KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/553 - 2025/555
- Esas no
- 2023/553
- Karar no
- 2025/555
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20.02.2023
- Numarası
- 2022/583 Esas 2023/109 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Yazılma tarihi
- 08.05.2025
Karar Metni
1.347 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.06.2021 tarihinde, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, davacı idaresindeki motosiklete çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek belirsiz alacak davası olarak şimdilik geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı nedeni ile 140.000,00 TL ve bakıcı gideri olarak 1.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini, geçici işgöremezlik tazminatı için 8.477,70 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 308.286,90 TL’ye, bakıcı gideri için 2.981,25 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığını, dava yönünden İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, çalışma gücü kaybı ile ilgili raporun uzman sağlık kuruluşundan alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, olayda davacı da kusurlu olduğu için tazminattan indirim yapılması gerektiğini, ceza soruşturması sonucunun beklenilmesi gerektiğini, davanın aracın ruhsat sahibine ihbarı gerektiğini belirtip davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümü tarafından tanzim edilen raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %8, tıbbi iyileşme süresinin 90 gün, bakıcı ihtiyacı süresinin 25 gün olduğunun belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı ve bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı,
alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 2.981,25 TL bakıcı gideri, 8.477,70 TL geçici iş göremezlik, 308.286,90 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 319.754,85 TL'nin 02.09.2022 dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine başvuru tarihi esas alınarak temerrüt tarihinin belirlenmesi ve bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, hükmedilen tazminata avans faiz uygulanması gerekirken yasal faiz uygulanmasının doğru olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının maluliyetine ilişkin raporu kabul etmediklerini, sürekli engellilik oranının tespit edilebilmesi için kişinin rehabilitasyon görmesi ve sonrasında değerlendirilmesi gerektiğini, raporu düzenleyen üniversite hastanesinin yetkili sağlık kuruluşu olmadığını, kazaya ilişkin başka dosyada alınan kusur raporuna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, aktüerya hesabında 1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, davacının hastanede kaldığı 4 gününde geçici iş göremezlik süresine dahil edildiğini, müterafik kusur yönünden değerlendirme yapılmadığını,
bakıcı gideri hesabında belge sunulmadığından net asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, davacı idaresindeki motosiklete çarparak davacının yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek daimi işgöremezlik tazminatı, geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir.
1-Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi yönünden kusur raporu alınmadığı, dava konusu kazaya ilişkin olarak Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/360 Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporu hükme esas alınarak kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bahse konu dosyada davalı şirket taraf olmadığından verilecek kararın davalı şirket yönünden bağlayıcılığı bulunmadığı gibi kusur raporunun ilgili dosyada hükme esas alınıp alınmadığı,
hükme esas alınıp karar verilmiş ise kanun yolu incelemesinden geçip geçmediği de dosya kapsamından anlaşılamamıştır. Bu durumda mahkemece, kazanın oluşumunda tarafların kusur oranlarının belirlenmesi yönünden konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiğinden maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve davalının itirazları değerlendirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Somut olayda, dava açılmadan yaklaşık üç ay önce davacının başvurusu üzerine 21.06.2022 tarihinde Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından tanzim edilmiş malululiyet raporu dosyaya ibraz edilmiş, davalı sigorta şirketi vekili tarafından davanın maluliyet oranına ve rapora itiraz edilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacının kaza sonrası gördüğü tedavilere ilişkin ilgili hastanelerden tüm tedavi evrakları getirtilerek davacının son durumu da değerlendirilerek muayene edilmesi ve kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı,
kaza ile maluliyeti arasındaki illiyet bağı, kazaya bağlı maluliyet oluşmuş ise oranı ve iyileşme sürelerinin Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre tespiti yönünden Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dava tarihinden önce davacının başvurusu düzenlenmiş ve itiraza uğramış maluliyet raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
3-26.04.2016 tarihinde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için ZMSS Genel Şartlarında belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaat zorunludur.
Somut olayda, davacı vekilinin, dava açılmadan önce 02.07.2021 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu ve davacının dava konusu kazadan kaynaklanan zararının tazmin edilmesini talep ettiği, başvuru dilekçesinin davalı şirkete 05.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış olup davalı şirket tarafından yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereğince sekiz iş günü içerisinde davacı tarafa bir ödeme yapılmadığı gibi bu süre içerisinde başvuru dilekçesi ekinde ZMSS Genel Şartlarında belirtilen belgelerin eksik olduğuna dair davacı tarafa bir bildirimde bulunmadığı anlaşıldığından davalı şirketin,
davacının başvuru dilekçesinin, davalı şirkete tebliğ edildiği 05.07.2021 tarihinden itibaren sekiz iş günü sonrası (16.07.2021) temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi isabetli olmamış, davacı vekilinin istinaf sebebinin kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/553, K. 2025/555, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama