İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/876 K.2026/559

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2024/876Karar2026/559Tarih3 Nisan 2026Okuma11 dk · 2.191 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
3 Nisan 2026
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/876 - 2026/559
Esas no
2024/876
Karar no
2026/559
İncelenen kararın mahkemesi
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08.05.2024
Numarası
2021/541 Esas 2024/490 Karar
Davanın konusu
Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Yazılma tarihi
23.04.2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.191 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde.

20.06.2008 tarihinde, davacının kullanmakta olduğu ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı beton mikseri ile çalıştığı işyerinin yükümlülüğündeki iş sahasına hazır beton götürdüğünü, betonu boşaltmak için araçtan indiğini, bu esnada aracın geri geri kayarak davacıyı duvar ile beton arasına sıkıştırması neticesinde davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik zararı sebebiyle 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiş;

ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 125.000,00 TL ye yükseltmiş, beyan dilekçesi ile taleplerinin 2.308,00 TL'nin geçici iş göremezlik tazminatı, 122.692,00 TL'sinin sürekli iş göremezlik tazminatı olduğunu belirtmiştir.

Davalı vekili, cevap dilekçesinde; sorumluluklarının poliçe limiti sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyetin tespitinin gerektiğini, sağlık hizmet bedelleri ve tedavi gideri taleplerinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, temerrüt hasıl olmadığını, davacının tamamen kendi kusuru ile meydana gelen olayda uzamış zamanaşımı süresinin uygulanamayacağını, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi tarafından, daha önce verilen kararın davacı ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Dairemiz tarafından yapılan istinaf incelemesi üzerine, eksik inceleme nedeniyle kaldırılması sonrasında, yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkemece. Davanın, meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacının uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik zararının tazmini istemi ile açılan tazminat davası olduğu. 20.08.2008 tarihinde dava dışı ...

İnşaat Tur.....AŞ'de çalışmakta olan davacının, devam eden bahçe düzenlemesi ve bahçe beton duvarının yapımı sırasında ... plakalı beton mikserinin geri geri kayarak kendisini duvara sıkıştırması sonucu yaralandığı, davacının bu kazadan kaynaklı olarak ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı davalı aleyhine eldeki davayı açtığı. Kayseri 3. İş Mahkemesi'nin 2011/84 Esas 2012/767 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının ..., davalısının ... İnşaat Tur. San Tic. Ltd.

Şti, davanın sigortalı ...'a 20.08.2008 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaralanması nedeniyle yapılan geçici ve sürekli işgöremezlik ödemesi ile tedavi giderlerinden dolayı 9.430,56 TL'nin tahsili istemi ile açılan rücuen tazminat istemine ilişkin olduğu, talimatla alınan bilirkişi raporunda, davalı ... İnşaat Tur. San. Tic.

AŞ'in % 50 oranında, kazazade ...' ınde % 50 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, yapılan yargılama sonucu 27.12.2012 tarihli kararla davanın kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay 10. HD.'nin 05.12.2013 tarihli kararı ile onandığı ve kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı Kayseri Bölge Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... İnş. Turizm San. Tic.

AŞ isimli iş yerinde 20.08.2009 tarihinde meydana gelen ve işçi davacı ...'ın yaralanması ile sonuçlanın iş kazası nedeni ile düzenlenen 30.03.2010 tarihli SG/31 sayılı teftiş raporu ve bu rapora dayanak yapılan tüm kayıt ve belgelerin ayrıca soruşturma sonucu yapılan işlemleri gösterir tüm kayıt ve belgelerin (teftiş dosyasının) tasdikli suretlerinin celp olunduğu,

delillerin toplanmasından sonra dosya üzerinde bilirkişiler Makine -Trafik Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı ..., Maden Mühendisi B sınığı İş Güvenliği Uzmanı ... ve Makine Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı ... yaptıkları inceleme ve değerlendirmeler sonucu düzenledikleri 06.03.2018 tarihli raporlarında, çalışma esnasında şahsi güvenliğini sağlamak bakımından dikkatli ve tedbirli hareket etmemesi, mesleki öngörme yetenek ve kabiliyetini kullanmaması, tehlikeleri bilerek çalışma şeklini değiştirmemesi, beton mikserinin imdat kolunu (el fireni) çekmeyerek, aracın durduğundan emin olmaması,

araç durduktan sonra lastiklerinin altına takoz koymaması, gerekli tedbirleri almaması ve kendi can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir çalışma şekli izlemesinden dolayı kazazede ...'ın % 50 oranında kusurlu olduğunu, kazanın meydana geldiği beton mikseri ile çalışmalarda güvenlik tedbirlerini almayan, çalışanlara işbaşında uyulması gereken kurallar tehlike ve risk kavramları gibi temel ve detay konuları içeren "İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri" vermeyen,

genel bir eğitim programı hazırlamayan ve sadece yaptıkları işi öğretmek ile yetinmeyip öğretilmiş olan güvenlik tedbirlerinin çalışma esnasında uygulanmasını sağlamayan ve bunu uygun bir denetim mekanizması kurarak denetlemeyen, özlük dosyasını hazırlamayan işveren sıfatı ile ... İnş. Tur. San ve Tic.

AŞ isimli işverenin % 50 oranında kusurlu olduğunu, mevcut belge ve bilgilere göre Ankara 7. İş Mahkemesi'nce tanzim edilen 29.3.2012 ve 27.10.2012 tarihli bilirkişi heyet raporları ile aynı görüş ve kanaate varıldığının belirlendiği, İtirazlar nazara alınarak bilirkişi kurulundan ek rapor alındığı, bilirkişiler düzenledikleri 31.05.2018 tarihli ek raporlarında, önceki raporlarındaki görüşlerini tekrarla, kazazede ...'ın %50 oranında, işveren sıfatı ile ... İnş. Tur.

San ve Tic. AŞ' nin %50 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, maluliyet raporu ve aktüer raporu alındığı, karar vermeye elverişli olduğu, buna göre toplanan tüm deliller, dosya kapsamına uygun düzenlenen ve birbirini doğrular nitelikteki iş mahkemesi dosyasında alınan ve yine mahkemece dosyada alınan adli tıp ve bilirkişi kurulu raporlarına göre, kazanın meydana gelmesinde davacı iş makinesi kullanan ...'ın % 50 oranında, iş veren ... İnş. Tur. San. ve Tic.

AŞ' nin %50 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, sonuç olarak; istinaf mahkemesinin kaldırma kararı gereği ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 16.05.2022 tarihli maluliyet raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik oranının %26, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay olarak belirlendiği, bu rapor benimsenerek aktüer bilirkişisinden alınan en son güncel asgari ücrete göre 22.03.2024 tarihli ek rapora göre %50 kusur oranına göre SGK tarafından yapılan GİG ödemesi mahsup edildiğinde davacının geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, sürekli iş göremezlik zararının 556.953,58-TL olduğu,

mahkemenin 26.12.2018 tarih, 2016/622 esas ve 2018/1039 karar sayılı kararının davacı tarafça da istinaf edilmesi nedeniyle davalı lehine kazanılmış hakkın oluşmadığı, güncel asgari ücrete göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınabileceği, davacı vekilinin 29.10.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 125.000,00-TL'ye yükselttiği, 05.12.2018 tarihli talep açıklama dilekçesi ile de bu miktarın 2.308,00-TL'sinin geçici iş göremezlik, 122.692,00-TL'sinin de sürekli iş göremezlik talebine ilişkin olduğunu beyan ettiği, bu nedenle davanın kısmen kabulü ile geçici iş göremezlik talebinin reddine,

sürekli iş göremezlik talebi yönünden ise davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle. "Davanın kısmen kabulü ile, 122.692,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının sigorta poliçesi teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere iş bu dava tarihi olan 15.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının maluliyet raporuna itirazının olmamasına göre hesaplamanın %19,49 maluliyet oranına göre yapılması gerektiğini, bu nedenle kaldırma kararından sonra, davalı lehine usuli kazanılmış hak olduğunu, meydana gelen olayın teminat dışı olduğunu, sigortalıya verilen kusurun, iş güvenliği eğitimi verilmemesinden kaynaklandığını bu zararların da ZMMS kapsamında olmadığını, maluliyet oranın fahiş olduğunu, alınan 3 rapor arasında çelişki olduğunu, kusur oranlarının gözetilmediğini, hesaplamanın da TRH 2010 ve 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, kararın eksik inceleme nedeniyle Dairemiz tarafından kaldırılması sonrasında verilmiş olması nedeniyle, önceki karara yönelik istinaf sebepleri çerçevesinde oluşan usuli kazanılmış haklar, istinafa konu karar yönelik istinaf sebepleri ve istinaf edenin sıfatı nazara alınarak HMK'nın 353. Maddesi gereğince yapılan istinaf incelemesi neticesinde;

Dava, cismani zarar nedeniyle, ZMMS kapsamında maddi tazminat istemidir. Davacı, 20.08.2008 tarihinde, kendisinin sevk ve idaresindeki, işvereninin de maliki olduğu aracın, geri geri kaçması neticesinde araç ile duvar arasında sıkışarak yaralandığını belirterek, zararlarının, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında kaldığından bahisle davalı sigorta şirketinden zararlarının tazminini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

1-Davalı vekili tarafından meydana gelen kazanın iş kazası olduğu ve aynı zamanda araç işleteni olan, işverene iş güvenliği önlemleri almaması nedeniyle kusur verildiğinden, meydana gelen zararın teminat kapsamında olmadığı ileri sürülmüş ise de; davacı, aracın el frenin arızalı olması nedeniyle geri kaçması sonucu kazanın meydana geldiğini iddia etmiş, davacı tanığı ...'da duruşmada alınan beyanında " Ben kaza tarihinde davacı ile birlikte aynı iş yerinde yani ...

İnşaat AŞ'de mikser operatörü olarak çalışmaktaydım..... Davacının olay tarihinde kullandığı ... plakalı aracın el freni tutmuyordu, iş verenler bunu bile bile bu aracı çalıştırıyorlardı. Bu araçta el freninin tutmadığını defalarca biz de söyledik, bu aracı bir iki sefer ben de kullanmıştım o nedenle biliyorum, iş vereni de bu nedenle defalarca uyardık, ama kazadan önce tamir ettirilmedi, ancak kazadan sonra tamiri yaptırıldı...." şeklinde, davacı tanığı ...

"Ben kaza tarihinde davacı ile aynı iş yerinde yani ... İnş. AŞ'de şoförlük yapmaktaydım, bu nedenle davacıyı tanırım. Kazaya neden olan ... plakalı araç iş veren şirkette şoför olarak çalışan ... isimli bir arkadaşa zimmetliydi. Bu aracı kazadan 3 gün önce ben de kullanmıştım.

Normalde her şoförün sürekli olarak kullandığı adına zimmetli bir araç vardı ve her şoför kendine zimmetli aracı kullanıyordu, ancak ... plakalı aracın kendisine zimmetlendiği ... müşterinin inşaatında tartışmış, kavga etmiş, bu nedenle bu aracı davacı ...'ın inşaata götürmesi istendi.

Bu aracı kazadan 3 gün önce ben kullandığımda yine kaza sırasında olduğu gibi el freni tutmuyordu, ben işten geldiğimde iş veren şirkette baş şoför olan ...'ya ... plakalı aracın el freninin tutmadığını söyledim, ancak aracı tamir ettirmemişler. ... İnşaat'ta çalıştığımız dönemde bize iş güvenliği eğitimi verilmiyordu." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, davacıya yapılan ödeme çerçevesinde işveren hakkında rücuen tazminat istemli Kayseri 3. İş Mahkemesi 2011/84 E. 2012/767 K. Sayılı dosyasında da, her ne kadar işverenin İş güvenliği önlemlerini almaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilerek işverene kusur verilmiş ise de, hükme esas alınan 27.10.2012 tarihli raporda, aracın el frenin arızalı olması nedeniyle geri kaçmış olabileceği değerlendirilerek işverenin arızalı araç ile hizmet verdiği de kabul edilerek kusur verildiği anlaşılmaktadır.

KTK'nın 86. maddesinde "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.

Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir." düzenlemesine yer verilmiş olup, davalı, kazaya araçtaki arızanın neden olmadığını kanıtlamadıkça, meydana gelen zarardan sorumludur.

Bununla beraber, aracın işletilmesinden kaynaklanan zararın varlığı halinde kazanın iş kazası olup olmamasının, sigorta şirketinin sorumluluğuna (husumete) etkisi de bulunmamaktadır.

Görülmekte olan davada, davacı, sürücüsü olduğu, davalı tarafından sigortalı araçtan, el frenini çekerek araçtan indikten sonra aracın kendiliğinden hareket etmesi neticesinde kazanın meydan geldiğini iddia etmiş olup, davacı tanıkları da aracın öncesinde el freni arızası olduğunu beyan etmişlerdir. Her ne kadar davalı, davacının aracın el frenini çekmemesi nedeniyle kendi kusuru ile kazaya neden olduğunu, işverenin ise kusurunun iş güvenliği önlemelerini almamasından kaynaklandığı ileri sürmüş ise de, davacının iddiası ve tanık beyanları ile özellikle rücu davasında alınan kusur raporu nazara alındığında, kazaya araçtaki arızanın etkisi olmadığını davalının kanıtlayamamış olmasına göre davalının buna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

2-Davalı vekili, ilk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen kararda, davacının %19,49 maluliyeti meydana geldiğinden bahisle, tazminata hükmedildiğini, her ne kadar davacının da söz konusu karara yönelik istinafı var ise de, kararın maluliyet raporuna yönelik olarak lehlerine kaldırıldığını, davacının maluliyete itirazının olmaması nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırıma kararından sonra, usuli kazanılmış hakları gözetilerek, kaldırma kararından sonra Adli Tıp Kurumu'dan alınan %26 maluliyete göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

İlk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen karar, davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiş olup, karar maluliyet raporuna yönelik olarak davalı lehine kaldırılmış ise de, hesaplanan tazminat açısından davacının da istinafı bulunmaktadır. Mahkemece dairemiz kaldırma kararından sonra alınan maluliyet raporunda, davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle %26 oranında maluliyeti olduğu tespit edilmiş, bu çerçevede ve %50 kusura göre yeniden alınan aktüer hesap raporunda, davacının sürekli iş göremezlik zararının 556.953,58 TL olduğu tespit edilmiş, mahkemece de sigorta limiti ve davacının talebi nazara alınarak 122.692,00 TL ile sınırlı olarak sigorta şirketinin sorumluluğuna karar verilmiştir.

Maluliyet raporuna yönelik olarak, kararın davalı lehine istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmış olması nedeniyle, öncesinde hükme esas alınan %19,54 maluliyet oranına yönelik davacının istinaf başvurusunun olmaması karşısında, hesaplamanın kaldırma kararı sonrasında, tespit edilen %26 maluliyet çerçevesinde yapılması doğru olmamış ise de, davacının da tazminatın miktarına yönelik istinaf başvuru olması nedeniyle tazminat miktarı açısından usuli kazanılmış hak oluşmamasına,

tazminat miktarı %19,54 maluliyet çerçevesinde hesaplanmış olsa dahi, zararın sigorta teminat limitini aşacak miktarda olmasına ((4.371.236,28 TL x %50 kusur x %19,49 maluliyet)-(11.307,13 TL PSD olması gerekenden fazla düşülmüş olmasına rağmen istinaf edenin usuli kazanılmış hakkı gözetilerek ilk derece kararında kabul edilen oranda indirilmiş ve 414.670,85 TL hesaplanmış olmasına ) göre, maluliyet oranın %26 kabul edilerek hesaplama yapılmış olmasının sonuca etkisi bulunmadığından, davalının buna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.

Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre; davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 8.381,09TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 2.096,00 TL'nin mahsubu ile kalan 6.285,09TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,

3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,

5-Kararın taraflara tebliğine

Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 03.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2024/876, K. 2026/559, 3 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/876
Karar No
2026/559
Tarih
3 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2024/879 K.2026/425
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/882 K.2026/382
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2024/884 K.2026/298
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/886 K.2026/296
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/886 K.2026/279
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/886 K.2026/339

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.