KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2025
- Esas no
- 2023/859
- Karar no
- 2025/896
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13.06.2023
- Numarası
- 2021/514 Esas 2023/464 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 30.06.2025
Karar Metni
1.580 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 24.07.2020 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu dava dışı ...’un idaresindeki ... plakalı aracın, davacı adına kayıtlı ...’ın idaresindeki ... Almanya plakalı ... marka araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçta hasar oluştuğunu, trafik kazası tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, kazadan sonra .... ...
Şirketine yaptırılan ekspertiz raporunda 9.785,01 Euro hasar bedeli, 1.200,00 Euro araç değer kaybı bedelinin tespit edilip, 1.100,14 Euro ekspertiz bedeli alındığını, davacının toplam 12.085,15 Euro zararı oluştuğunu, davalı şirkete yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, belirsiz alacak olarak, şimdilik 100,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 41.000 TL' ye arttırmıştır.
Davalı vekili, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, davalının değer kaybı ve ekpertiz ücretine ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, davacının avans faizi talebinin haksız olduğunu, dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece toplanan delillere göre; davanın, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli, değer kaybı ve ekspertiz bedeline ilişkin olduğu, bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı ... şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün KTK’nın 67/a.
84/j. maddelerini ihlali nedeniyle tamamen kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirlendiği, Almanya'da ikamet eden, tatilini geçirmek için Türkiye'de bulunan ve geçici olarak getirdiği aracı trafik kazası sonucunda hasara uğrayan davacının, aracının onarımını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu,
bilirkişi raporu ile davacıya ait ... plakalı araçta 9.785,01 Euro (99.265,01 TL) hasar bedeli, 1.000,00 Euro (10.144,60 TL) değer kaybının oluştuğu, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar tutarının ve değer kaybının belirlenmesi için düzenlenmiş olan eksper raporu ücretinin 1.100,14 Euro (11.160,48 TL) olduğu, ekspertiz raporunun Almanya'da düzenlendiği, davacı tarafça seçimlik hakkının kullanılarak aracın tamirinin de Almanya'da yaptırıldığı, davalı ... şirketinin sorumluluğunun araç sürücüsünün %100 oranındaki kusuru oranında poliçe limiti olan 41.000,00 TL ile sınırlı olduğu belirtilerek,
davanın kabulü ile toplam 41.000,00-TL maddi tazminatın 29.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kararın gerekçeli olmadığını, HMK'nın 297' maddesine aykırılık teşkil ettiğini, kusura ilişkin ...
Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunlu olduğu halde kusur raporu alınmadan karar verildiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereği davacının değer kaybı talebinin teminat kapsamı dışında kaldığını, başvuran tarafından ekspertiz ücretine ilişkin fatura sunulmadığını, değer kaybı ve ekspertiz ücreti yönünden davanın reddine karar verilerek davalı lehine vekalet ücretini hükmedilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirme içerdiğini, davacının dosyaya sunduğu fatura üzerinden hesaplama yapıldığını,
bilirkişi raporu ile davalının almış olduğu ekspertiz raporu arasında fahiş fark bulunduğunu, davacının eksik evrak ile başvuru yapması nedeniyle davalı şirketin araştırma yapmasının engellendiğini, ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli, değer kaybı ve ekspertiz ücreti istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacıya ait yabancı plakalı araca çarpması sonucu hasar ve değer kaybı oluştuğu belirtilerek hasar bedeli, değer kaybı ve ekspertiz ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde, mahkeme kararlarının tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, gerekçeli kararın yazıldığı tarihi içermesi,
hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir.
Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
Davacı vekili dava dilekçesinde hasar bedeli, değer kaybı yanında araç hasarının delil tespitine yönelik olarak davacının Almanya'da yaptırdığı ekpertiz raporu bedeli de davacının zarar kalemleri arasında sayılmış neticede belirsiz alacak olarak 100,00TL' nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında bedel artırım dilekçesinde talebini 41.000,00TL'ye arttırmış olup, 16.11.2021 tarihli ön inceleme duruşmasında talebin araç hasar bedeli, değer kaybı ve ekspertiz bedeline ilişkin olduğu tespitinde bulunulmuş ise de, gerekçeli kararda hangi alacağa ilişkin olduğu belirtilmeksizin davanın kabulü ile 41.000TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda HMK’nın 297/2. maddesine uygun şekilde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, davacının her bir talebinin ayrı ayrı belirtilerek hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılmasına, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin davacının talepleri ayrı ayrı değerlendirilerek tazminatların ayrı ayrı sıra numarası verilerek infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm kurulması gerektiği halde infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
2-Davalı vekilinin hasar bedeline yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan 31.01.2023 tarihli raporda, aracın Almanya’da tamir edilmiş olduğu, eksper raporunda belirtilen değişimi gerekli parçalar ve işçiliklerin kazada oluşabilecek işlemler olduğu, araç hasar giderimine ilişkin eksper tarafından düzenlenen raporun esas alınması gerektiğini, 9.785,01 Euronun dava tarihi (10.08.2021) karşılığı 99.265,01 TL olduğunu, ... ... model kaza tarihinde 74.487 kilometrede olan aracın Almanya daki güncel piyasa rayiç değerinin 30.000 Euro olduğu,
araç hasar tutarı değer kaybına neden olacak işlemlerin sağ arka çamurluk, değişim-boya, sağ ön kapı onarım – boya ve takviye demiri b sütunu olduğu, piyasa araştırmasına göre onarıldıktan sonra rayiç değerinin 29. 000 Euro olacağı, araçta oluşan 1.000 Euro değer kaybının dava tarihindeki karşılığının 10.144,60 TL, dava konusu 1.100,14 Euro eksper ücretinin ise dava tarihi karşılığının 11.160,48 TL olduğu bildirilmiş olup raporun davacı tarafından sunulan eksper raporuna göre düzenlendiği, hasar bedeli yönünden denetime uygun, yeterli değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla hükme esas alınması isabetli görülmemiştir.
Dosya içeriğinden, 24.07.2020 tarihinde ... ili ... ilçesinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacıya ait Almanya Berlin trafik sicilinde kayıtlı araçta meydana geldiği belirtilen hasar ve araç mahrumiyet bedeli için Almanya'da yaptırılan ekspertiz raporuna dayalı olarak talepte bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davalı taraf, davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zarardan sorumludur.
Bu nedenle kazanın Türkiye'de meydana geldiğinden aracın hasarına rağmen Türkiye’den yurt dışına gitmesinin mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi, her ne kadar davacı aracını Türkiye’de onarılmaya zorlanamaz ise de aracın hasarına göre Türkiye’de onarılması ile yurt dışında onarılması halindeki hasar bedeli ve piyasa değeri karşılaştırıldığında eğer aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri onarım giderinden fazla ise davacı yalnız onarım giderini, onarım giderinden az ise, aracın olay gününde satın alındığı ülkedeki sürüm değerini davalıdan isteyebileceğinin gözetilmesi gerekir.
Mahkemece öncelikle aracın Almanya'da ve Türkiye’de tamir edilmesi halinde meydana gelen hasar bedelinin ayrı ayrı belirlenmesi, aracın hasarına göre Türkiye’de onarılması ile yurt dışında onarılması ve piyasa değeri karşılaştırılması için bu hususta ... emekli üç kişilik makine mühendisi bilirkişi heyetinden gerekçeli, ayrıntılı ve denetime açık rapor alınması, öte yandan davacıya ait aracın kasko sigorta şirketi veya yurt dışındaki sigorta şirketi tarafından zararının ödenip ödenmediği belirlenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebinin kabulü gerekmiştir (Yargıtay 4 Hukuk Dairesi 2021/16437 Esas- 2021/5287 Karar, 2021/14751 Esas- 2022/7974 Karar. Sayılı ilamı).
Kabul şekline göre, 2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğu, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafından davalı ... şirketine 21.05.2021 tarihinde başvurulduğu beyan edilmiş ve bu tarihli belge sunulmuş olmakla, davalının 03.06.2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerekirken hatalı şekilde faiz başlangıç tarihinin belirlenmiş olması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/859, K. 2025/896, 27 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama