞ vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Asıl ve birleştirilen dava dosyasında davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas bilirkişi raporunda müteveffanın asgari ücret düzeyinde geliri olan bir kişi olarak değerlendirilerek hatalı tespit yapıldığını, mahkemenin ise bu tespiti hükme yansıtarak hatalı değerlendirmede bulunduğunu, destekten yoksun kalma tazminatına dair hesaplamada SGK kayıtlarının esas alınmasının yerleşik Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, müteveffanın müteahhitlik işi yaptığını, davalı ...’ın taksirle öldürme suçundan yargılandığı Ankara 18.Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2019 tarihli duruşmasında.

"Ben, babama ait olan ve forklift diye tabir edilen iş makinası ile araçlardan malzemeleri alıp, inşaata ve katlara malzeme taşırım, olay günüde ...'ya ait iş yerinde çalışıyordum, forklift tabir edilen iş makinasını ben kullanıyordum, bu iş makinasını kullanmaya ehliyetimde vardır, olayda ölen ...'da iş yerinin sorumlusuydu" sözleriyle ikrar ettiğini, ayrıca tanık ...’ın "Ben vefat eden ...'yı tanırdım, müteahhitlik yapardı, babasının adına inşaat şirketi olmasına rağmen kendisi inşaat işleri ile uğraşırdı, yaklaşık aylık geliri 15.000,00 TL kadardı, yaklaşık 5 yıldır vefat eden Nesimi ile arkadaşlığım vardı" şeklinde beyanda bulunduğunu,

TUİK 2014 verilerine göre müteahhitlik işi ile uğraşan kişinin asgari 6.526,00 TL gelirinin olduğunun belirtildiğini, itirazlarına ve delillere rağmen müteveffanın asgari ücretli çalışan olarak değerlendirildiğini, hesaplamanın asgari ücrete göre yapıldığını ve mahkemenin bu doğrultuda verdiği kararın hatalı olduğunu, müteveffanın müteahhit olduğu değerlendirilerek yeniden yargılama yapılmasını talep ettiklerini, mahkemece manevi tazminat takdir edilirken uyulması gereken kıstasların gözetilmeksizin değerlendirme yapıldığını ve davacıların adeta cezalandırıldığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu ileri sürmüştür.

Asıl ve birleştirilen dava dosyasında davalı ...

AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporuna yönelik itirazlar dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, raporda PMF-1931 mortalite tablosu ve %0 teknik faizin esas alındığını, tazminat hesabının her yıl %10 arttırılmak ve %10 iskonto edilmek suretiyle hesaplandığını, faiz ve iskonto birbirinin tersi olduğu için bu tarz bir hesaplamanın sonuca etkisinin sıfır olacağını, kişilerin muhtemel yaşam sürelerinin hesaplama tarihindeki yaşlarına göre bulunduğunu, hesap tarihinde, kişilerin hayatta olduğu zaten bilinirken, kaza tarihindeki yaşına göre muhtemel yaşam süresini belirlemenin hatalı olduğunu,

raporda kişilerin bakiye ömürleri olay tarihindeki yaşlarına göre hesaplandığını, ancak hesaplamalarda hesap tarihindeki yaşlarına göre bakiye ömrün hesaplanması gerektiğini, bilirkişi tarafından müteveffaya 2, çocuklar ile anne-babaya ise 1’er pay verilirken eşin payı da saklı tutulması gerektiğini, bu nedenle bilirkişi tarafından verilen destek paylarının olması gerekenden daha yüksek belirlendiğini, bilirkişi tarafından dönemsel bekar asgari geçim indirimi dahil asgari ücretler üzerinden hesaplama yapıldığını, ancak güncel 1 çocuklu asgari geçim indirimi dahil asgari ücret esas alınmasının doğru olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla,

zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması ve hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu, 1,8 teknik faiz ve ödeme tarihindeki veriler esas alınarak yapılması gerekirken hatalı hesaplama kriterleri ile oluşturulan hesap raporunun hükme esas teşkil etmesinin hatalı olduğunu, kusur incelemesi yönünden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını, mahkemece hükmedilen temerrüt tarihinden itibaren avans faizinin kanuna aykırı olduğunu, davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu,

davalı şirketten olay tarihinden itibaren ticari faiz talebinde bulunulmasının hatalı olduğunu, davalı şirketten ancak KTK 98. ve 99. maddeleri uyarınca gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan 8 iş günü sonrasından itibaren, böyle bir müracaat bulunmadığı takdirde ise, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, dava öncesi davalı şirkete herhangi bir müracaat bulunmadığından davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ileri sürmüştür.

Asıl ve birleştirilen dava dosyasında davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tazminat miktarlarının yanlış hesaplandığını, alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, kusur belirlemesinin tanık ifadelerine dayanılarak yapıldığını, tanık beyanları arasında çok çelişki olmasına rağmen davalının asli kusurlu bulunduğunu, kamera görüntüleri incelendiğinde müteveffanın sırtı yola dönük bir şekilde durduğu ve kusurunun tespit edilen orandan daha fazla olduğunun anlaşıldığını, müteveffa ... bakımından %20 kusur atfının yerinde olmadığını, bilirkişi raporlarında kusura ve hesaplamalara yapılan itirazların dikkate alınmadığını,

raporlar arasında bariz farklar oluştuğunu, hesaplamaların doğruluğunun net olmadığını, bu şekilde hatalı hüküm kurulduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, sigortanın yaptığı ödemeleri yeniden hesaplanıp güncellenerek mahsup edilmesini, bilirkişi raporunda TRH 2010 tablosu kullanılmış olmasının hatalı olduğunu, PMF 1931 yaşam tablosunun kullanılmasının gerektiğini, payların hatalı belirlendiğini, bekar olarak vefat eden kimsenin destek payları belirlenirken ileride evleneceği ve çocuk sahibi olabileceği dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;

Davacılar vekili, davalı ... AŞ vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;

Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, asıl dava dosyasında ve birleştirilen dava dosyasında davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın geri manevra yaptığı sırada davacıların desteği ...'ya çarpması sonucu desteğin vefat ettiğini belirterek desteğin annesi, babası, çocukları ve kardeşleri için destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacılar vekili müteveffanın müteahhit olduğunu belirterek hükme esas alınan aktüer raporda gelirin asgari ücret kabul edilerek tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma tazminatı nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde desteğin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Desteğin kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır.

Eğer desteğin gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Mahkeme bedensel zararların tazmini davalarında zarar görenin zararını resen belirlemek durumundadır.

Bu nedenle mahkeme, davacılar desteğinin asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiğini iddia etmiş ise SGK'dan trafik kazasının olduğu tarihteki desteğin ücret ve tüm gelirlerini gösterir ücretlerini getirtmelidir.

Desteğin aylık net sabit geliri olmayan tarımsal faaliyet icra eden, ticari işletmesi bulunan veya serbest olarak mesleki çalışma yapan kişiler yönünden, işletmesine ilişkin bilgiler ile, işletme defteri ve vergi kayıtları toplanarak, yapılan işten sağlanan bir gelirin bulunması halinde bu gelirin elde edilmesinde kişinin bedensel ve yönetsel katkısı belirlenip, kişinin yerine başkasının çalıştırılması olanağı gözönüne alınarak ona yapılacak ya da yapılması gereken ücret esas alınarak bu miktar üzerinden tazminatın hesaplanması gereklidir.

Somut olayda, davacılar vekili, dava dilekçesinde desteğin müteahhitlik yaptığını beyan etmiş, mahkemece yapılan sosyal ekonomik durum araştırmasında desteğin müteahhitlik yaptığı belirtilmiş, desteğin Mamak İnşaat Müteahhitleri Derneğine üye olduğu belirlenmiş, Gelir İdaresi Başkanlığı yazısında desteğin 2013 yılı sonrası kaydının olmadığı, öncesinde de taşımacılık, perakende, gayrimenkul, acente alanlarında kaydının olduğu belirtilmiş, desteğin SGK kaydı olduğu tespit edilmiş ve hükme esas alınan ek bilirkişi hesap raporunda da desteğin ücreti asgari ücret kabul edilip hesap yapılmış ise de desteğin elde ettiği gelirin belirlenmesi için yapılan araştırma yeterli değildir.

Mahkemece öncelikle desteğin yaptığı işin belirlenmesi, yaptığı işe göre de gelirinin tespiti amacıyla davacı tarafa ispat imkanı verilerek, desteğin SGK kaydı olduğuna göre çalıştığı iş yerinden kazadan önceki 3 aylık döneme ilişkin ücret belgeleri ve serbest olarak mesleki çalışma yaptığının tespiti halinde ise işletmesine ilişkin bilgiler ile, işletme defteri ve vergi kayıtları toplanarak, yapılan işten sağlanan bir gelirin bulunması halinde bu gelirin elde edilmesinde kişinin bedensel ve yönetsel katkısı belirlenip desteğin hesaplamaya esas alınacak gerçek gelirinin tespiti ile buna göre hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili, davalı ... AŞ vekili ve davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda inceleme yapılarak ve sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma ve gönderme sebebine göre davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin, davalı ... AŞ vekilini, davalılar ... ve ... vekilinin tüm istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK’nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, davacılar vekilinin sair, davalı ... AŞ vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,

3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4-Ankara 27.İcra Dairesinin 2021/8381 esas sayılı dosyasına yatırılan 320.000,00 TL + 529.000,00 TL teminatların yatıran tarafa iadesine,

5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09.02.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2021/2393, K. 2024/186, 9 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davacılar
  4. Vekili
  5. Davalılar
  6. Davanın Konusu
  7. Karar Tarihi : 09/02/2024
  8. Gerekçeli Karar
  9. Yazılma Tarihi : 06/03/2024
  10. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  11. İlk Derece Mahkeme Kararı
  12. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2393
Karar No
2024/186
Tarih
9 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi E.2021/2395 K.2024/352
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2021/2400 K.2024/214
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2021/2413 K.2024/189
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2021/2434 K.2024/190
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2021/2463 K.2024/196
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2021/2471 K.2024/216

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.