KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Davacılar Vekili
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/2491 - 2024/1676
- Esas no
- 2022/2491
- Karar no
- 2024/1676
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/10/2022
- Numarası
- 2022/327 Esas 2022/715 Karar
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
- Yazılma tarihi
- 24/01/2025
Karar Metni
1.799 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 09.06.2018 tarihinde, davalı ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, davacı ...'ın idaresinde bulunan ... plakalı araca çarptığını, davacı sürücü ve araçta yolcu olan diğer davacıların yaralandığını, davacıya ait aracın hasar görmesi nedeniyle araçta değer kaybı meydana geldiğini, davadan önce yapılan başvuru üzerine sigorta şirketi tarafından 1.478,00 TL ödeme yapıldığını, ancak ödemenin yetersiz olduğunu, aracın hasar görmesi nedeniyle perte çıkması gerektiğini ancak yüksek maliyetle onarıldığını, araçta değer kaybı meydana geldiğini, Kayseri C.
Savcılığı tarafından soruşturma dosyası açıldığını, kaza nedeniyle çocukların psikolojik travma yaşadıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın davalılardan, her bir davacı için ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek faizi ile davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, kaza tespit tutanağında davalıya izafe edilen kusuru kabul etmediklerini, kusurun ispat edilmesi gerektiğini, maddi zararın sigorta şirketi tarafından ödendiğini, manevi tazminata ilişkin de hiç bir tıbbi rapor sunulmadığını, davacıların yaralanmasının tespit edilemediğini, davacının kavşağa yaklaşırken çok hızlı olması nedeniyle asli kusurlu olduğunu, kazalı aracın pert edilmemesinde, onarımında takdir edilen ve ödenen değer kaybında davalının dahlinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davacının müracaatı üzerine ekspertiz raporuna göre 1.970,00 TL değer kaybı hesaplandığını ve %75 kusur oranına göre değer kaybı bedelinin ödendiğini, başvurunun reddi gerektiğini, değer kaybının Genel Şartlar A.5.A. maddesi ve ekinde yer alan hesaba göre belirlenmesi gerektiğini, değer kaybı ödendiğinden davanın reddini, kusur oranları tespiti için inceleme yaptırılmasını, değer kaybının ZMMS Genel Şartlar ekine göre hesaplanması gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 12.07.2019 tarihli ve 2018/807 Esas, 2019/653 Karar sayılı karar ile maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine, manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile davacı ... için 2.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL ve davacı ... için 2.500,00 TL manevi tazminatın 09.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine ilişkin karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 10.03.2022 tarihli ve 2019/2541 Esas, 2022/599 Karar sayılı kararı ile tarafların itirazları değerlendirilerek kusura ilişkin rapor alınması,
değer kaybı talebi yönünden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılamada İTÜ öğretim üyelerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29.08.2022 tarihli rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 75 oranında, davacı ...'ın % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, bilirkişi heyeti raporundaki tespit ve hesaplamalara göre davacının bakiye değer kaybı bulunmadığı,
manevi tazminat talebi yönünden ise davacıların geçici yahut sürekli iş göremezlik şeklinde bedensel zararlarının bulunmadığı gerekçeleriyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, değer kaybı talebinin reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, kaza nedeniyle araçta değer kaybı oluştuğunu, bilirkişi raporununun hükme esas alınmasının doğru olmadığını, davalı sürücüye kusur izafe edilmesinin yerinde olmadığını, değer kaybının usulüne uygun hesaplanmadığını, kaza nedeniyle davacının aracında hasar bedeli arttığını, manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kararın doğru olmadığını, davacıların kaza nedeniyle tedavi oldukları, ...’ın psikolojik tedavi gördüğünü, kaza nedeniyle acı ve elem duyulduğunu, tanık beyanlarının nazara alınmadığını, kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacılar vekili, 09.06.2018 tarihinde, davalı ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile davacı ...'ın idaresinde olan ve diğer davacıların yolcu konumunda olduğu araca çarpması neticesinde meydana gelen kazada davacıların yaralandığı belirtilerek manevi tazminat ve araç değer kaybı nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek maddi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece Dairenin 10.03.2022 tarihli ve 2019/2541 Esas, 2022/599 Karar sayılı kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacılar vekilinin araç değer kaybı nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde kaldırma kararı uyarınca İTÜ öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29.08.2022 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın kavşaklarda geçiş önceliği kuralına aykırı davranması nedeniyle % 75 oranında, davacı sürücü ...'ın kavşağa yaklaşırken aracının hızını azaltmaması nedeniyle % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,
raporun kaza tespit tutanağı, kazaya ilişkin görüntüler, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği, öte yandan araç değer kaybı talebi yönünden davacıya ait ...
1.5 DCi 2014 model aracın hasarına göre ikinci el hasarsız ve hasarlı değerine göre davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile değer kaybının karşılandığının belirlendiği, gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak değer kaybı talebinin reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusuna gelince, 6098 TBK'nın 56/1. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.
Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)
Somut olayda, davalı sürücü idaresindeki araç ile davacılardan ... idaresinde olup diğer davacıların yolcu olarak bulunduğu aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında İTÜ öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29.08.2022 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın kavşaklarda geçiş önceliği kuralına aykırı davranması nedeniyle % 75 oranında, davacı sürücü ...'ın kavşağa yaklaşırken aracının hızını azaltmaması nedeniyle % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,
kaza nedeniyle davacı ..., ..., ...'ın Kayseri Şehir Hastanesinin 17.10.2018, 23.01.2019 raporları uyarınca basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralandıkları, davacı ...'ın kazada başından yüzeysel olarak yaralandığı, kazaya ilişkin Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/467 Esas, 2021/225 Karar sayılı kararı ile davalı sürücü ...'ın birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 01.06.2021 tarihinde kesinleştiği nazara alındığında manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davacılarda meydana gelen yaralanmanın niteliği, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacıların yaşı, kaza tarihindeki (2018) paranın alım gücü toplanan tüm delillerle birlikte değerlendirildiğinde davacılar vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile davacı ... için 2.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL, davacı ... için 2.000,00 TL ve davacı ... için 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.06.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine karar vermek gerekmiş, ilk derece mahkemesi kararının açıklanan nedenle kaldırılmasına,
istinaf sebebi yapılmayan hususlar ve kesinleşen yönler korunarak HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 131,50 TL tebligat/posta gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 352,20 TL istinaf yargılama giderinin davalı ...'dan tahsil edilerek davacılara verilmesine,
3-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/2491, K. 2024/1676, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama