İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1123 K.2026/384

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf…

Esas2024/1123Karar2026/384Tarih3 Mart 2026Okuma11 dk · 2.136 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
3 Mart 2026
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/1123 - 2026/384
Esas no
2024/1123
Karar no
2026/384
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
03/07/2024
Numarası
2023/334 Esas 2024/499 Karar
Davanın konusu
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Yazılma tarihi
11.03.2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.136 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili dava dilekçesinde.

03.06.2020 tarihinde, davalılardan ...'nın maliki olduğu ve davalı ...'in sevk ve idaresindeki, davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, davacı küçük ... idaresindeki motosiklete çarparak davacının yaralanmasına neden olduğunu, diğer davacıların küçüğün anne ve babası olduğunu, kazaya ilişkin Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/217 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada, davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun belirlendiğini belirterek davacılardan ... için 20.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın,

olay tarihinden (03.06.2020) itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...'den ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, HMK’nın 107. maddesi uyarınca şimdilik davacı ... için 100,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının haksız fiil tarihi olan 03.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile tüm davalılardan (davalı sigorta şirketinden poliçe teminat sınırları içerisinde kalmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini, sürekli işgöremezlik tazminatı için 1.025.542,88 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafca 2918 sayılı KTK gereği davalı şirkete zorunlu olan başvuru şartını yerine getirilmemiş olduğunu, belgelerin sunulmaması sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, sırf başvuru yapmış olmak için eksik evrak ile şirketlerine başvurmuş olduğunu, kusur ve maluliyet raporları alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalılar ... ve ..., tebliğ edilen dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacı ...’nın %10, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %90 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %10 oranında olduğunun belirlendiği, davacının sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının sürücü belgesi bulunmadığından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı,

davacı ...’nın kazada yaralanması ve malul kalması nedeniyle TBK’nın 56. maddesi gereğince davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davanın kabulü ile, 820.434,30 TL sürekli iş göremezlik (efor kaybı tazminatı) zararı tazminatının davalı ...

Sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile (410.000,00 TL) sınırlı olmak kaydı ile dava tarihi olan 12.05.2023 tarihinden itibaren, davalılar ... ile davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 03.06.2020 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya ödenmesine,

fazlaya ilişkin istemin reddine, 15.000,00 TL manevi tazminatın davacı ... için, 7.500,00 TL manevi tazminatın davacı ... için, 7.500,00 TL manevi tazminatın davacı ... için kaza tarihi olan 03.06.2020 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak belirtilen davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı ... yönünden müterafik kusur indirimi yapılması ve çok düşük manevi tazminatlara karar verilmesi nedeniyle kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın oluşumunda davalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın fahiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle sürekli işgöremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

1-Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, kazanın ışık kontrolsüz kavşakta meydana geldiğinin, davalı ... idaresindeki aracın, kavşakta dönüş esnasında karşı şeride geçmesi nedeniyle karşı yönden gelen davacı idaresindeki motosiklete çarptığının, kazanın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Mahkemece, kazanın oluşumunda kusur oranlarının belirlenmesi yönünden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındığı, raporun, kaza tespit tutanağındaki bilgiler ve kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde düzenlendiği görülmekle davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

3-Mahkemece hükme esas alınan aktüerya raporunda, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığı, raporun dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu, hüküm vermeye elverişli olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf itirazının reddi gerekmiştir.

4-Davacıların manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir.

Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Dava konusu olayda, kazanın meydana geliş şekli, davacı ...’nın yaralanmasının niteliği, daimi maluliyet oranı (%10 ), kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2020 yılı ) paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, davacılar vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak, 14.03.2025 tarihli 32841 Sayılı RG'de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2024/29 E - 2024/226 K sayılı 25/12/2024 tarihli kararı ile manevi tazminat davaları yönünden 6100 Sayılı HMK'nın 326.maddesi (davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır) şeklindeki 2.fıkrasının Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline, kararın RG'de yayınlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine oy birliği ile karar verilmiş ve eldeki dosyanın incelenme tarihi itibariyle de iptal kararı yürürlüğe girdiğinden davacıların red edilen manevi tazminat istemleri yönünden davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

5-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.

Buna göre, zarar görenin zarara katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından müteveffanın müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.

Somut olayda, mahkemece, davacının, kaza tarihinde motosiklet kullanabilmek için gerekli sürücü belgesinin bulunmadığı gerekçesiyle hesaplanan sürekli işgöremezlik zararından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmışsa da, müterafik kusur uygulamasına ilişkin yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler gözetildiğinde, davacının sürücü belgesinin bulunmaması, zararın artmasına veya doğmasına neden olan bir unsur olarak kabul edilemeyeceğinden mahkemece yapılan müterafik kusur indirimi isabetli olmamıştır.

6-6100 sayılı HMK'nın 307. maddesi gereğince; feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Aynı kanunun 309/2. maddesi hükmüne göre, feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. HMK'nın 310. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. İstinaf edilen karar, usul hukuku çerçevesinde kesinleşmiş olmadığından, bu aşamada davadan feragat mümkündür. HMK'nın 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı düzenlenmiştir.

Davacılar vekilinin, istinaf incelemesi aşamasında sunduğu 13/08/2024 tarihli dilekçe ile, davalı ... Sigorta AŞ tarafından 400.000,00 TL asıl alacak, 45.000,00 TL faiz, 62.000,00 TL vekalet ücreti ve 13.961,00 TL yargılama gideri ödemesi yapılması nedeniyle davalı sigorta şirketi yönünden davalarından feragat ettiklerini bildirmiştir.

Bu durumda, davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi, bununla birlikte davacılar vekili, davacı ... için, davalı sigorta şirketi yönünden maddi tazminat talebinden feragat ettiğinden, davacı lehine hesaplanan 1.025.542,88 TL sürekli işgöremezlik zararından, Türk Borçlar Kanunu’nun 166. ve 168/2 maddeleri uyarınca poliçe limiti olan 410.000,00 TL’nin tenzil edilmesi ve diğer davalıların 615.542,88 TL sürekli işgöremezlik tazminatından sorumlu tutulması gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, sair istinaf sebeplerinin esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

I -Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,

Buna göre;

1)Davacı ...'nın maddi tazminat talebinin, davalı ... Sigorta AŞ yönünden feragat nedeniyle REDDİNE,

Davalılar ... ve...'ya karşı açılan davanın 410.000,00TL yönünden ödeme nedeniyle konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına

2)Davacı ... için 615.542,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, kaza tarihi olan 03.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

3)Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın davacı ... için, 7.500,00 TL manevi tazminatın davacı ... için, 7.500,00 TL manevi tazminatın davacı ... için kaza tarihi olan 03.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak belirtilen davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

4)492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 44.097,03 TL karar ve ilam harcından, dava açılışında davacılardan peşin alınan 684,10.TL karar harcı ile yargılama sırasında yatırılan 17.513,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 18.197,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.899,93 TL karar harcının davalı ... ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

5)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, 36,26.TL'sinin davacılardan; 3.083,74.TL'sinin (davalı ... Sigorta AŞ’nin 1.486,69 TL'sinden sorumlu olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

6)Davacıların yargılama sırasında yapmış olduğu 179,90 TL başvurma harcı, 1.064,50 TL tebligat ücreti, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 2.345,00 TL ATK kusur rapor ücreti, 4.800,00 TL Hacettepe Üni. A.T.A.D. Başkanlığı maluliyet rapor ücreti toplamı 10.889,40 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 10.762,84 TL'si ile dava açılışında alınan 684,10 TL peşin harç ve yargılama sırasında yatırılan 17.513,00 TL talep artırım ıslah harcı toplamından oluşan 28.959,94 TL yargılama giderinden, davalı ... Sigorta AŞ tarafından davacılara yapılan 13.961,00 TL'lik ödeme mahsup edildiğinde bakiye 14.998,94 TL yargılama giderinin davalı ... ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

7)Davacı ... yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, maddi tazminat yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan 2026 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 98.331,43 TL vekalet ücretinin davalı ... ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davalı ... Sigorta AŞ, davacıya vekalet ücretini ödediğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,

8)Davacı ... için kısmen kabul edilen manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2.maddesi uyarınca hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine,

9)Davacı ... için kısmen kabul edilen manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2.maddesi uyarınca hesaplanan 7.500,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine,

10)Davacı ... için kısmen kabul edilen manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca hesaplanan 7.500,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine,

11)Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,

II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN

1-Davacılar ve davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,

2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru

harcının davalı ...'den tahsil edilerek davacılara ödenmesine,

3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan 300,00 TL yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davalı ...'e ödenmesine,

4-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın

333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 03/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2024/1123, K. 2026/384, 3 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. II - İstinaf Harç Ve Yargılama Giderleri Yönünden
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1123
Karar No
2026/384
Tarih
3 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1124 K.2026/446
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1124 K.2026/206
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2024/1131 K.2026/329
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1132 K.2026/324
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1132 K.2026/444
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1135 K.2026/725

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.