İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2404 K.2024/1607

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2022/2404Karar2024/1607Tarih13 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.146 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Davacılar Davalılar

Karar tarihi
13 Aralık 2024
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/2404 - 2024/1607
Esas no
2022/2404
Karar no
2024/1607
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/04/2022
Numarası
2018/447 Esas 2022/337 Karar
Vekili
—
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
08/01/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.146 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 20.02.2018 tarihinde davalı ...’in işleteni,davalı ...’in sevk ve idaresindeki, diğer davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortalı ... plakalı aracın davacı ...’nın eşi, diğer davacıların oğlu ... ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde desteğin hayatını kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde ...’in asli, ... ...’in tali kusurlu bulunduğunu, davacıların sözkonusu kazada kusurlu olmadıklarını, desteğin uzman saha mimarı olup aylık 7.500,00-TL geliri olduğunu, kazadan önce Etiyopya’da çalışmak üzere 5.000 USD maaşlı iş teklifini kabul ettiğini,

davacıların müteveffanın vefatı nedeni ile desteklerinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar yönünden ayrı ayrı 100,00-TL olmak üzere toplam 300,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... ve ...’den olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile,

davalı sigorta şirketinden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, davacılardan ... ... yönünden 40.000,00-TL, ... ve ... yönünden ayrı ayrı 20.000,00' er TL olmak üzere toplam 80.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... ve ...’den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında dava değerini rapor doğrultusunda 1.190.064,88TL'ye artırmıştır.

Davalı sigorta şirketi vekili, davacıların talepleri için dava öncesinde davalı şirkete yapılan ihbar üzerine mevzuat hükümlerine göre tazminat hesaplanarak davacılara ödenmek istendiğini ancak ödeme teklifinin davacılar tarafından kabul edilmediğini, davalı şirketin mevzuat gereğince tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, bu nedenle işbu davanın açılmasında kusuru bulunmadığını, kusur oranının tespiti için ATK dan rapor alınmasını, müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini, sigortalının kusuru ve kusur ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğunun usulen ispat edilmesini,

davacıların kaza nedeniyle elde ettikleri gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, ödeme yapılmış olması durumunda ödenen miktarın tazminat bedelinden düşülmesini, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kabul manasına gelmemek üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... ve ... vekili, müteveffa sürücü ... ...’in 20.02.2018 tarihinde sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile davalı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari araca sol yandan çarptığını, müteveffanın 2,39 promil alkollü ve kazanın gece 01:50 sıralarında meydana geldiği, müteveffanını güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğini, kazanın alkol, aşırı hız, uykusuzluk ve aracın teknik ve yol durumuna uydurulmaması,

gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi sebebiyle meydana geldiğini, kazada alkollü araç kullanan ve aşırı hızlı olan müteveffanın asli kusurlu olduğunu, davalı sürücünün taşımacılık işiyle uğraşan profesyonel bir şoför olduğunu, aniden yola çıkmasının mümkün olmadığını, davalıların kusuru bulunmadığını, müteveffanın kaç TL üzerinden prim yatırdığının SGK'dan sorulması talepleri bulunduğunu, müteveffa sürücünün davacı ... ... ile evli olup kendisi ile aynı evde ikamet ettiğinden diğer davacılara destek olmadığını, maddi tazminat hesaplamasında davacının sunduğu bordronun veya 5.000 USD iş teklifinin esas alınamayacağını,

manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacılardan ... ...’in eşi, diğer davacıların ise oğulları olan ... ...’in dava konusu çift taraflı trafik kazası sonucunda vefatı ile davacıların kendisinin eylemli ve düzenli desteğinden yoksun kaldığı, bilirkişi heyeti raporu dikkate alındığında kazanın oluşumunda davacılar desteği sürücünün %25, davalı sürücünün ise % 75 oranında kusurlu olup 2918 sayılı KTK’nın 85 ve 91.m. gereğince davalı sigorta şirketi ile diğer davalı sürücü ve işletenin (araç maliki) davacıların maddi zararını tazminle yükümlü olduğu,

trafik kazası öncesinde davacılar desteğinin 2,39 promil alkollü olduğu sabit olduğundan, ek raporda hesaplanan ve hüküm altına alınacak destek tazminatı alacaklarından ayrı ayrı % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, müteveffa ... ...’in elim bir trafik kazası sonucunda vefatı nedeni ile davacıların psikolojik travma düzeyinde elem ve acı duyacakları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur oranları ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığı belirtilerek davanın değer artırım talebi gözetilerek kısmen kabulü, davacılardan ... yönünden 702.275,07-TL,

diğer davacılar yönünden ise ayrı ayrı 124.888,41-TL olmak üzere toplam 952.051,89-TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi poliçe teminat limiti dahilinde yapılan garame hesabına göre davacı ... yönünden 265.551,73-TL, diğer davacılar yönünden ise ayrı ayrı 47.224,14-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 26.04.2018, diğer davalılardan ise kaza tarihi olan 20.02.2018 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,

fazlaya ilişkin istemin reddine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, davacılardan ... ... yönünden takdiren 30.000,00-TL, diğer davacılar yönünden ise ayrı ayrı 15.000,00-TL olmak üzere toplam 60.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... ve davalı ...'den kaza tarihi olan 20.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme dayanak alınan kusur raporunda davalı araç sürücüsü asli kusurlu olarak değerlendirilmişse de raporun oluşa ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, olay yeri keşif tutanağında da belirtildiği üzere, müteveffanın emniyet kemerinin arkadan bağlandığı,

kaza sırasında müteveffanın emniyet kemerini takmadığını, ATK raporunda ise müteveffanın yasal sınırın çok üzerinde, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde 2,39 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, davalının ise alkolsüz olduğunu, davacı ... ...’ in dahi 0,28 promil alkollü olduğunu, dayanak raporda davalıya KTK'nın 57/4 maddesinde yer alan 'bölünmüş yola çıkan sürücüler bu yoldan geçen araçlara öncelik hakkını vermek zorundadırlar' hükmünü ihlal ettiği, müteveffanın ise 51.maddede yer alan 'Sürücüler,

aksine bir karar alınıp işaretlenmemişse yönetmelikte belirtilen hız sınırlarını aşmamak zorundadırlar.' hükmünü ihlal ettiğinden bahisle kusur izafe edildiğini, müteveffaya sadece 'hız sınırlarına uymamaktan dolayı kusur izafe edildiğini, oysa müteveffaya bunun yanında ve ayrıca KTK' nın alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı başlıklı 48.maddesine ve sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat (Emniyet Kemeri) kullanmaları zorunludur başlıklı 78.maddesine aykırı araç kullanması nedeniyle de kusur izafe edilmesinin zorunlu olduğunu, müteveffanın,

alkollü araç kullanmaması veya emniyet kemerini usulüne uygun kullanmış olması halinde kaza olmayacağı gibi ölümün de olmayacak olduğunu, mahkemece, tazminat miktarından müteveffanın 2,39 promilli alkollü olmasından kaynaklı olarak %20 müterafik kusur indirimi yapıldığını, ancak dosya kapsamına aykırı olarak 'davacılar desteğinin araçtan dışarı fırlamadığı,

vefaatın araç içerisinde gerçekleştiği ve emniyet kemeri takmamasının vefaatı yönünden kusurun varlığının nedensel bir değer taşınmadığı kabulü' ile emniyet kemeri takılmaması nedeni ile ayrıca %20 oranında kusur indirimi yapılması taleplerinin red edildiğini, müteveffanın kesin ölüm nedeni 'yaygın kot kırıkları ve hemopnömotoraks' sonucunda gerçekleştiğinin sabit olduğunu, yaralanma şeklinin emniyet kemeri takılmamasından kaynaklı olarak ölümle sonuçlandığını, emniyet kemeri takılı olmuş olsaydı ağır yaralanma riskinin büyük oranda azaltılabileceğini,

kazanın meydana gelmesinde taraflara atfedilecek kusur ile kazanın ölümle sonuçlanmasında taraflara atfedilecek kusur ayrımı yapılarak rapor düzenlenmesi gerektiğini, kemeri takılı davacı ... ...'in kazadan sağ kurtulurken, sürücünün vefaat etmesinin kemer takmama ile ölüm arasında uygun illiyet bağının bulunduğunu gösterdiğini, rapora göre kemer takmamak tazminattan indirim nedeni olacaksa ya bu nedenle müteveffaya ayrıca kusur izafe edilmesi veya mahkemece tazminattan indirim yapılması zorunlu olduğunu,

emniyet kemeri takılmaması nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken bu talebin red edilmiş olmasının da yanılgılı ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, SGK kayıtları, banka kayıtlarının toplanmadığını, müteveffanın gelir durumunun tartışmasız olarak tespit edilmediğini, delillerin eksik toplandığını, red edilen maddi tazminat bakımından davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, 20.02.2018 tarihinde davalı ...’in işleteni, davalı ...’in sürücüsü, davalı sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın davacı ...’nın eşi, diğer davacıların oğlu ... ...’in idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması neticesinde davacılar desteğinin vefat ettiğini belirterek davacılar için ayrı ayrı destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...’ den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece maddi ve manevi tazminat davalarının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.

Destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre; destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için, her şeyden önce, destek alma hakkı olan kişinin destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir.

Bu itibarla; ölen kişiden eş sıfatıyla destek alan kişinin yeniden evlenmesi halinde, evlenen eşin, desteğinden yararlandığı kişinin yardımından yoksun kaldığından bahsedilemeyeceği ve desteği olan (eski) eşinden dolayı destek tazminatına hak kazanamayacağı açıktır.

Müteveffanın desteğinden yararlanan eşin, yeniden evlenmesi veya fiili olarak bakım ihtiyacını karşılar biçimde birliktelik yaşaması halinde, bakım ihtiyacının sona erdiği ve yitirilmiş destek ediminin yeni bir destek edimiyle karşılanmış olması veya davacı eşin evlenmesi gibi eylemli olarak bakım ihtiyacının son bulmuş olması halinde destekten yoksun kalma tazminatı ancak evlenme tarihine kadar hesaplanır.Bu itibarla;

ölen kişiden eş sıfatıyla destek alan kişinin yeniden evlenmesi halinde, evlenen eşin, desteğinden yararlandığı kişinin yardımından yoksun kaldığından bahsedilemeyeceği ve desteği olan müteveffa eşinden dolayı destek tazminatına hak kazanamayacağı açıktır. TMK’nun 2. maddesi “Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunladır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” hükmünü içermektedir.

Destekten yoksun kalma tazminatının bu amaç ve kapsamı karşısında; somut gerçeğin bulunduğu durumda varsayımlara dayalı hesaplama yapılamayacağı; destek alacaklısı olan eşin ancak eşinin ölüm tarihi ile kendisinin yeniden evlendiği veya fiili olarak bakım ihtiyacının karşılandığı tarih aralığı için tazminata hak kazanabileceğinin kabulü gerekir.

TMK’nın 2. maddesi “Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz .” hükmünü içermektedir.

Destekten yoksun kalma tazminatının yukarıda ifade edilen amaç ve kapsamı karşısında; somut gerçeğin bulunduğu durumda varsayımlara dayalı hesaplama yapılamayacağı; destek alacaklısı olan davacı eşin ancak desteğin ölüm tarihi ile kendisinin yeniden evlendiği tarih aralığı için tazminata hak kazanabileceği gözetilip hesaplama yapılması gerekecektir.

Davacılar ya da dava dışı hak sahiplerinin ölümü halinde de artık varsayıma dayalı bakiye ömür süresine göre değil, gerçekleşen duruma göre ölüm tarihine kadar destek tazminatı hesaplanması gerekir.

Yargıtay uygulamalarında anne ve baba, çocuklarının ölümü tarihinde bakıma muhtaç olmasalar dahi ileri tarihlerde çocuklarının bakımına ihtiyaç duyabilecekleri, anne ve babanın çocuklarından her zaman maddi ve manevi destek alacağı, bu nedenle tazminat hesabı yapılırken sağ olan anne ve babaya destek payı ayrılması gerektiği kabul edilmektedir.

Somut olayda müteveffanın trafik kazası sonucu ölümü nedeniyle davacı sağ eş ... ... ile davacı anne ... ve davacı baba ... için destek tazminatı talep edilmiş, aktüer bilirkişi raporunda davacı eş için de desteğin bakiye ömür sonuna kadar destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır. Oysa dosyada mevcut nüfus aile kayıt tablosundan davacı sağ eş ...’nın 03.01.2024 tarihinde yeniden evlendiği anlaşılmıştır. Bu halde davacı eş yönünden evlendiği tarihe kadar destek tazminatı hesaplanması, davacı eşin yeniden evlenmesi nedeniyle diğer davacıların destek paylarının yeniden hesaplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.

Bu durumda mahkemece, öncelikle desteğin tam aile nüfus kayıt tablosunun temini ile yukarıda açıklandığı üzere inceleme ve değerlendirme yapılarak, konusunda uzman aktüer bilirkişiden ek rapor (hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihteki verilere göre, bilinen dönemde aynı tarihte sonlandırılarak), hak sahibi davacı eş ...’nın evlenme tarihi dikkate alınıp, bu tarihe kadar destek tazminatı hesaplanması, bu tarihten sonra yerleşik Yargıtay uygulamaları gereği, desteğin anne ve babası olan davacıların ölüm tarihine kadar destek payı ayrılması,

davacı anne babadan birinin ölümü halinde payının diğerine geçeceği göz önünde bulundurulup, yine taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış haklar da mahkemece gözetilerek, davacıların talep edebileceği destek tazminatının tespiti hususunda rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,

3-İstinaf yoluna başvuran davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2404, K. 2024/1607, 13 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2404
Karar No
2024/1607
Tarih
13 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2405 K.2024/1622
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2406 K.2024/1637
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2414 K.2024/1664
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2418 K.2024/1623
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2420 K.2024/1561
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2421 K.2024/1624

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.