KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Davacılar
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1911 - 2024/1135
- Esas no
- 2022/1911
- Karar no
- 2024/1135
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/06/2022
- Numarası
- 2021/130 Esas 2022/553 Karar
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat
- Yazılma tarihi
- 10/10/2024
Karar Metni
1.371 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
09.02.2020 günü, davalı ...’nün sevk ve idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı, davalı şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, davacılar desteği olan yaya ...’a çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş ... için 1.000,00TL, davacı çocuk ... için 1.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan ortaklaşa ve zincirleme sorumluluk kurallarına göre tahsiline, davacılar ... için 300.000,00TL, ... için 150.000,00TL, ... için 150.000,00TL manevi tazminatın,
davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davacı eş ... için talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı talebini 474.580,19 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın davalı şirket tarafından 09.12.2019-09.12.2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 1050327419 nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava dilekçesinde öne sürülen hususları kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının tespiti gerektiğini, tazminat hesaplamasında ZMMS Genel Şartları hükümlerinin esas alınmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın ölüm nedeninin bilimsel olarak aydınlatılması gerektiğini, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, ev hanımı olan müteveffanın aile bütçesine olan maddi katkısının olduğunun izaha muhtaç olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, reşit olan davacı çocuk ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı koşullarının oluşmadığı, aktüer bilirkişiden hesap raporu alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulü ile, 474.580,19TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte (davalılardan ...
Sigorta AŞ'nin poliçe bedeli olan 410.000,00TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine, davacı ... yönünden istenen maddi tazminat talebinin reddine, maddi tazminat yönünden faiz başlangıcının davalılardan sigorta şirketi için 24.03.2020 diğer davalılar için kaza tarihi olan 09.02.2020 tarihi olarak belirlenmesine, davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile, davacılardan ... için 150.000,00TL, ... için 100.000,00TL ve ... için 100.000,00TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara ödenmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müteveffanın ev hanımı olup davacı eşe destek olmayacağını, davalı sürücünün desteğe çarpma eylemi ile ölümü arasındaki illiyet bağının irdelenmediğini, davalıya ait aracın yayaya çarpması sonrasında çarpmanın etkisi ile karşı yönden gelen aracın altında kalması sonucu vefat ettiğini, bunun dikkate alınmadığını, ceza mahkemesi dosyasında alınan kusur raporu ile çelişki meydana geldiğini, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davalının polis memuru olup maaşı ile bu miktarı ödemesinin söz konusu olamayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazası sonucu desteğin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorululuk sigortacısı olduğu aracın davacıların desteği yayaya çarpması nedeniyle vefat ettiğini belirterek davacı eş ve davacı çocuk ... için destekten yoksun kalma tazminatı, tüm davacılar için manevi tazminat talep etmiştir.
1-Davalı vekili, dava konusu kazada, davacının, davacılar desteğine çarpması ile desteğin ölümü arasındaki illiyet bağının kurulmadığını, başka bir aracın da kazaya karıştığını ileri sürmüşse de; kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında 09.02.2020 tarihinde saat 19.10 Sıralarında Ankara İli,Etimesgut İlçesi Piyade Mahallesinde sarı çift orta refüj çizgisi ile bölünmüş yol haline
getirilmiş olan Atila Eşer Caddesinde yaya ...'ın, karşıdan karşıya geçmek istediğinde, bölünmüş yolun 1544.Cadde istikametinden Ahi Mesut Bulvarı istikametine giden yol bandını geçerek orta refüj niteliğindeki bölünmüş yol çizgisi üzerinde, diğer yol bandının müsait olmasını
Beklediği sırada 1544.
Cadde istikametinden Ahi Mesut Bulvarı istikametine doğru seyir halinde olan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın çarptığı ve olay yerinden ayrıldığı, yayanın çarpmanın etkisi ile Ahi Mesut Bulvarı istikametinden 1544.Cadde istikametine doğru seyreden araçların kullandığı yola düştüğü ve bu şerit üzerinde seyretmekte olan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın taşıt yolu üzerinde bulunan yaya ...'ı altına alması sonrasında 6 metre sürükleyerek durduğu, kaza sonucu yaya ...'ın vefat ettiği, araç sürücülerinin kusurlu olduğu,
yayanın kusurunun bulunmadığı belirtilmiş, Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/161 Esas 2020/384 Karar sayılı dosyasında davalı sürücü ...’nün önündeki aracı geçme isterken bölünmüş yol şerit çizgisi üzerinde bulunan yayaya çarptığı olayda kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, diğer araç sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığının belirlendiği ve ...'nün taksirle ölüme neden olmak suçundan TCK’nın 85/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulduğu,
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 2021/418 E-2022/183 K. Sayılı kararı ile yargılama gideri yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
TBK’nın 74. Maddesi gereğince, hukuk hâkimi, ceza mahkemesi kararındaki fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını belirleyen maddi olgularla ve ceza mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı ile bağlı olduğu, ceza mahkemesi dosyası ve mahkemece alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nün tam kusurlu olduğunun belirlenmiş olmasına göre davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
2-Tarafların, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; Davacıların manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat aynı anda tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda, kazanın gerçekleşme biçimi, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olması, davacıların müteveffaya yakınlık dereceleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, davacılar tarafından duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde, olayın özelliğine ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, tarafların hükmedilen manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf sebepleri ile kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/1911, K. 2024/1135, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama