İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/495 K.2024/497

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2022/495Karar2024/497Tarih4 Nisan 2024Okuma10 dk · 2.022 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Davacı Vekili

Karar tarihi
4 Nisan 2024
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/495 - 2024/497
Esas no
2022/495
Karar no
2024/497
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/12/2021
Numarası
2019/594 Esas 2021/897 Karar
Davalı
—
Davanın konusu
Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Yazılma tarihi
26/04/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.022 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 29.09.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile dava dışı ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bakım ihtiyacı doğduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, davacının uğramış olduğu maddi zararların tazmini için davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine kısmi ödeme yapıldığını, ancak ödemenin davacının uğradığı zararları karşılamaktan uzak olduğunu,

bakiye zararların tazmini için yapılan başvurunun davalı sigorta şirketine 04.09.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davacının gelirinin asgari ücretten yüksek olup tazminat hesabında nazara alınması gerektiğini, davanın 6100 sayılı HMK’nin 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 4.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihi olan 29.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 192,032,38 TL’ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 2.415,90 TL’ye artırmış, bakıcı giderine ilişkin talep yönünden davayı takip etmediklerini 06.07.2021 tarihli duruşmada beyan etmiştir.

Davalı vekili, davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, genel yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi olup davalının tescilli merkezinin İstanbul olduğunu ve davanın İstanbul mahkemelerinde açılması gerektiğini, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya aktüer tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda 13.061,79 TL ödeme yapıldığını ve sigorta poliçesi kapsamında hiçbir sorumluluğu kalmadığını, davalının söz konusu olayda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından davacı tarafça talep edilen bakiye tazminat bedelinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemlerine ilişkin olduğu, bakıcı giderine ilişkin talep yönünden davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiği, kusura ilişkin alınan 08.07.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,

Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 21.12.2020 tarihli raporda davacının vücut engel oranının % 33 olduğu, iyileşme süresinin 3 ay olarak belirlendiği, sigortalı araç sürücüsü ...'nin davacının arkadaşı olduğu, davacının araçta hatır için taşındığından hesaplanan tazminattan % 20 oranında indirim yapıldığı, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 13.08.2021 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın bakıcı gideri istemine ilişkin kısmı bakımından açılmamış sayılmasına,

davanın sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik talepleri bakımından kısmen kabulü ile 153.625,90-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.932,72-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 155.558,62-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olarak kabul edilen 07.08.2019 (ödeme tarihi) tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu ve eksik inceleme neticesinde verildiğini, mahkemece hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatır taşımasının def’i niteliğinde olup re'sen dikkate alınamayacağını, davalının cevap dilekçesini sunmadığını, davalı tarafından yasal süreden sonra cevap dilekçesi sunulduğunu, süresi içinde talep edilmeyen hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, taşımanın menfaat karşılığı olup olmadığı araştırılmadan sadece arkadaş olduğu gerekçesiyle indirim yapılmasının doğru olmadığını,

mahkemece hükmedilen tazminat faiz başlangıç tarihinin ve türünün hatalı olduğunu, ancak kaza tarihi olan 29.09.2016 tarihinin tespiti ve faiz türünün ise avans faizi olarak belirlenmesi gerektiğini, yargılama giderine eksik ve hatalı tespit edildiğini, adli tıp raporu ücreti ve son durum muayene giderlerinin davalıdan tahsili gerekirken yargılama giderlerine eklenmemesinin, davacı aleyhine kısmi arabuluculuk ücretine hükmedilmesinin, davanın kısmen kabulüne takdiri indirim nedeniyle karar verildiğinden yargılama gideri mahiyetindeki arabuluculuk ücretine davacı aleyhine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,

hesaplamaya esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının pasif dönem gelirinin hatalı tespit edildiğini, davacının kaza tarihindeki gelirinin aylık asgari ücretin üzerinde olduğu dikkate alındığında pasif dönem gelirinin de AGİ hariç asgari ücretten yüksek olacağını ve kararın bu yönüyle hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce davacıya 13.061,79 TL ödenmiş olup poliçe kapsamında sorumluluğu bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bakiye tazminat talebinin fahiş olduğunu, açılan davada davacının durumunda bir kötüleme olduğuna dair somut hiçbir delil bulunmadığından yapılan ödemeye ek olarak yeni bir ödeme talebinin fahiş olduğunu,

ibraz edilen davacı hakkındaki AÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 31.05.2019 tarihli raporda davacının özür oranının % 3 olarak ve iş göremezlik süresinin 2 ay olarak belirlendiğini, dosya kapsamında yargılama devam ederken alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporu ile anılan rapor arasında ciddi fark bulunduğunu ve mahkemece çelişki giderilmeden aleyhe olan rapor esas alınarak hüküm kurulduğunu, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas kurulu 28.12.2020 tarihli raporunda davacının engel oranının % 33 olarak belirlendiğini ve iş göremezlik süresinin 3 ay olarak belirtildiğini,

aynı olay ve bulgulara dayanılmasına rağmen farklı sonuçlara varılarak ve önceki rapor dikkate alınmadan çok yüksek engel oranının belirlendiğini, Adli Tıp Üst kurulundan rapor alınması gerektiğini, hesap bilirkişi tarafından 1,8 teknik faiz uygulanmadığını, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, dava konusu kazanın 29.09.2016 tarihinde gerçekleştiğini ve ıslah ile artırılan tutarın zamanaşımına uğradığından zamanaşımı def’inin dikkate alınması gerektiğini, temerrüt olmadığından faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemlerine ilişkindir.

Davacı vekili, 29.09.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile dava dışı sürücünün idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu,

Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre vücut engel oranının % 33, iyileşme süresinin 3 ay olarak belirlendiği, sigortalı araç sürücüsü ...'nin davacının arkadaşı olduğundan hatır taşıması nedeniyle tazminattan % 20 oranında indirim yapıldığı, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik taleplerinin kısmen kabulüne, bakıcı giderine ilişkin talep yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden dosyaya ibraz edilen ve davacı hakkında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından aynı yönetmelik hükümlerine göze düzenlenen 31/05/2019 tarihli raporda kardiyovasküler sistem hastalıkları bölümü damar hastalıkları bölümünde yer alan travmatik durum hastalığı (a) maddesine göre şahsın geçirdiği aort diseksiyonu için özür oranının % 0 (sıfır) olduğu, sol parmak hareket kısıtlığı nedeniyle şekil 2.4'e göre özür oranının % 24 olduğu,

bu oran sırasıyla tablo 2.1 ve tablo 2.2 ve tablo 2.3'e götürülerek hesaplama yapıldığında şahsın Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre özür oranının % 3 olduğu, 2 ay süreyle iş göremez halde kaldığını belirtildiği,

yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 21.12.2020 tarihli raporda, sol frontalde 2x0.5 cm boyutlu cilt renginde, ciltten çökük nedbe, sağ femoral bölgede 7x1 cm.lik ciltten koyu ameliyat skarı, sol diz kapağı üstünde 17x1 cm.lik sütüre yara izi görüldüğü, HİHTSEK, S1-S2 doğal, nefes darlığı şikayeti yok, Ortopedi muayenesi: sağ el dominant olduğu,

sağ el 3. Parmak MP Fleksiyon 90, Ekstansiyon 20, PIP Fleksiyon 100, Ekstansiyon 0, DIP Fleksiyon 70, Ekstansiyon 0, sol el 3. Parmak MP Fleksiyon 90, Ekstansiyon 0, PIP Fleksiyon 40, Ekstansiyon 0, DIP Fleksiyon 60, Ekstansiyon -10 olduğu, Odyogram: saf ses ortalaması sağ: 64 dB, sol: 110+ dB olduğu, 29.09.2016 tarihli BT incelemelerinde;

sol 3,5,6 kot anteriorda fraktür, sol akciğerde yüksek dansitede plevral mayii (hemotoraks), torakal aort lümen içinde intimal flep ve çift lümen görünümü ve çevresinde yaygın serbest sıvı (aorrt diseksiyonu), karaciğer ve dalak çevresinde serbest sıvı, dalak alt polde şüpheli laserasyonla uyumlu lineer hiperdens lezyon, sol el 3. parmak proksimal falanksta parçalı fraktür izlendiği, 09.06.2020 tarihli el grafilerinde; sol el 3. parmak proksimal falanksta kaynamış kırık sekeli izlendiği, 10.06.2020 tarihli toraks BT incelemede; arkus aorta distalinden torakal aorta lümenine uzanan stent materyali izlendiği,

akciğer aerasyonları simetrik ve tabii olduğu belirtildikten sonra kas-iskelet sistemi, üst ekstremiteye ait sorunlar ve kardiyovasküler sistem, damar hastalıkları ve travmatik hastalıklar nedeniyle davacının tüm vücut engellilik oranının % 33 olduğu ve iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, her iki raporda aynı yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına rağmen davacının yaralanması ve maluliyet oranına ilişkin farklılıklar bulunduğu, yargılama sırasında raporlar arasında çelişki bulunduğu belirtilerek yapılan itirazın 06.07.2021 tarihli duruşmada herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin reddedildiği,

mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporu ile anılan rapor arasındaki çelişki giderilmeden yargılamanın sürdürüldüğü, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda davacı hakkında düzenlenmiş tüm tedavi belgeleri, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenmiş 31.05.2019 tarihli rapor ile tarafların beyan ve itirazlar da değerlendirilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, davacıda tespit edilen aort diseksiyonunun kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve diğer arazlarının değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

2- Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.

Ancak hatır taşıması savunmasının itiraz değil def'i olduğu ve alacağın talep edilebilirliğini engelleyici işlev gören def'ilerin ancak belirli sürelerde ileri sürülebileceği; alacağı ortadan kaldıran ve her aşamada ileri sürülebilen itirazlardan olmadığı, somut olayda davalı vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde hatır taşıması def'inin ileri sürülmediği nazara alınmadan hüküm altına alınan tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmış olması isabetsizdir.

3-6100 sayılı HMK'nin Yargılama giderlerinin kapsamı başlıklı 323/1. maddesinin (e) bendinde "Tanık ve bilirkişiye ödenen ücret ve giderler" yargılama giderleri arasında sayılmış, Kanun'un Yargılama giderlerinden sorumluluk başlıklı 326. maddesinde "(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi,

müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Mahkemece hükmün yargılama giderlerine ilişkin 6 numaralı bendinde, davacı tarafça yapıldığı anlaşılan bir maluliyet rapor ve muayene işlemlerine ilişkin giderlerin yargılama giderleri arasında gösterilmemiş olması doğru görülmemiştir.

Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2-Taraf vekillerince yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,

3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

5- Ankara 23.İcra Müdürlüğü 2022/1115 sayılı dosyasına yatırılan 260.000,00 TL bedelli teminat mektubunun ilgilisine iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 04/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/495, K. 2024/497, 4 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/495
Karar No
2024/497
Tarih
4 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/495 K.2024/181
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/495 K.2024/833
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/496 K.2024/830
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/497 K.2024/260
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/497 K.2024/483
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/497 K.2024/740

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.