KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Esas no
- 2023/713
- Karar no
- 2025/871
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12.12.2022
- Numarası
- 2022/64 Esas 2022/816 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Yazılma tarihi
- 14.07.2025
Karar Metni
1.539 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 14.01.2014 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile davacının idaresindeki motosikletin çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün asli ve tamamen kusurlu olduğunu, geçiş üstünlüğünün davacıda olduğunu, davalı ... şirketine yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını, davacının özel sektörde tecrübeli garson olarak çalıştığını ve aylık ortalama 2.500,00 TL geliri bulunduğunu, müşterek ve müteselsil sorumluluk hükümlerine dayanıldığını,
davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle 100.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 17.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kazaya karışan aracın 26.06.2013 - 2014 tarihleri arasında olmak üzere zorunlu mali sorumluluk sigortasının davalı ... şirketi tarafından düzenlendiğini, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 268.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlulukları bulunmadığını, kusur durumu ve maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 27.05.2019 tarihli ve 2015/63 Esas, 2019/491 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 23.12.2021 tarihli ve 2019/2202 Esas, 2021/2507 Karar sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu 12.01.2016 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davacının % 60 oranında, sigortalı araç sürücüsünün % 40 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,
Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlenen 12.10.2018 tarihli raporda davacının özür oranının % 7 olduğu ve 9 ay süreyle iş göremez halde kaldığının belirlendiği,
aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 15.11.2022 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 3.108,04 TL geçici iş göremezlik, 72.762,05 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 75.870,09 TL maddi tazminatın 17.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece hükme esas alınan raporda davacının ücretine ilişkin hesaplamanın hatalı ve dosya kapsamındaki delillere aykırı olduğunu, davacının tecrübeli bir garson olarak çalıştığını ve asgari ücret üzerinden gelir elde etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, emsal ücret araştırmasına göre karar verilmesi gerektiğini, davacının gelirinin asgari ücretten daha fazla olduğunu, mahkemece hatalı kusur incelemesi nedeniyle ciddi oranda indirim yapılmasının hatalı olduğunu, kazanın sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini ve eksik inceleme yapıldığını, davacının zararının tespit edilenden çok daha fazla olduğunu, hüküm altına alınan tazminatın zararı karşılamaktan uzak olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesi alınan aktüer bilirkişi raporunda esas alınan diğer hususlarda usuli kazanılmış hakların oluştuğunu, önceki rapor tarihine göre hesaplama yapılmasının zorunlu olduğunu ve yeni asgari ücretler dikkate alınarak hesaplama yapılmasının kabulünün mümkün olmadığını, hükme esas alınan raporda 2022 yılı asgari ücretin esas alındığını, önceki raporda alternatifli olarak hesaplama yapıldığını ve asgari ücret esas alınarak yapılan hesaplama esas alınması gerektiğini, usuli kazanılmış hakların göz ardı edildiğini,
davalı ... şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, avans faizine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, davanın haksız fiilden kaynaklandığını ve yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, 14.01.2014 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile davacının idaresindeki motosikletin çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece Dairenin 23.12.2021 tarihli ve 2019/2202 Esas, 2021/2507 Karar sayılı kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
1-Dosya içeriğinden, kaza tespit tutanağına göre davacı idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında kavşağa geldiğinde dava dışı sürücü idaresindeki kamyona, geldiği istikamette motosiklete kırmızı fasılalı ışık yanmasına rağmen durmayarak kavşağa girmesi sonucunda kendisine sarı fasılalı ışık yanan kamyonun ön saf tarafına aracının sol arka yan kısmı ile çarpması sonucunda kaza meydana geldiği, davacı motosiklet sürücünün 2918 sayılı Kanun'un 57/1.a maddesi kuralını, sigortalı araç sürücüsünün ise 2918 sayılı Kanun'un 52/1.a maddesi kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği,
yargılama sırasında makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen 12.01.2016 tarihli raporda davacı sürücüsünün kendisine fasılalı kırmızı ışık yanmasına rağmen kavşaktan gelen/gelecek araçları dikkate almadan kavşağa girmiş olması nedeniyle % 60 oranında, sigortalı araç sürücüsünün ise kendisine sarı fasılalı ışık yanmasına rağmen dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde seyir hızı ile kavşağa girmesi nedeniyle % 40 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,
kusura bilirkişi bilirkişi raporunun kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği anlaşıldığından hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde; davacı idaresindeki motosiklet ile davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı kamyonun çarpışması sonucunda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlenen 12.10.2018 tarihli raporda davacının özür oranının % 7 olduğu ve 9 ay süreyle iş göremez halde kaldığının belirlendiği, raporun Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli kabul edilen yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği,
Dairenin 23.12.2021 tarihli ve 2019/2202 Esas, 2021/2507 Karar sayılı kararı gereğince davacının asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğinin somut delillerle kanıtlanamamış olmasına göre davacının gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli 15.11.2022 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak, önceki hükme karşı davacı vekili tarafından da istinaf başvurusunda bulunulduğu nazara alınarak yazılı şekilde maddi tazminatın hüküm altına alınmış olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili ve davalı vekilinin bu yönlere değinen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
3-Davalı vekili, geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... şirketinin sorumlu olmadığı yönünde istinaf itirazında bulunmuştur. Davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde "Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği" belirtilmiştir.
Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir.
Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere, geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zarar olup TBK'nın 54. maddesinde sayılan bu zararlardan,
zarar sorumluları KTK'nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK.nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve Kanun ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı ... şirketinin geçici işgöremezlik zararından sorumlu olmayacağı yönündeki istinaf gerekçesi yerinde değildir.
4-Davalı ... şirketleri vekillerinin faiz türüne yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde, kazaya karışan davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı kamyonun, ticari araç niteliğinde olduğu nazara alındığında davacının talebi gibi hüküm altına alınan tazminata avans faizi uygulanmasına karar verilmiş olmasının doğru olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekili ve davalı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/713, K. 2025/871, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama