KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1923 - 2024/1098
- Esas no
- 2022/1923
- Karar no
- 2024/1098
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/05/2022
- Numarası
- 2020/271 Esas 2022/299 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Yazılma tarihi
- 01/10/2024
Karar Metni
875 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.10.2017 tarihinde, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı, sürücü ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu at arabasına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 400,00 TL geçici iş göremezlik zararı, 100,00 TL bakıcı gideri, 4.500,00 TL daimi iş göremezlik zararı ile 1.260,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 6.260,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile geçici işgöremezlik tazminatı talebini 2.945,66 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 305.587,79 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan maluliyet tayinine ilişkin raporun kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan yönetmeliğe uygun olmadığını, hesaplamada asgari ücretin baz alınması gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödeme olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75, davacının yolcu olarak bulunduğu at arabası sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %22 oranında olduğu, iyileşme süresinin 150 gün olarak belirlendiği, aktüer bilirkişiden hesap raporu alındığı,
alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 305.587,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.945,66 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 308.533,45 TL maddi tazminatın 25.03.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aktüerya hesabında %1.8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılmamasının hatalı olduğunu, kusur oranının belirlenmesi yönünden adli tıp kurumundan rapor alınması ve maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, geçici işgöremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı, sürücü ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu at arabasına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek davalıdan geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün olmadığından, aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasının isabetli olmasına; kusur yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunun, kaza tespit tutanağı ve kazanın oluşumu ile uyumlu olduğunun görülmesine;
davacının maluliyet oranının belirlenmesi için hükme esas alınan Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının raporunda, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına;
geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı olup 2918 sayılı KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK'nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK'nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile
düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından sorumlu olacağının kabulü gerektiğinden davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/1923, K. 2024/1098, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama