İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/1451 K.2024/1104

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili katılma yoluyla olmak üzere ile davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile…

Esas2022/1451Karar2024/1104Tarih26 Eylül 2024Okuma11 dk · 2.112 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Eylül 2024
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/1451 - 2024/1104
Esas no
2022/1451
Karar no
2024/1104
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
10/02/2022
Numarası
2020/567 Esas 2022/62 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalılar
—
Davanın konusu
Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat
Yazılma tarihi
14/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.112 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili katılma yoluyla olmak üzere ile davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 12.03.2020 tarihinde davalı ... idaresindeki, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın karşıdan karşıya geçen davacı yayaya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, davacının maddi zararı oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, kısmi dava olarak 10.000 TL maddi tazminatın ve her ay için 2.500 TL bakım, beslenme, bakıcı masrafının işleten ve sürücü davalı ... yönünden olay tarihinden,

davalı sigorta şirketi yönünden ise sigorta limitini aşmamak üzere ve temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, davacının yaralanması nedeniyle yaşadığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar, acı ve elem nedeniyle 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı araç sürücüsünden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 03.02.2021 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini 7.500TL sürekli, 2.500TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 2.500 TL bakıcı gideri olarak açıklamış,

28.12.2021 tarihli dilekçe ile talebini 118.416,17 TL sürekli iş göremezlik, 12.623,82 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.886,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 136.925,99 TL’ye artırmıştır.

Davalı sigorta şirketi vekili, davalıya başvuru şartının gerçekleşmemiş olduğunu, başvuru aşamasında sunulması gereken zorunlu evrakların sunulmadığını, kusur oranlarının tespiti için ceza dosyasının celbini talep ettiklerini, ceza dosyasında uzlaşma bulunması halinde zarardan sorumlulukları bulunmadığını, davalı şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderlerinin sorumlulukları kapsamında bulunmadığını, SGK tarafından karşılanması gerektiğini, kusur ve maluliyet oranlarının tespiti için İstanbul ATK’dan rapor alınması taleplerinin bulunduğunu,

müterafik kusur ve hatır taşıması indirim hallerinin araştırılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunun ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek tazminattan mahsup edilmesini, tazminat hesaplamasında TRH yaşam tablosuna uygun hesaplama yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, asfalt yol çalışması yapılan yerde sağ taraf gidiş yönünün kapalı olması nedeniyle davalının idaresindeki aracı -trafik işaret ve işaretçilerine uygun şekilde- sol gidiş yönüne sevk ettiği halde, davacının dikkatsiz ve dalgın yürümesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini, davacının yol çalışması yapılan yerde yolun tam ortasında, araç trafiğinin olduğu yerde durduğunu, davacının kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının tam kusurlu olması nedeniyle zarar ile illiyet bağının kesildiğini, davalının kusuru bulunmadığını,

yol çalışması sırasında yeterli tertibatın alınmadığının keşif yapılarak tespiti talepleri bulunduğunu, idareye karşı tam yargı davası açılması ve davanın usulden gerektiğini, davacının zararını belgelendirmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, 14.11.2021 tarihli kusur bilirkişi raporunda, yaya ...'ın yaklaşan aracın uzaklık ve hızını dikkate almadan karşıdan karşıya geçmek istemesi neticesinde meydana gelen kazada 2918 sayılı KTK'nın 68. maddesini ihlalen % 25 oranında tali kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın aracının hızını yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı ve trafik güvenliği kurallarını da ihlal ettiği tespitlerine istinaden Karayolları Trafik Kanunun 47. maddesi ve 52. Maddesini ihlalen % 75 oranında asli kusurlu olduğu,

davacı ...'ın dava konusu olay nedeniyle 6 ay geçici iş göremezlik halinde kaldığı, % 24 oranında vücut engelliliğinin oluştuğu ve tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 2 ay olduğunun raporla tespit edildiği, davacı ...'ın olay nedeniyle uğradığı gerçek net maddi zararının sürekli iş göremezlik nedeniyle 118.416,17 TL, geçici iş göremezlik nedeniyle 12.623,82 TL ve bakıcı gideri nedeniyle 5.886,00 TL olmak üzere toplam 136.925,99 TL olarak hesaplandığı, davacının zararının TRH yaşam tablosu esas alınarak hesaplandığından hesaba itibar edildiği,

hesaplanan toplam maddi zararın davalı şirket tarafından temin edilen ZMMS poliçesi teminat limiti dahilinde kaldığı, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile, 12.623,82-TL geçici iş göremezlik, 118.416,17-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile, 5.886,00-TL bakıcı giderinin davalı ...

Sigorta AŞ yönünden 17.06.2020 tarihinden, davalı ... yönünden 12.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 35.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan 12.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, davalı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının tatmin edici olmadığını, manevi tazminat miktarının artırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, olay tarihinde 65 yaşında olan davacının pasif dönemde olduğundan lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, kusur durumunun hatalı belirlendiğini, ATK dan rapor alınması taleplerinin değerlendirilmediğini, kaza tespit tutanağında davacı yayanın asli kusurlu tespit edildiğini, çelişkinin giderilmediğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun yetkili kurum tarafından düzenlenmediğini, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden rapor alınmak sureti ile belirlenmesi gerektiğini,

davalı şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunduğunu, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderinin sorumluluk kapsamında bulunmadığını, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, bakıcı gider hesabında hakkaniyet indirimi yapılmamış olduğunu, davacı tarafından bakıcı tutulduğuna dair yazılı belge sunulmadığını, brüt ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, aktüer bilirkişi raporunda kanuna aykırı hesaplama yapıldığını, 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, davalının yol çalışması olması nedeniyle hızını azalttığını, olayın gerçekleştiği sırada, davacı yayanın KTK 68. Maddede yer alan hükmü ihlal ettiğini, yolda telefon ile konuştuğunu, sağını solunu kontrol etmediğini, mümkün olan en kısa sürede seyrini tamamlamadığını, taşıt trafiğini tehlikeye soktuğunu, kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğu halde tali olarak kusurlu bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, olay mahallindeki yol çalışması gözetilerek dubalarla sabitleşmiş yolun kavşak olarak kabul edilip edilemeyeceğinin irdelenmesi gerektiğini, yol çalışması sebebiyle mahalin kavşak olmadığı,

kavşak olduğu kabul edilirse trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak olup olmadığının tespit edilmesinin ancak keşif icrası ile anlaşılabileceğini, davalının tedbirli olduğunu, düşük hızla ilerlediğini, yayanın aniden önüne çıkar çıkmaz hemen fren tedbirine başvurduğunu, itirazlara rağmen kusur yönünden yeni bir bilirkişiden rapor alınmadığını, davacının ev hanımı olması ve gelir getirici herhangi bir işte fiilen çalışmaması sebebiyle geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığından manevi tazminat isteminin tümüyle reddi gerektiğini,

aksi halde davacı lehine hükmedilen 35.000,00 TL manevi tazminat miktarının hukuka, hakkaniyete ve hakimin takdir yetkisinin sınırlarına aykırı şekilde yüksek takdir edildiğini, davalının ekonomik olarak çöküşüne, ev hanımı olan karşı yanın ise sebepsiz zenginleşmesine yol açtığını ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Dava, trafik kazası sonucunda yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Davacı vekili, 12.03.2020 tarihinde davalıların zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın yaya konumunda olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece maddi tazminat davasının kabulü, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili katılma yoluyla olmak üzere ve davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Mahkemece Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 21.06.2021 tarihli raporda, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait 12.03.2020 giriş ve 13.03.2020 çıkış tarihli Ortopedi ve Travmatoloji Servisi epikriz raporunun incelendiği, yapılan görüşmede, 12.03.2020 tarihinde araç dışı trafik kazası geçirdiği, kalça kemiğinde ve vertebrasında kırık olduğu, 50 gün kadar evde istirahat ettiği, 1 ay kadar yürüteç yardımıyla mobilize olduğu, bel ve kalça ağrısı şikayetlerinin olduğu, vertebrada olan kırığı için 4 ay kadar çelik korse kullandığı, uzun yürüyüşlerde kalçasında ağrı olduğu,

psikiyatrik şikayetlerinin zamanla azaldığı ve doktor başvurusunun olmadığının öğrenildiği, fizik muayenesinde; alt ekstremiteler arasında uzunluk ve çevre farkı olmadığı, sağ kalça adduksiyon 15 derece ve kısıtlı olduğu, yürüyüş muayenesinde minimal asimetri olduğu, lomber vertebra grafisi istendiği, L1 vertebranın korpusunda %40 kompresyon fraktürü olduğunun tespit edildiği,

Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre, (1)vertebra cisminde %25-50 arası kompresyon kırığı, (2)spinal kanalı etkileyen posterior eleman kırığı, her iki durumda da kırık yapısal bütünlüğü bozmadan iyileşir .... %13, Sağ kalça eklem hareket açıklıkları: fleksiyon 100 derece, ekstansiton 30 derece, abduksiyon 40 derece, adduksiyon 15 derece, iç rotasyon 30 derece, dış rotasyon 35 derece olduğu, Tablo3.8a ve Tablo 3.8b'ye göre kalça eklemi hareket kısıtlılığı ve alt ekstremite özürlülüğü belirlendiğinde.

Fleksiyon %0, Ekstansiyon %0, Abdüksiyon %0, Addüksiyon %5, iç rotasyon %0, dış rotasyon %0 olduğu,Alt ekstremite engellilik oranlarına Balthazard formülü uygulandığında %5 olduğu, kişi engellilik oranına dönüştürüldüğünde %3 olduğu,

Alt ekstremite ve omurgadan kaynaklanan kişi engellilik oranlarına Balthazard formülü uygulandığında %16 (yüzde on altı) saptandığı halde hastanın kaza zamanında 65 yaşın üzerinde olması nedeniyle yönetmeliğin 11/e maddesine göre hesaplanan özürlülük oranına Balthazard ile %10 eklenerek tüm vücut engel oranının %24 (yüzde yirmi dört), tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, tedavi süresince 2 ay süreyle başkasının yardımına ihtiyacı olduğunun belirtildiği,

mahkemece raporla belirlenen maluliyet oranına itibar edilerek aktüer bilirkişiden rapor alınmışsa da davacının alt ekstremite ve omurgadan kaynaklanan kişi engellilik oranı %16 belirlendiği halde, davacının maluliyeti 65 yaşın da üzerinde olduğundan bahisle maluliyet oranın %10 ilave edilerek hesaplama yapıldığı, tanzim edilen raporun kazaya bağlı maluliyete ilişkin olması, genel vücut özürüne yönelik olmamasına rağmen, söz konusu %10 yaştan kaynaklanan özür oranının tazminat belirlenmesi açısından nazara alınıp alınmayacağı, alınacak ise gerekçesinin raporda açıklanmadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda mahkemece, öncelikle davacının son durum raporunun alınması, kaza sonrası gördüğü tedavilere ilişkin ilgili hastanelerden tüm tedavi evrakları getirtilerek davacının kaza nedeniyle iyileşmesinin ve tedavi sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığı, maluliyetin kalıcı hale gelip gelmediği buna göre maluliyeti bulunup bulunmadığı, kaza ile maluliyeti arasındaki illiyet bağı, kazaya bağlı maluliyet oluşmuş ise oranı ve iyileşme sürelerinin belirlenmesi,tüm engel oranına ilave edilen yaştan kaynaklanan %10 engelin, kazaya bağlı yaralanması ile oluşan engeline ilave edilip edilmeyeceğinin değerlendirildiği,

kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kaza nedeniyle oluşan her bir araz yönünden denetime elverişli oranlama yapılmak suretiyle Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden rapor alınması, yukarıda açıklanan ilkelere uygun olarak maluliyet durumunun açıklığa kavuşturulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir.

Kabule göre mahkemece hükme esas alınan adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün %75, davacı yayanın %25 oranında kusurlu olduğu tespit edildiği halde aktüer uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda kusur indirimi yapılmaması isabetli görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, mahkemece TBK’nın 50 maddesi gereğince gerçek zararın tespit edilmesi, kaza nedeni ile ortaya çıkan gerçek zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında davalıların sorumlu olması nedeniyle zarar görenin maluliyet oranının usulüne uygun belirlenmesi, maluliyet oranının tespitinden sonra aktüer bilirkişisinden davalıların kusuruna denk gelen kısımdan sorumlu tutulacak şekilde ek rapor alınması gerektiğinden davalı vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK.nın 353/1.a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına,

belirtilen hususlarda yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1.a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2-Davacı ve davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,

3-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili ve davalılar vekili tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4-Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2022/5478 esasına yatırılan 216.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,

5-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/1451, K. 2024/1104, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1451
Karar No
2024/1104
Tarih
26 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/1457 K.2024/1465
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/1458 K.2024/1424
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/1463 K.2024/1091
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1477 K.2024/1286
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1478 K.2024/927
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1490 K.2024/825

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.