KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Vekili
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2154 - 2024/1429
- Esas no
- 2022/2154
- Karar no
- 2024/1429
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/04/2022
- Numarası
- 2021/206 Esas 2022/244 Karar
- Davacı
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Yazılma tarihi
- 02/12/2024
Karar Metni
976 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 26.04.2017 tarihinde, davalı ... idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı, davalı ...
Sigorta AŞ'ne zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, yaya olarak yolun karşısına geçmek isteyen davacıya çarpması sonucu gerçekleşen kazada davacının yaralanarak malul kaldığını, davadan önce davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, davalı şirket tarafından ödenen 5.012,35 TL'nin davacının zararlarını karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutarak şimdilik geçici işgörmezliği nedeniyle 100,00 TL, kalıcı sakatlıktan doğan güç ve efor kaybı nedeniyle 1.000,00 TL olmak üzere toplam 1.100,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketinden başvuru,
diğer davalılardan ise olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile, manevi zararlarından dolayı 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın gerçekleşmesinde davacının tam kusurlu olduğunu, davacının kazada kolunu aynaya çarpıp olay mahallinden hiç kimsenin yardımı olmadan ayrıldığını belirterek davacının maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu kazadan doğan zararları için 04.06.2020 tarihinde 5.012,35 TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin sorumluluğunun davayı kabul anlamına gelmemek üzere poliçe limiti dahilinde olduğunu, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %85, davalı sürücünün %15 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %5, tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olduğunun mütalaa edildiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı,
davalı sigorta şirketinin ödeme yaptığı tarih itibariyle yapılan hesaplamaya göre kusur oranı dikkate alındığında davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının toplam 2.837,83 TL olduğu, davalı şirket tarafından yapılan 5.012,35 TL’lik ödeme ile davacının zararının karşılandığı gerekçesi davacının maddi tazminat talebinin reddine, davacının davalılar ... ve ...'e yönelik manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile 7.500,00 TL'nin 26.04.2017 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş;
karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davacının asli kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, maluliyet oranının da az belirlendiğini, kusur ve maluliyet yönünden adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının maluliyeti dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı ... idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı, davalı ... Sigorta AŞ'ye ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın, yaya davacıya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve manevi tazminat talep etmiştir.
1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, davacının maluliyet oranı yönünden hükme esas alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının raporunda, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değil kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının daimi maluliyet oranının belirlendiği görülmüştür.
Bu durumda mahkemece, Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümlerinden, davacının daimi maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi yönünden rapor alınması ve bu şekilde tahkikat eksiksiz tamamlanarak sonucuna göre maddi ve manevi tazminatın belirlenmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2154, K. 2024/1429, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama