İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2427 K.2024/1713

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla…

Esas2022/2427Karar2024/1713Tarih27 Aralık 2024Okuma16 dk · 3.164 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Vekili Davalılar

Karar tarihi
27 Aralık 2024
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/2427 - 2024/1713
Esas no
2022/2427
Karar no
2024/1713
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
19/09/2022
Numarası
2021/280 Esas 2022/557 Karar
Davacı
—
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
02/01/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.164 kelime·16 dk okuma·3 bölüm

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 16.10.2020 tarihinde davalı ...'ın işleteni olduğu, davalı ...

Sigorta AŞ'ne 100712903 poliçe numarası ile sigortalı, davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kavşağa kırmızı ışıkta kontrolsüz olarak girmesi nedeniyle davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpıştığını, kaza neticesinde davacının aracında hasar bedeli ve değer kaybı zararı oluştuğunu, trafik kazasının gerçekleşmesinde davalı tarafın tam kusurlu olduğunu, davalı araç sürücüsü ...'nin kaza sonrasında olay yerini terk ettiğini,

davacı tarafından 11.944,01 TL hasar onarımı için harcama yaptığını belirterek kısmi dava olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybının ve 100,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında değer kaybı talebini 7.500,00 TL, hasar bedeli talebini 11.944,01 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı ... vekili davaya konu kazanın gerçekleşmesinde davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, davalının kaza sonrası olay yerini kasıtlı olarak terk etmediğini, ... plakalı araç ile kalp ameliyatı olan eşini rahatsızlığından dolayı hastaneye götürmekte iken davaya konu kazanın meydana geldiğini, kaza meydana geldikten sonra kazanın etkisiyle de hastaneye taşımakta olduğu eşinin durumunun daha da ağırlaştığını, kaza yerini terk etmediğini,

kaza yerinden ayrılmamak için eşine acil müdahale edilmesi amacıyla ambulansı arayıp ve bulundukları yere ambulans talebinde bulunduğunu ancak ambulansı aradığında Covid-19 pandemi süreci nedeniyle ambulansın acele ve hemen hizmet veremeyeceğini öğrendiğini, bunun üzerine davalının eşini hastaneye yetiştirmek durumunda kaldığını ancak kaza yerinden elinde olmayan sebeplerle ayrılırken araç ruhsatını ve kimliğini de davacı tarafa bıraktığını, araç sahibi ...'ın da olay yerine gelmesini sağladığını,

diğer davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa usul ve yasaya aykırı olarak ödeme yapılmamış ise de sigorta şirketinin sorumluluğunun davalıya yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, belirsiz alacak davası açılması için gerekli şartların oluşmadığını, davaya konu araçla ilgili usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan eksper çalışması dikkate alınmaksızın, davacı tarafından tek taraflı olarak yaptırılan bir onarım bedeli ile usule aykırı bir başvuru yapıldığını, hasar bedelinin yalnızca sorumluluğuna düşen kısmının şirketçe karşılanacak olduğunu,

sigortalı aracın kazaya sebebiyet verdiği kabul edilse bile kaza yeri terk edildiği için davalı şirkete atfedilebilecek bir sorumluluk bulunmadığını, zira aracı kullanan kişinin kim olduğu, ehliyetinin bulunup bulunmadığı, kaza esnasında alkollü olup olmadığının tespiti yapılmadığını, kusur oranlarının tespiti bakımından Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacı tarafça iddia edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, hasar bedeli yönünden, iskonto uygulanmaksızın hesaplama yapması uygulama ve yönteme aykırı olduğunu,

%10 iskonto esas alınarak yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinde indirim uygulanması gerektiğini, başvurucu tarafça zararı azaltmak üzere somut olayın koşulları çerçevesinde kendisinden beklenebilecek tedbirleri almaması,

yani zararı azaltma külfetini ihlâl etmesinin zararı arttırıcı kusurlu bir davranış olduğunu, zararı azaltma ödevinin bir borç değil, külfet olduğunu, değer kaybının hesaplanmasında kaza tarihi itibariyle Genel Şartlarda yer alan hesaplama yönteminin uygulanması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi yönündeki taleplerin reddi gerektiğini, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğu bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... karşı taraf kazanın meydana gelmesi konusunda %100 kusurlu olduğunu, şayet kazanın meydana gelmesi hususunda diğer davalı ...'ye ya da davalıya izafe edilebilecek bir kusur varsa ambulansın gelmesi ve yol açma gayesiyle kaza meydana geldiğinden devletin kusursuz sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini, davalı ...'in araması üzerine olay yerine gittiğini, ...'nin ruhsatı ve ehliyeti davacıya teslim ettiğini gördüğünü, davalının olay yerini kasıtlı olarak terk etmediğini, davalı ...'in eşinin davalının ablası olduğunu, iki kere kalp ameliyatı olmuş genç, dört çocuk annesi bir kadın olduğunu,

sürücünün olay yerini kasıtlı terk etmediğinin savcılık dosyasının kapsamı ile ispat olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, arabasında kaza ile ilgisi olmayan tamirat ve tadilatlar yaptırdığını, davalının da oto tamir ustası olduğunu, olay yerine gelmiş olması nedeniyle aracın kaza nedeniyle zararını gördüğünü, ancak aracın ön panel, tampon demiri, motor kaputu zarar görmediğini, fan davlumbazı ile kazanın en ufak bir ilgisi dahi bulunmadığını, su boşaltması mümkün olmadığını, su radyatörünün değişmesi söz konusu bile olmadığını, 3 litre antifirizin dahi davalılara maliyet olarak çıkarılmasını kabul etmediğini, hava filtresi emiş borusu,

sağ sis farı, sis farına ait sis ampulü ile kazanın en ufak bir illiyet bağı bulunmadığını, malzeme parası kadar işçilik ücreti ödenmesinin piyasa koşullarına uygun olmadığını, diğer davalı sigorta şirketinin sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle ödeme yapmamış olmasının davalıya izafe edilemeyeceğini, davacıya ait aracın değişimi yapılan parçalarının gerek olmamasına rağmen kötüniyetli olarak değiştirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacıya ait araca davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığı, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücünün %100 kusurlu olduğu, davacıya ait araçta emsallerine göre değerinden reel piyasa koşularına göre 7.500.00 TL kaybettiği, araç hasar tutarının 11.944,01 TL olduğunun hesaplandığı,

davalı sigorta şirketi ve davalı araç malikinin, davalı araç sürücüsü ile birlikte oluşan zarardan davacıya karşı müteselsilen sorumlu oldukları, müteselsil borçlulukta kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlu, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkının bulunduğu, bu nedenle davalı ...'nin olay yerini terk edip etmemesinin davalıların, davacıya karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, dosya kapsamına alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu,

davalı sigorta şirketine yapılan ön başvurunun tebliğine ilişkin kayıtların sunulmaması nedeniyle dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, diğer davalıların ise haksız fiil tarihi itibariyle temerrüde düştüğü belirtilerek davanın kabulü ile,

11.944,01 TL hasar bedeli, 7.500,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 19.444,01 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 21.04.2021, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 16.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı sigorta vekili istinaf başvuru dilekçesinde, sigortalı araç sürücüsüne %100 oranında kusur atfedilmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını, diğer araç sürücüsünün tali yoldan ana yola ani bir şekilde çıkarak gerekli özeni göstermediği için asli kusurlu olduğunu, sigortalı aracın kazaya sebebiyet verdiği kabul edilse bile kaza yeri terk edildiği için davalı şirkete atfedilebilecek bir sorumluluk bulunmadığını, aracı kullanan kişinin kim olduğu, ehliyetinin bulunup bulunmadığı,

kaza esnasında alkollü olup olmadığı tespitinin yapılmadığını, sigorta şirketinin meydana gelen olay neticesinde varsa herhangi bir zarardan sorumluluğu bulunmadığını, dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi suretiyle rapor alınması gerektiğini, 28.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda hasar onarım bedeli yalnızca fotoğraflar ve haricen alınan ekspertiz raporu doğrultusunda hesaplandığını, davacı tarafından aracın hasar gören parçalarını gösterir servis fişi, onarım belgesi, onarım faturası vb. hiçbir evrak sunulmadığını,

bilirkişi raporunda değerlendirme yapılırken referans olarak alınmış olan eksper raporunda araçta hasar görmeyen parçaların da hesaplamaya dahil edildiğini, hasarlanmamış hasarı onarım ile giderilebilecek nitelikte olup söz konusu hasarlar için parça bedeli hesaplanmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda hasar gören parçaların değişim onarım durumunun hatalı değerlendirildiğini, haricen sunulan ekspertiz raporu içeriğindeki parçaların gerçekte hasar görüp görmediği, hasar ile kaza arasında illiyet bağı olup olmadığı,

parça ve işçilik bedelleri hususunda fotoğraflar da incelenmek sureti ile araştırma yapılmadığını, hiçbir ek inceleme ve araştırma yapılmadan parça listesi doğrultusunda hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporunda orijinal fiyatlar üzerinden değerlendirilme yapılmasının hatalı olduğunu, davalı şirketin eşdeğer parça ile değişim bedeli kadar hasardan sorumlu olduğunu, davacı tarafından yetkili servis olmasa dahi, onarım yaptıracağı herhangi bir servisten belli bir oranda iskonto alınabilecekken,

hiçbir iskonto almaksızın onarımın yaptırılmasının davalı şirketi ekstra zarara uğratmak ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde iskonto uygulanmadan hazırlanan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, rapora göre hasar bedeline dahil edilen 11.944,01 TL KDV tutarından bir sorumluluğu bulunmadığını, davalının sorumluluğu için fatura aslı ibrazı ya da yansıtma fatura kesilmesi gerektiğini, KDV bedelinden sorumluluğu bulunmadığını, aksi kanaatte başvuran sebepsiz zenginleşmiş olacağını, aracın değer kaybının hesabının mutlaka bir formüle dayalı olması gerektiğini,

TSB kasko değer listesi rakamları da “piyasa fiyatları” ortalaması olup teknik olarak hiçbiri aracın değerini yansıtmadığını, aracın değeri dışında olan ve bir kereye mahsus vergi kapsamında ki ÖTV'nin değer kaybı olmayacağını, mahkeme tarafından her ne kadar dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz işletilmiş ise de davacı yanca davalı şirketin, usulüne uygun bir şekilde temerrüde düşürülmediğinden kabul anlamına gelmemekle birlikte, faiz başlangıç tarihinin herhangi bir kabul durumunda dava tarihi olması gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişinin kusur değerlendirmesi yaparken davalıyı %100 kusurlu bulmasının gerçeğe ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının kırmızı ışıkta beklerken, arkadan gelen ambulans sirenini duyup ambulansa yol vermek için kırmızı ışık ihlali yaptığını, trafikteki diğer tüm araç sürücülerinin ambulansa yol vermek için harekete geçtiği esnada süratli gelen ve hızını kesmeyerek yola devam eden davacının davalının sevk ve idaresindeki araca çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğini, davacının, tali yoldan ana yola ani bir şekilde çıkarak gerekli özeni göstermediği için asli kusurlu olduğunu,

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/1212 Sor. sayılı dosyası ile de davalı hakkında verilen KYOK kararı ile sabit olduğunu, bilirkişi raporunda yalnızca KTK'nın ilgili maddelerine değinilerek herhangi bir delile dayandırılmadan kusur oranı belirlendiğini, davalı tarafından dosyaya sunulan hastane evrakları, tanık beyanları ile de sabit olduğu üzere kazanın meydana geldiği esnada davalının eşini hastaneye yetiştirmek zorunda kaldığı için kaza yerinden elinde olmayan sebeplerle ayrıldığını ve ayrılırken de araç ruhsatını ve kimliğini de davacı tarafa bıraktığını, araç sahibi ...'ın da olay yerine gelmesini sağladığını,

davalının kusuru olmayıp sigorta şirketinin ödemeden kaçınmakta haklı olmadığını, gerekçeli kararda davalının kusur oranı belirlenirken yalnızca bilirkişi raporuna atıf yapıldığını, gerekçesiz karar yazılmasının adil yargılanma hakkının ihlali olup, kararın salt bu nedenle kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli ve değer kaybı istemine ilişkindir.

Davacı vekili, 16.10.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, davalı ...’ın işleteni olduğu, davalı ...’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu davacı aracının maddi hasara uğradığını belirterek araç değer kaybı ve mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

1-Davalı vekillerinin kusura yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde.

Kazadan sonra düzenlenen 16.10.2020 tarih, 18.45 saatli kaza tespit tutanağında, ... ... araç sürücüsünün olay yeri terk tespiti ile, ... idaresindeki ... plakalı aracı ile beyanına göre Necmettin Erbakan caddesinden Ahi Mesut Bulvarı kavşağına geldiğinde kendisine hitap eden trafik ışığının yeşil yanması ile hareket ettiği esnada Ahi Mesut Bulvarı kavşakta yine ...’in beyanına göre ... plakalı aracın sürücüsü ile çarpıştığı, kaza sonrasında ... plakalı aracın sürücüsünün olay yerini terk ettiğinin tespit edildiği,

mahkemece alınan 28.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda dava korusu kazanın, 16.10.2022 tarihinde gece vakti saat 18:40:04 civarında olay yeri sinyalize trafik lambalarının bulunduğu Necmettin Erbakan Caddesi ise Ahi Mesut Caddesi keşişimi dört yönlü kavşakta iki araçlı, yandan çarpışma ve olay yeri terk şeklinde meydana geldiği, dosyada bulunan CD görüntüsünün incelendiği,

... plakalı araç sürücüsü davacı ...'in Necmettin Erbakan Caddesinden seyirle geliş yönüne yeşil trafik lambası yanarken, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nin Ahi Mesut caddesinden geliş yönünde ise kırmızı trafik lambasının yandığı esnada, Ahi Mesud Caddesi istikametinden gelen Ambulansa yol vermek için göbekli kavşak sağ tarafında boşluk varken davalı sürücü ...'nin kendi yönündeki kırmızı ışığa rağmen kontrolsüz şekilde karşıya geçişi esnasında, solundan yeşil ışıkta karşıya geçen davacı ... idaresindeki ... plakalı araçla çarpıştığı,

sürücülerin ambulanslara yol vermek durumunda oldukları gibi trafik güvenliğini de tehlikeye sokmamaları gerektiği, ambulans sürücüleri de her ne kadar geçiş öncelikli olsalar da onların da trafik güvenliğini tehlikeye düşürmemeleri gerektiği, bu bağlamda kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nin Ahi Mesut Bulvarı geliş yönündeki kırmızı ışıkta durduğu esnada, gerisinden gelen Ambulansa yol vermek için kırmızı ışıkta karşıya geçmemesi,

olay yeri göbekli kavşakta sağa çekilip durması gerekirken sürücü ...'nin kontrolsüz ve tedbirsizce kırmızı ışıkta karşıya geçişi esnasında, solundan yeşil ışıkta karşıya geçen davacı ... idaresindeki ... plakalı araçla çarpışmış olduğu kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 47/b, 47/c, 84/a maddelerini ihlal ettiği, sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nin meydana gelen kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davacı ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali bulunmadığının bildirildiği,

davalı araç sürücüsü ... tarafından kalp hastası olan eşini hastaneye götürmek için olay yerinden ayrılmışsa da araç ruhsat ve kimliğini karşı araç sürücüsüne verdiğini, olay yerini kasıtlı olarak terk etmediği ileri sürülmüş ve buna dair tanık dinletilmişse de davalının, davacı zarar görene karşı kusuru oranında sorumluluğu bulunduğu, raporun dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı, dosya mevcudundaki tüm beyanlar, kazanın oluşumu ile uyumlu, belirlenen somut olgulara uygun olduğu anlaşılmakla mahkemece davalı araç sürücüsünün %100 tam kusurlu olduğu kabulü ile raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2-Davalı sigorta şirketinin olay yerini terk nedeniyle sorumluluğu bulunmadığına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde;

Dava konusu kaza 25.11.2015 tarihinde meydana gelmiş, davalı sigorta şirketi tarafından ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi 30.04.2020-30.04.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenmiştir.

Sorumluluk sigortaları TTK'nın 1473 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.

Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.

6102 sayılı TTK'nın 1473 ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. TTK'nın 1473 ve devamı maddelerinde sorumluluk sigortalarını düzenlenmiş iken 1483 ve 1484. Maddesinde zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanması için ayrıca hükümler getirilmiştir.

TTK'nın zorunlu sigortalar başlığı altında zarar görenle ilişkide ifa yükümlülüğünü düzenleyen 1484. Maddesinde; "(1) Sigortacı, sigortalıya karşı ifa borcundan tamamen veya kısmen kurtulmuş olsa da, zarar gören bakımından ifa borcu, zorunlu sigorta miktarına kadar devam eder. (2) Sigorta ilişkisinin sona ermesi, zarar görene karşı ancak, sigortacının sözleşmenin sona erdiğini veya ereceğini yetkili mercilere bildirmesinden bir ay sonra hüküm doğurur. (3) Zarar, sosyal güvenlik kurumları tarafından karşılandığı ölçüde sigortacının sorumluluğu sona erer." denilmektedir.

Bu madde hükmü ile zorunlu sorumluluk sigorta sözleşmesinin tarafı olan sigortacının edim yükümlülüğünden kurtulduğu savunmasını zarar görene karşı ileri süremeyeceği, sigorta şirketinin sigortalı ile arasındaki iç ilişkiden doğan savunmalarını zarar görene yöneltemeyeceği hükme bağlanmıştır.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 91 ila 101. Maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür.

Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nın Tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.

Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre Karayolları Trafik Kanununda düzenlenmeyen sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılması hallerini ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir.Yani sigorta şirketi KTK'nın da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez,

koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebileceği, davacı zarar gören üçüncü kişiye karşı sorumluluğundan kurtulamayacağından istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.

3-Davalı vekillerinin hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde;

Mahkemece alınan 28.03.2022 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporunda, ... Sigorta Ekspertiz Hiz. Ltd.

Şti. tarafından hazırlanan 04.12.2020 tarihli Oto Mecburi Mali Mesuliyet Ekspertiz Raporunda dava konusu ... plakalı aracın ... ... tipi, 2012 model, 163.571 km.de bir otomobil olduğu, 15 kalem değişimi gerekli parça bedelinin 5.570, 40 TL iskontolu tutarın 2.952,32 TL, işçilik bedelinin 3.800TL olmak üzere toplam 6.752,32 TL, KDV dahil 7.967, 73 TL olarak hesaplandığı, davacıya ait ... plakalı araç için ...-...

Oto Merkez tarafından davacı adına düzenlenmiş olan 05.02.2021 tarihli e-Arşiv faturasında hasar hususu orijinal parça fiyatları ile KDV dahil 6.870,01 TL olduğu, ...

Kaporta Baya Atölyesi tarafından davacı adına düzenlenmiş olan 05.02.2021 tarihli e-arşiv faturasında ... plakalı aracın ön taraftaki hasarın onarım tamir işçiliğinin yapılması şeklinde belirtilerek, KDV dahil 5.074,00 TL fiyatlandırma yapıldığı, kazanın meydana geliş şekli ve hasarlı araç fotoğrafları hep birlikte değerlendirildiğinde ise; tamir servisi ...-... Oto Merkez ve ...

Kaporta Boya Atölyesi tarafından düzenlenmiş olan belgelerdeki hasar giderim işlem ve fiyatlarının dava konusu araç hasar giderim işlemlerini karşıladığının değerlendirildiği, hasarlı araç fotoğraflarına bakıldığında, aracın ön kısımdan şiddetli darbeye maruz kalarak hasarlandığı, motor kaputunun da hasarlandığının fotoğraflardan bariz şekilde görüldüğünü, yine araç altında su akıntısı olduğunun da bariz şekilde fotoğraflardan görüldüğü, dolayısıyla su radyatörün de hasar gördüğü, bir kısım parçanın da siyah-beyaz fotoğraflardan hasar gördüğü anlaşılmasa da meydana gelen kazada hasar göreceğinin çok olası olduğu,

dolayısıyla da davalı tarafından belirtilen hususların kabul edilir olmadığı, her iki hasar giderim belgesinde de benzer hasar giderim işlemlerinin zaten belirtildiği, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar tutarının KDV dahil (6.870,01 TL + 5.074,00 TL) = 11.944,01 TL olduğunun hesaplandığı, dava konusu araca eşdeğer 6 adet satılık ilanına göre ortalama araç rayiç değerinin 206.583,00 TL olduğu, yapılan piyasa araştırmasına göre pazarlık payı ile birlikte kaza tarihi kazasız haldeki rayiç değerinin 120 bin TL olduğu,

11.944,01TL hasar gören aracın yapılan piyasa araştırmasına göre onarıldıktan sonra ise ikinci el rayiç değerinin 112.500,00TL olacağı, değer kaybının ise hasarsız ile onarılmış değeri arasındaki fark olmakla 7.500,00TL olduğunun bildirildiği anlaşılmış olup uzman bilirkişi tarafından yapılan hasar miktarı ve değer kaybı zararının Yargıtay Yargıtay uygulamalarına uygun olarak belirlendiği, hüküm altına alınmış olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinin, diğer davalı sürücü ve işleten yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinde 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı ... vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 1.328,22 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 335,70+333,00 TL olmak üzere toplam 668,70 TL'nin mahsubu ile kalan 659,52 TL harcın istinaf eden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,

3-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2427, K. 2024/1713, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2427
Karar No
2024/1713
Tarih
27 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/2427 K.2024/1414
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/2429 K.2024/1449
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2432 K.2024/1699
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2434 K.2024/1593
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/2435 K.2024/1448
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/2435 K.2024/1653

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.